11. Hukuk Dairesi 2010/15696 E. , 2012/19835 K. MAHKEMESİ : İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/07/2010 tarih ve 2007/33-2010/133 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04/12/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av. ....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve sür…
**11. Hukuk Dairesi 2010/15696 E. , 2012/19835 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/07/2010 tarih ve 2007/33-2010/133 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04/12/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av. ....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasında 11.09.2006 tarihinde yürürlüğe girmek üzere 04.09.2006 tarihinde yayın sözleşmesi imzalandığını, anılan sözleşme uyarınca davalının hazırlayacağı ve sunacağı programın müvekkilinin kanalında yayınlanacağının ve karşılığında davalıya 25.000 YTL +KDV ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, davalının Kasım ayında sunduğu programların ücretini Aralık ayının 8’ine kadar alamadığı gerekçesiyle sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, bu feshin haksız olduğunu, sözleşmenin IV. maddesi uyarınca ödemenin davalının kestiği serbest meslek makbuzu karşılığı yapılması gerektiğini, esasen yazılı sözleşmeden önce yürürlükte bulunan şifahi sözleşmede de bu yönde teamül oluştuğunu, davalının bu makbuzu kesmediğini, ihtarnamesinde de gelir olmaksızın serbest meslek makbuzu kesmesinin doğru olmayacağını açıkladığını, ayrıca, davalı feshinin TMK’nun 2. maddesiyle bağdaşmadığını, fesih hakkının başkasının zararına neden olacak şekilde kullanılmayacağını, değişik tarihlerde yapılan ödemeleri ihtirazi kayıtsız aldığını, taraflar arasında bir teamül oluştuğunu, esasen, sözleşmenin yürürlükte olduğu bir dönemde davalının güven ilişkisine aykırı şekilde başka bir kanalla anlaşma yaptığını, aynı formatla program yapıp sunduğunu, haksız fesih nedeniyle müvekkilinin sponsorluk anlaşmaları uyarınca tahsil edilecek ücretlerden mahrum kaldığını, cezai şart alacağının doğduğunu, yayınlanacak programlar üzerinde tüm fikri ve mali hakların münhasıran müvekkiline ait bulunduğunu, aynı isim ve formatla programın izinsiz şekilde başka kanalda yayınlandığını, talepleri üzerine adının değiştirildiğini, davalının anılan programları dergi ve kitap olarak piyasaya sunduğunu, müvekkilinin izninin alınmadığını, sonraki programlara bağlı çıkarılan dergi ve kitaplarda da müvekkili hakkının bulunduğunu ileri sürerek, şimdilik sözleşmenin feshinden dolayı 2.000 TL, programın izinsiz başka kanalda yayını nedeniyle 2.500 TL ve proğramın izinsiz şekilde kitap ve dergi olarak piyasaya sunulmasına bağlı olarak 2.000 TL olmak üzere, toplam 6.500 TL’nin tazminine, fikri ve mali haklara tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah isteminde bulunarak 21.200 USD ile 726.444 TL alacağın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davalının sözleşmeye uygun şekilde müvekkili ücretini ödemediğini, yine sözleşmenin verdiği yetkiye uygun şekilde kendisine feshin bildirildiğini, sözleşme feshinin haklı olduğunu, bir talepte bulunamayacağını, ödemeyle ilgili bir teamülün olmadığını, program üzerindeki mali hakların devrine ilişkin hükmün FSEK’nun 52. maddesine aykırı bulunduğunu, ayrıca davalının kanalında yayınlanan programlarla hakkının sınırlı olduğunu, kitap ve dergiler üzerinde hakkının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yazılı yayın sözleşmesi bulunduğu, davalının Kasım ayının geç ödenmesi nedeniyle 14.12.2006 tarihli noter bildirimiyle sözleşmeyi feshettiği, sözleşmede 8 günlük sürenin geçirilmesi nedeniyle davalıya bildirimsiz fesih hakkı verildiği, bu feshin yerinde olduğu, davacının ayrıca feshin kötüniyetli olduğunu iddia ettiği, her ne kadar yazılı sözleşme öncesi taraflar arasında sözlü sözleşme kapsamında aynı programın yayınlanması ve ücretin bazen süresinden sonra ödenmesi sabit ise de yazılı sözleşmeye bu durumun ortadan kaldırılması için hüküm konulduğu, gecikmelere onay verdiğinin veya bu yönde bir teamülün bulunduğunun kabul edilemeyeceği, aksi halde yazılı sözleşmede bu hükme gerek olmayacağı, zaten sözleşme sonrasında üç ödemenin bulunduğu, 9. ve 10. ayların bedelinin süresinden sonra ödendiği, sonuncusunun ihtar tarihine kadar ödenmediği, iki ödemenin gecikmeli olarak yapılmasına ses çıkarmayan davalının vadenin değiştirilmesine muvafakat ettiği veya bu yönde teamül oluşmasına neden olduğunun kabulünün doğru olmayacağı, uzun süre tekrarlanması gerektiği, üçüncü gecikmede fesih hakkını kullandığı, sözleşmede salt sözleşme süresince yapılan programlar üzerindeki hakların davacıya devir edildiği, haklı fesih sonrası yapılan programlar üzerinde davalının dilediği şekilde tasarrufta bulunma hakkının olduğu, esasen, salt sözleşme süresince yapılan programlar üzerindeki devir edilen hakkın, yayın hakkından ibaret bulunduğu, bu programlarda kullanılan el işi ve motifler ile davalının fotoğraflarını dergi ve kitaplarında kullandığı, bunun haksız rekabet oluşturmayacağı, davacı tarafa bir hak bahşetmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.