TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/02/2019 NUMARASI : 2013/151 Esas 2019/203 Karar DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/03/2013 KARAR TARİHİ : 11/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine yönelik verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf k…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/148 Esas 2025/1581 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/148 KARAR NO : 2025/1581 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/02/2019 NUMARASI : 2013/151 Esas 2019/203 Karar DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/03/2013 KARAR TARİHİ : 11/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine yönelik verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı; Davalı ... ile dava dışı ... tarafından 200.000,00-TL sermaye ile 2005 yılında kurulan ve asıl konusu madencilik olan davacı ... Nakliyat İnşaat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi’ne, diğer davacı ...’un 100.000,00-TL karşılığında %50 ortak olduğu ve davalı ...'le birlikte şirketi müdürü olarak görev yaptıklarını, davacı ... Ltd. Şti.’nin kâr elde edebilmesi amacıyla, diğer davacı ...’un sahibi olduğu ... makinelerinin, davacı Şirketin maden sahasında kullanılmasına izin verdiğini, bahse konu makinelerinin davacı Şirket’te bila bedel kullanılması ve bu makinelerin yakıt, amortisman giderleri ve sair iade bedeli ile operatörlerin de ücret ve sigortalarının davacı ... tarafından bizzat karşılanması neticesinde ortaklar arasında ciddi sıkıntıların baş göstermeye başladığını, davalı ... ve dava dışı ... tarafından davacı Şirket’in içinin boşalttığını, dava dışı ... A.Ş. ile akdedilen 16/03/2010 tarihli sözleşmeye istinaden gönderilen hak edişler olduğu düşünülen ve ... Bankası A.Ş. ... Şubesi’ndeki hesapta bulunan davacı Şirket’e ait paraları kullandıklarını, ayrıca davalı ... ile dava dışı ...’in, davacı şirket ile dava dışı ... Madencilik Ltd. Şti. ile akdedilecek olan ve yüksek kâr getireceği düşünülen sözleşmeye de karşı çıktıklarını, akabinde davacı ...’un maden sahasına girmesinin engellendiğini, T.C. Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde müdürlükten azli için hakkında dava açıldığını, davalı ... ile dava dışı ...’in gizli amaçlarının %50 ortak davacı ...’un, davacı Şirket’in karar alma sürecine müdahalesinin engellenmesini ve elde edilen kârdan az pay verilmesi olduğunu, hâlihazırda davacı ...’un 500.000,00-TL zarar gördüğünü, davacı ...’dan önce müdür olan dava dışı ...’in de bu dönemdeki kötü yönetimden, ayrıca ...’in kötü idaresine göz yummasından ve Şirket menfaatleri yerine kardeşi ve kendisinin şahsi menfaatleri doğrultusunda hareket eden ve bu suretle TMK m. 2’ye aykırı davranan ...’in de aynı ölçüde hukuki sorumluluğunun bulunduğunu, davacı ...'un % 50 hissedan ve müştereken imza yetkisine sahip ortağı olarak şirket ile bağının fiilen ve hukuken haksız biçimde koparıldığını, bu yolla hem davacı ...’un ortak sıfatıyla zarara uğramasına neden olan hem de şirketin ticari hayatım tehlikeye düşürecek biçimde hareket eden davalılarının hem ortağa hem de şirkete karşı hukuki ve cezai sorumluğu bulunduğunu, şirketin mali idaresini fiilen ve hukuken bazen müşterek bazen de münferit biçimde elinde bulunduran davalıların şirketin menfaatlerini bir kenara bırakarak, şirketin elindeki kaynakları kendi kişisel menfaatleri uğruna heba ettiklerini, şirket yöneticisinden beklenen asgari dikkat ve özeni dahi göstermekten imtina ettiklerini, davalı ...'in söz konusu şirketi bilerek/kasten kötü yönetip işlemez hale getirmesini, şirket adma yatırılan paraları (diğer ortak ve kardeşi ... ile birlikte) yetkisi olmadığı halde "güveni kötüye kullanmak suretiyle" çekip hiç etmesi nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 553. ve 579. maddeleri uyarınca (fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydı ile) 5.000,00-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı ...’den alınarak davacı ... (...) Ltd. ŞTL’nin aktifine, 5.000,00-TL.'nin de dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesi şeklinde karar verilmesini dava ve talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı; açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ortaklar kurulu kararı olmadan davanın açılamayacağını, davacının şirketi temsil ve yetkili olmadığı için şirket adına dava açamayacağını belirtmiş ve ayrıca dilekçesinde bildirdiği esasa ilişkin sebeplerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; HMK'nın 77. Maddesinde" (1) Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir. Bu süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır. (2) Vekâletnamesiz işlem yapmasına izin verilen ancak haklı bir sebep olmaksızın süresi