11. Hukuk Dairesi 2023/4829 E. , 2024/7180 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1612 Esas, 2023/1225 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/894 E., 2020/286 K. Taraflar arasındaki haksız rekabetin önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından isti
**11. Hukuk Dairesi 2023/4829 E. , 2024/7180 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1612 Esas, 2023/1225 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/894 E., 2020/286 K. Taraflar arasındaki haksız rekabetin önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili firmanın veteriner ilaç, yem katkı maddeleri üretimi ve gıda katkı maddeleri konularında 2003 yılında tescil edilen “Ufumiks Premiks” markası adı altında yasal mevzuata uygun faaliyet gösteren sektörde saygın bir firma olduğunu, müvekkili firma ile davalı şirket arasında “non steril toz veteriner ilaçlarının” üretimine ilişkin fason üretim anlaşması bulunduğunu, davalı ...’ın ise, davalı şirketin genel müdürü olduğunu, 22.04.2013 tarihinde müvekkili firmanın önemli müşterilerinden dava dışı ... Gıda Tarım Hayvancılık..AŞ’nin Adana Bölge Müdürü ... tarafından davalı ... (... imzalı) adıyla veteriner ilaçları ve yem katkısı üreticileri piyasası müşterilerine gönderilen mektubun müvekkiline mail ortamıyla ulaştırıldığını, söz konusu mektupta müvekkili ile birlikte 35 üretici firma ismi GMP standardında olmayan, veteriner ilaç adıyla kimyasal karışım ve zehir üreten firma olarak ifşa edildiğini, sadece kendi firmasının dünya standartlarında GMP standardı ile veteriner ilaç üreten firma olarak tanıtıldığını, davalıların eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek haksız rekabetin tespiti ile ortadan kaldırılarak ref’ine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili firmanın yetkilisi olan müvekkili ...’ın şirketin tesisini ziyaret eden bir müşterisine hitaben şahsi bir mail gönderdiğini, ancak bu mailde bir kısım değişiklikler yapılarak müvekkilinin imzası, form no vs ilave edilmek suretiyle mailin mektup haline dönüştürüldüğünü, davacının ihtarnamesine cevap verme gereğinin duyulmadığını, sonrasında davacı ile olan fason anlaşmasının iptal edilmesinin ya da ihtara cevap verilmemesinin davacının iddialarını kabul olarak yorumlanamayacağını, müvekkilinin gönderdiği gerçek mailinde sadece bilimsel gerçekleri ifade ettiğini, kötüleme ya da aldatıcı ibareler içermediğini, müvekkilinin kendi ürünlerinin özelliklerinin vurgulandığını, bilgilendirme amaçlı bir mail olduğunu, haksız rekabet teşkil etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalı ...'ın diğer davalı ... Tarım Hayv. İlaç ve Kimya San. Tic. Ltd. Şti'nin münferit imza yetkisine sahip müdürlerinden biri olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 632 nci maddesinde "Şirketin yönetimi ve temsili ile yetkilendirilen kişinin, şirkete ilişkin görevlerini yerine getirmesi sırasında işlediği haksız fiilden şirket sorumludur" düzenlemesine yer verildiği, davacının davasının dayanağı olan haksız rekabet iddiasının da haksız fiilin özel görünümlerinden biri olduğu, bu nedenle anılan düzenleme kapsamında isnat edilen eylemlerden sorumluluğun davalı ... Tarım Hayv. İlaç ve Kimya San. Tic. Ltd. Şti'ne ait olduğu, e-postanın davalı şirket müdürü tarafından gönderildiği, anılan e-postanın yukarıda yapılan açıklamalar ışığında kötüleyici nitelikte olduğu, ancak yazışmanın sadece davalı şirket müdürü ile dava dışı müşterisi arasında gerçekleştiği, davacı ile e-postanın muhatabı dava dışı şirket arasında ticari ilişki bulunduğuna ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı sadece iki kişi arasında gerçekleşen ve niteliği gereği gizli olan bir yazışmanın rekabeti etkilemeye elverişli olmadığı, dava konusu edilen mektup açısından ise; her ne kadar bilirkişi raporu ile mektubun anılan e-posta içeriği değiştirilmeksizin oluşturulduğu ifade edilmiş ise de; dosyada mevcut e-posta ve mektup örneklerinin karşılaştırılmasında içeriklerinde bir takım farklılıklar bulunduğu, mektubun davacının dava dışı müşterisi aracılığı ile öğrenildiğinin beyan edildiği, mektubu basan, çoğaltan ya da yayan kişinin davalılar olup olmadığı hususunun kesin olarak tespit edilemediği, gerekçesiyle, davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalı ... Tarım Hayvancılık İlaç ve Kimya San. Tic. Ltd. Şti. yönünden kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 74 üncü maddesinde ceza hukuku ile ilişkisinde başlığı altında hâkimin zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleri ile bağlı olmadığı gibi ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararı ile bağlı olmadığı, aynı şekilde ceza hâkiminin kusurunun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararının da hukuk hakimini bağlamayacağı, ceza mahkemesince belirlenen maddi vakanın sübutuna ilişkin tespitin hukuk mahkemesi hâkimi yönünden bağlayıcı nitelikte olduğu, davalı gerçek kişinin internet ortamında gönderdiği iddia edilen maili çoğaltarak gönderdiğinin ispat edilemediği, haksız rekabet oluşturduğu belirtilen maillerin davalı tarafça internet ortamında yayıldığı ispat edilememiş olduğundan davanın reddi kararında bir isabetsizlik görülmediği, davacı tarafça her ne kadar bu olaydan dolayı zarara uğradıkları ve zararın mahkemece tespit ettirilmediği konusu istinaf dilekçesinde dile getirilmiş ise de haksız rekabet oluşturacak eylemi gerçekleştirenlerin davalı olduğu ispat edilmediği ve herhangi bir zarar meydana gelmiş olsa dahi davalıların sorumluluğundan söz edilemeyeceği, davacının zararının olup olmadığına dair inceleme yapılmasında hukuki yarar mevcut olmayacağı, davacının bu iddiasının yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin men'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6102 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.