T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1180 KARAR NO:2025/2017 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:06/10/2021 NUMARASI:2016/1090 Esas - 2021/660 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1180 KARAR NO:2025/2017 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:06/10/2021 NUMARASI:2016/1090 Esas - 2021/660 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı/borçlu şirket arasında 06/04/2015 tarihinde taşıt sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeye istinaden davalı borçlu firma adına taşıma yapan ve firma adına kayıtlı ... ve ... plakalı araçlar ile yapılan nakliye işi ile ilgili olarak 4.494,08 USD cari nakliye ücreti fatura alacaklarının bulunduğunu, davalı firmanın eksik ve hatalı düzenlediği taşımacılık belgesi nedeniyle davacıdan nakliyesi talep edilen yükün Moskova'ya kadar götürüldüğünü, davalı firmanın kusuru nedeniyle teslim edilemeden 16 gün bekletilerek Türkiye'ye dönüş yaptığını, borçlu şirkete Beyoğlu ...1.Noterliği'nin 27/07/2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek davacı şirkete 16 günlük tırın yüklü bir şekilde bekletilme bedeli olarak, fazlaya ilişkin hakları ile diğer hakları saklı kalmak kaydı ile KDV dahil 1.600 USD olmak üzere dönüş nakliyesi 1800USD, cari nakliye ücreti fatura bedeli 4.494,08USD olmak üzere toplam 7.894,08USD ücret alacağının ödenmesinin talep edildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını , alacağın tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığını ,davalının itiraz ettiğini ,itirazın haksız olduğunu iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacı ile davalı arasında Karayolları Taşıma Yönetmeliği kapsamında taşıma sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmenin 5. maddesinde tarafların sorumlulukve yükümlülüklerinin belirlendiğini, davacının dava dilekçesinde davalı şirketin eksik ve hatalı evrak düzenlemesi nedeniyle yükün Moskova'ya kadar götürüldüğünü ancak teslim edilmeden Türkiye'ye dönüş yaptığını belirttiklerini, ancak davalının tek yükümlüğünün CMR evrağı düzenlemek olduğunu, bunun dışında yüke ve bahsi geçen taşıta ait tüm evrakların(Tır karnesi, geçiş belgesi)kanunlar ile yetkilendirilmiş resmi makamlarca düzenlenip, tasdik ettirildiğini, davacı tarafın hatalı ve eksik olarak düzenlediğini iddia ettiği taşıma belgelerinin tamamının Erenköy Gümrük Müdürlüğü tarafından düzenlenen gümrük beyannamesine istinaden hazırlandığını, gerekli görüldüğü takdirde ilgili müdürlükten... nolu Tır Karnesine bağlı olan ihracat beyannamesinin istenerek bu durumun tespit edilmesini talep ettiklerini, davacının iddia ettiği şekilde eksik ve hatalı evrağın olması halinde taşımayı yapan aracın (... nolu Tır Karnesinin) iki farklı Türk Gümrüğü, iki farklı Ukrayna Gümrüğünü geçemeyeceğini, geçiş belgesi işlem ofisi tarafından işleme alınmayacağını ve bahse konu evraka mühür tatbiki yapılmayacağını, ayrıca Kara Ulaştırma Genel Müdürlüğü tarafından yetkilendirilmiş geçiş belgesi dağıtım ofisinde iki geçiş belgesi için başvuru ve teslim alınması ile bütün işlemlerin davacının kendi personeli tarafından yapıldığını, davacı firmanın hatası ve yetkilendirdiği personelin hatası yüzünden bahsi geçen taşıtın yükü teslim edemediğini, Rusya’nın davacı tarafından teslim alınan bu belgeleri kabul etmediğini, tırın sınır kapısında kalmış/beklemiş olduğunu, girişi yapamayarak Türkiye’ye döndüğünü, bundan sonraki sürecin 4458 sayılı Gümrük Kanunu ve 07.10.2009 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Gümrük Yönetmeliğinde belirtilen geri gelen eşyaya ve taşıta idarece uygulanacak resmi işlemlerin süreci olduğunu, davalı şirketin iddiaların aksine süreçte herhangi bir hatasının, ihmalinin ve kusurunun söz konusu olmadığını, davaya konu taşımanın ... taşıma olduğunu, nakliye ücretinin alıcıya ait olduğunu, davacının hatası yüzünden yükünü teslim edemeyen davalının nakliye ücretinden de mahrum kaldığını, alıcının yükünü teslim edemeyen davalının 01.12.2015 tarihli faturaya istinaden herhangi bir ödeme de alamadığını, bu taşımadan sonra davalı ile davacının yaklaşık 5 ay daha çalışmaya devam ettiğini, ancak davacının hiçbir geçerli sebep yokken haksız yere, herhangi bir ihbar ve bildirimde bulunmadan sözleşmeyi feshettiğini, davalıya da18.07.2016 tarihli, 3400 USD bedelli faturayı gönderdiğini, bu faturanın da davalı tarafından kabul edilmeyerek Kadıköy ... Noterliği’nin ihtarnamesi ile davacıya iade edildiğini, davalının hiçbir şekilde davacıya borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddine ve %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... davacı taşıtı ile davalı sorumluluğunda taşıma yapılmış olup, davalı tarafından Moskova'ya götürülen yükün taşıma belgelerindeki eksiklik ve hata nedeniyle teslim edilemeden geri getirilmesi nedeniyle nakliye ücreti, tırın 16 gün bekletilme bedeli ve dönüş nakliye alacağı için davacı tarafından takip ve dava açılmıştır. Yükün Moskova'ya kadar götürüldüğü ve taşıma belgelerindeki hata ve eksiklik nedeniyle teslim edilemeden geri getirildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.Uyuşmazlık, nakliye bedeli alacağından davalının sorumlu olup olmadığı, belgelerdeki eksiklikten hangi tarafın sorumlu olduğu noktasındadır. Dosyaya sunulan 27/09/2018 tarihli kök rapor ve ek raporlarında yükün teslim edilememesine neden olan belgelerdeki eksiklikler tespit edilmeksizin ve belgelerin düzenlenmesinde tarafların sorumluluğuna ilişkin denetime elverişli olmayan rapor düzenlendiğinden bu raporlar hükme esas alınmamıştır. 