Hukuk Genel Kurulu 2017/1019 E. , 2020/25 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Gen…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/1019 E. , 2020/25 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili 14.04.2011 tarihli dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu ve uzun yıllar birlikte çalıştıklarını, hatta bir dönem müvekkilinin davalı abisinin yanında sigortalı çalışanı olarak gösterildiğini, ancak ortaklığın son bulduğunu ve davalı tarafından müvekkiline ortaklık payına ilişkin olarak 250.000TL tutarında çek verildiğini, bu çekin karşılıksız çıktığını ileri sürerek, ortaklık payına karşılık olarak şimdilik 10.000TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili 21.06.2011 tarihli cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasında ortaklık ilişkisi bulunmadığını, davacının müvekkilinin kardeşi olup müvekkili yanında sigortalı olarak çalıştığını, davacının bahsedilen dava konusu çeki kötü niyetli olarak ele geçirdiğini ve boş çek yaprağını doldurup imzalayarak bankaya ibraz ettiğini, buna ilişkin olarak Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunduklarını, bu hususta davacı hakkında soruşturma başlatıldığını ve müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: 6. Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.02.2012 tarihli ve 2011/322 E., 2012/101 K. sayılı kararı ile; tarafların kardeş olmaları nedeni ile tanık beyanına başvurulduğu, dinlenen tanık beyanlarına göre davacının çeki elinde haksız olarak bulundurduğu ve davacının davalıdan bir alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Özel Daire Bozma Kararı: 7. Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 8. Yargıtay 3.Hukuk Dairesince 13.05.2014 tarihli ve 2014/2566 E., 2014/7375 K.sayılı kararı ile; “…Dava konusu uyuşmazlık, adi ortaklık ilişkisinden kaynaklı alacağın tahsili talebine ilişkindir. Borçlar Kanunu hükümlerine göre adi ortaklık sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılması şekil şartı olmayıp ispat koşulu yönünden değerlendirme yapılmalıdır. Davacı taraf aralarında ortaklık bulunduğunu iddia etmekte, davalı ise bunu inkâr etmektedir.