11. Hukuk Dairesi 2011/9233 E. , 2012/16798 K. MAHKEMESİ : ÇANAKKALE 1. ASLİYE (TİCARET) HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.12.2009 tarih ve 2005/34-2009/598 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layih…
**11. Hukuk Dairesi 2011/9233 E. , 2012/16798 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ÇANAKKALE 1. ASLİYE (TİCARET) HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.12.2009 tarih ve 2005/34-2009/598 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin LPG alanında faaliyet gösteren Mogaz markasının sahibi bulunduğunu, davalının müvekkil bayisi iken, Çanakkale 2. Noterliği'nden 08.11.2004 tarihli ihtarneme ile haksız ve tek taraflı olarak bayilik sözleşmesini feshetiğini, davalının rakip bir firmayla anlaşıp ticari ilişki içerisinde olduğunu, Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ni 2004/239 D.İş sayılı dosyası ile tespiti yapılan tüplerin bayilik ilişkisinin sona ermesine rağmen müvekkiline iade edilmediğini, bu durumların haksız rekabet teşkil etiğini ileri sürerek davacı şirket lehine 5000 TL maddi 10000 TL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 12.11.2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline, iade edilmeyen ve halen davalı yeddinde bulunan tüplerin imhasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ni 2004/239 D.İş sayılı dosyası ile tespiti yapılan boş tüplerin müvekkilin depo olarak kullandığı yerde boş olarak bulundurulduğunu, söz konusu tüplerin müvekkili tarafından bedeli ödenerek fatura karşılığı alındığını, davacı firmanın hiç bir mülkiyet hakkının kalmadığını, depozite bedelinin ödenmesi karşılığında tüpleri iadeye hazır olduklarını, haklı olarak sözleşmeye feshettiklerini, rakip firma ile ticare ilişki içinde olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin geçerli olarak kurulduğu, davalı bölgesinde başkaca bir gaz satış dükkanının açılmadığı, davalının bayi olduğu dönemlerde yapılan defter incelemelerinde kar elde ettiğinin görüldüğü, açıklanan tüm bu nedenlerle ve ahde vefa ilkesi gereği sözleşmeyi fesih de haklı bir sebebinin bulunmadığı, bayilik sözleşmesi gereği davalının aldığı boş tüplerin iadesini ve bayi telefon numaralarının davacıya devrini yapması gerekirken rakip firmaya devrettiği, davacının bu eylemler karşısında maddi zarara uğradığı gerekçesiyle ilgili talepler bakımından davanın tam kabulü ile haksız rekabet teşkil eden eylemlerin manevi tazminata vücut vereceği ve fakat bir zenginleşme aracı olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle 2.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, davacıya ait boş tüplerin ticari amaçla bulundurulmasının haksız rekabet teşkil ettiği iddiasına dayalı, haksız rekabetin men’i, ele geçen tüplerin toplatılması ve imhası ile maddi, manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacıya ait markayı taşıyan tüplerin davalı şirket işyerinde bulunduğu ve bu bulundurmanın haklı ve yasal bir nedene dayanmadığı dosya kapsamı ile sabittir. Davacı taraf, dava dilekçesinde maddi tazminat talep etmiş olup, mahkemece yaptırılan ve hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda LPG tüplerinin dolaşımdan çıkarılması nedeniyle yenilerinin dolaşıma sokulması maliyetleri ile dolaşımdan çıkarılması sonucu uğranılan kar kaybının tahsili hesaplanmış, bu hesaplamalarda tüpün minimum ömrünün 10 yıl olacağı kabulü ile hareket edilmiştir. Mahkemece, davalı şirketin eylemi nedeniyle taleple bağlı kalınarak 5.000,00 TL maddi tazminat miktarı hüküm altına alınmıştır. Oysaki, mahkeme kabulünün aksine, davacının dolaşımdan kaldırılmasına karar verilen bu tüplerden dolayı uğradığı zarar, tespit tarihinden dava tarihine kadar olan süreçte bu tüplerin dolaşımdan çekilmiş olması nedeniyle uğranılan kar kaybıdır. Bu durumda mahkemece, davalının işyerinde tespit edilen tüplerin tespit tarihinden dava tarihine kadar olan süreçte dolaşımdan çekilmiş olması nedeniyle uğranılan kar kaybının hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken, 10 yıllık tüp ömrünün nazara alınması ile zarar hesabı yapılan bilirkişi raporu benimsenerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan (1) nolu bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, kararın (2) nolu bentlerde yazılı nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.