içinde vekâletname ibraz etmeyen avukat, celse harcı ile diğer yargılama giderleri ve karşı tarafın uğradığı zararları ödemeye mahkûm edilir. Bunu kötüniyetle yapan avukat aleyhine, ceza ve disiplin soruşturması açılmasını sağlamak üzere, Cumhuriyet başsavcılığına ve vekilin bağlı olduğu baro başkanlığına durum yazıyla bildirilir " hükmü bulunmakta olup dava şartı olan vekaletnamenin verilen kesin süre içerisinde sunulmaması gerekçesiyle; " HMK 114/1 f ve 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine " ilişkin karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından, ilgili kişi sıfatıyla istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ İlgili kişi "davacı vekili" istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili olan şirket adına vekalet sunmasının gerekmediği, davalının sebebiyet verdiği şirket zararının davalı yöneticiden tahsili ile şirkete ödenmesinin talep edildiğini, aleyhe vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu, vekalet ibrazı yönünden hukuki imkansızlık bulunduğunu ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, şirket ve kendi namına ortak tarafından şirket yöneticisine karşı açılan sorumluluk davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamından toplanan delillere göre, davacı şirket namına ve kendi adına dava açtığı anlaşılan ...'a vekaleten işbu davanın, davacı vekili Av. ... tarafından açıldığı, sunulan ve davacılar vekili tarafından düzenlendiği anlaşılan dava dilekçesi ekine vekaletname eklenmediğinin tespit edilmesi üzerine ilk derece mahkemesince, 18/10/2017 tarihli celsede, davacı vekili Av. ...'ın usulüne uygun düzenlenmiş vekaletnamesini dosyaya sunması için adı geçen vekile iki haftalık kesin süre verildiği, ancak verilen kesin süre içerisinde ve sonrasında da davacı adına dilekçe sunan vekil tarafından usulüne uygun olarak düzenlenmiş bir vekaletnamenin dosya kapsamına ibraz edilmediği, ibrazının da hukuken mümkün olmadığının ilgili vekilce belirtilmiş olduğu anlaşılmaktadır. HMK'nın 114/1 f maddesi gereğince vekil aracılığıyla takip edilen davalarda vekilin davaya vekalet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekaletnamesi bulunması dava şartıdır. Ayrıca HMK'nın 77. Maddesinde " (1) Vekâletnamesinin aslını veya onaylı örneğini vermeyen avukat, dava açamaz ve yargılamayla ilgili hiçbir işlem yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar doğabilecek hâllerde mahkeme, vereceği kesin süre içinde vekâletnamesini getirmek koşuluyla avukatın dava açmasına veya usul işlemlerini yapmasına izin verebilir. Bu süre içinde vekâletname verilmez veya asıl taraf yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçeyle mahkemeye bildirmez ise dava açılmamış veya gerçekleştirilen işlemler yapılmamış sayılır. (2) Vekâletnamesiz işlem yapmasına izin verilen ancak haklı bir sebep olmaksızın süresi içinde vekâletname ibraz etmeyen avukat, celse harcı ile diğer yargılama giderleri ve karşı tarafın uğradığı zararları ödemeye mahkûm edilir. Bunu kötüniyetle yapan avukat aleyhine, ceza ve disiplin soruşturması açılmasını sağlamak üzere, Cumhuriyet başsavcılığına ve vekilin bağlı olduğu baro başkanlığına durum yazıyla bildirilir " hükmüne yer verilmiştir. Her ne kadar davacı vekili olarak vekaletname sunmadığı için davacılar yönünden istinaf başvuru hakkı bulunmayan Av. ...'ın ilk derece mahkemesince vekaletnameden sorumlu tutulması nedeniyle aleyhine hüküm içerdiğinden ilgili sıfatı ile istinaf hakkı olduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır. Hal böyle olunca dava şartı olan vekaletnamenin verilen kesin süre içerisinde sunulmaması nedeniyle HMK 114/1 f ve 115 maddeleri gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle ilk derece mahkemesince davanın usulden reddine ilişkin karar verilerek adı geçen vekilin, kendisini vekille temsil ettiren karşı taraf lehine maktu vekalet ücreti ödemesine karar verilmesinde Dairemizce de bir isabetsizlik görülmemiştir.( Yargıtay 13. Hukuk Dairesi uygulamaları da bu yönde olmakla emsal 2014/15946-41146 E.,K. - 2013/976-11986 E.,K. - 2012/27992 E., 2013/3038 K. Sayılı ilamları) Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın usulden reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ilgili kişi kabul edilen vekil Av. ...'ın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1- İlgili kişi Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- İlgili kişi Davacı vekili Av. ...'dan alınması gerekli olan 615,40-TL harçtan peşin alınan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 571,00-TL harcın bu vekilden alınarak hazineye gelir kaydına, 3- İlgili kişi Davacı vekili Av. ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/12/2025 Başkan - Üye - Üye Zabıt Katibi -