11. Hukuk Dairesi 2012/7191 E. , 2012/10558 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/03/2010 gün ve 2007/356-2010/142 sayılı kararı düzelterek onayan Daire’nin 08.02.2012 gün ve 2010/8081-2012/1547 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve
**11. Hukuk Dairesi 2012/7191 E. , 2012/10558 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/03/2010 gün ve 2007/356-2010/142 sayılı kararı düzelterek onayan Daire’nin 08.02.2012 gün ve 2010/8081-2012/1547 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili; 28.08.2006 tarihinde müvekkilinin davalı bankanın Sarıyer Şubesindeki hesabından, bilgisi ve onayı dışında internet üzerinden altı ayrı EFT yolu ile üçüncü kişiler hesabına 46.650 TL aktarıldığını, bunun 9.500 TL'si üzerine bloke konularak bilahare savcılığın yazısına istinaden müvekkilinin hesabına iade edildiği, davalı bankanın talep edilmesine rağmen bakiye miktarı karşılamayı kabul etmediğini, gerekli güvenlik önlemlerini almayan davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin hesabından bilgisi dışında çekilen ve iade edilmeyen 37.150 TL nin olay tarihinden itiaren en yüksek faizi ile birlikte, iade olunan paranın ise iade tarihine kadar işleyen faizinin ve olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 5.000 TL manevi tazminatın, davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, zararın oluşmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, usulsüz çekilen paranın doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olduğu, davalı bankanın davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiğini kanıtlayamadığı, kusurun tamamının davalıda olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 37.150 TL'nın olay tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki yasal faizi ile birlikte ve sonradan iade edilen 9.500 TL'nın iade tarihine kadar işlemiş faizi olan 1.394,83 TL'nın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının bu olay nedeniyle elem ve ızdırap duyduğuna kanaat getirilmediğinden manevi tazminat isteminin reddine dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.02.2012 günlü ilamıyla davalı vekilinin tüm temyiz itirazları reddedilmiş, davacı vekilinin ise hükmedilen faizin cinsine yönelik temyiz itirazları dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilerek hüküm altına alınan faizin cinsi yönünden hüküm davacı yararına düzeltilerek onanmıştır. Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 14.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.