6. Ceza Dairesi 2013/35378 E. , 2016/6178 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın, 02.08.2004 tarihinde saat 24:00 sıralarında ikametine doğru kızı ve eşi ile beraber giderken, yakınan ...'nin işlettiği ‘... İnternet’ isimli iş yerinin önünde bulunan hoparlörü gördüğü ve almaya karar vererek internet kafenin önüne gitt…
**6. Ceza Dairesi 2013/35378 E. , 2016/6178 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın, 02.08.2004 tarihinde saat 24:00 sıralarında ikametine doğru kızı ve eşi ile beraber giderken, yakınan ...'nin işlettiği ‘... İnternet’ isimli iş yerinin önünde bulunan hoparlörü gördüğü ve almaya karar vererek internet kafenin önüne gittiği, akabinde hoparlörü alarak kaçmaya başladığı sırada, iş yerinde çalışan yakınan ...'nun durumu farkederek dışarı doğru koşup sanığı kovaladığı ve kısa bir süre sonra işyerinin 15-20 metre ilerisinde sanığı yakaladığı, yakınan ...'nun sanığın elinde bulunan hoparlörü çekip aldığı, sanığın hoparlörün elinden alınmasından sonra bıçak çıkararak “gelsene, anasını sinkaf ettiğimin çocuğu” diyerek bağırdığı, yakınan ...'nun hemen iş yerine dönüp bir bıçak aldığı ve yakınan ... ile birlikte sanığı yakalamak için tekrar kovalamaya başladıkları, sanığa yaklaştıklarında sanığın yakınanlara hitaben “gidin, yoksa bıçağı sokarım” dediği, akabinde yakınanların sanığa müdahale edip yakalamaya çalıştıkları sırada olay yerine kolluk kuvvetlerinin gelerek sanığı yakaladığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 765 sayılı TCK’daki 495/2 ve 497/2.maddelerine uyan dolaylı yağma suçunu oluşturduğu, 5237 sayılı TCK’da da dolaylı yağma suçuna yer verilmediği gözetilerek, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 141 ve 106/2.maddelerine uyduğu, bu suçların da TCK’nun 66 ve 67.maddeleri gereğince 12 yıllık kesintili zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, uzatmalı zamanaşımı sürelerinin de suç tarihi olan 02.08.2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 17.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.