02/07/2021 tarihli bilirkişi raporu ile hatalı olarak düzenlenen taşıma evraklarının tır karnesi ve CMR belgesi olduğu tespit edilmiş olmakla; taşıma belgelerinin hazırlanmasından, taraflar arasındaki 06/04/2015 tarihli taşıt sözleşmesinden yetki belgesi sahibi olduğu tespit edilen davalı taşımacının Karayolları Taşıma Yönetmeliği 8. Maddesi kapsamında sorumlu olduğu, o nedenle davalının, bilirkişi tarafından piyasa rayicine uygun olduğu belirlenen taşıtın 16 gün bekletilmesi nedeniyle 1600 USD ve dönüş nakliye bedeli 1800 USD olmak üzere, 3400 USD'den sorumlu olduğu değerlendirilmiş olup davanın kısmen kabulü ile davalının ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 3.400-USD asıl alacak tutarı üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca Kamu bankalarınca USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanacak olan en yüksek faiz oranının uygulanmasına karar verilmiştir.Davaya konu alacağın piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının değerlendirilmesi noktasında bilirkişi raporu alınmış olup alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabul ile davalının ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 3.400 USD asıl alacak tutarı üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca faiz oranının uygulanmasına, fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin ve icra inkâr tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkemenin 3.400,00 USD taşıma alacağının bulunduğuna ilişkin kararın doğru olduğunu ancak cari hesap yönünden yapılan incelemenin eksik olduğunu, gerekli itirazlar yapılmış olmasına rağmen mahkeme tarafından cari hesap incelemeleri yeterli yapılmaksızın hüküm kurulduğunu iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve itirazın tamamen iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, taşımadan kaynaklanan faturaya bağlanmış açık hesap alacağının tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, taşıma sözleşmesinin varlığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacının takip konusu yapmış olduğu faturaların tamamından dolayı alacaklı olup olmadığı ile mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.Dosya kapsamından, taraflar arasında 06.04.2015 tarihinde taşıt sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede taşıt sahibinin davacı şirket olduğu, taşıtla ilgili bilgilerin yer aldığı, sözleşmenin bedelinin 2.000,00 TL olarak belirtildiği, davacı şirket tarafından davalı şirket adına 18.07.2016 tarihli 3.400,00 USD bedelli Gebze (Türkiye) - Rusya tamamlanamayan nakliye taşımacılığı, nakliye dönüş bedeli, tırın yükleme bedeli karşılığı olarak fatura düzenlendiği ayrıca 01.01.2016 ile 31.12.2016 tarihli muavin defter kayıtlarını ibraz ederek davalı şirket hakkında... nolu dosyasında 08.08.2016 tarihinde 7.894,08 USD asıl alacak ile işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.944,30 USD alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, takipte alacak sebebi olarak 18.07.2016 tarihli 3.400,00 USD bedelli fatura ile 23.06.2016 tarihli 4.494,08 USD bedelli faturanın gösterilmiş olduğu, davalı şirket temsilcisi tarafından icra takibine itiraz edildiği ve itiraz dilekçesinde ,sözleşmenin 5.maddesinde; sorumluluk ve yükümlülüklerin belirlendiğini, alacaklının alacağın doğduğunu beyan ettiği hizmet/taşıma yükümlülüklerini yerine getirmediğini ifade ederek, takibe ve borca itiraz ettiği, davacı şirket tarafından itiraz üzerine İİK'nın 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır.Tarafların delillerin dosyaya ibraz etmesi ile birlikte bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. 26.09.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı tarafından incelemeye sunulan 2016 yılına ait ticari defter dökümlerinin 6102 sayılı TTK.'nın ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı tarafindan incelemeye sunulan 2016 yılına ait ticari defter dökümlerinin 6102 sayılı TTK.”nın ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı ( taşıt sahibi ) ile davalı (taşımacı) arasında Taşıt Sözleşmesi olduğu, düzenlenmiş olan Tır Karnesi, Taşıt Kartları ve ... Senetlerinin davalı için düzenlendiği, ilgili taşımanın, davalı sorumluluğunda davacı taşıtı ile yapıldığı, CMR mevzuatı 3. maddesi gereğince taşıma süresince taşıt sahibi olan davacı tarafından yapılan hareket ve ihmali olsa dahi taşımacının yani davalının sorumlu olacağı, davacı yanın, davalı yandan 23.674,01 TL alacaklı olduğu, fakat alacak talebinde bulunabilmesi için; bu faturalarda yazılı olan hizmetin, davalı yana teslim edildiğinin ve hizmet bedelini içeren faturaların davalı yana tebliğ edildiğinin ispatı hususunun mahkemenin takdiri içinde kaldığı belirtilmiştir.Davacı vekili rapora itiraz dilekçesinde; raporda belirtildiği üzere davalı şirketin taşıma sırasında oluşabilecek hareket ve ihmallerden sorumlu olduğunu, davalı firmanın sorumluluğunda olan taşımacılık belgesinin eksik ve hatalı olması nedeniyle emtianın alıcıya teslim edilemediğini dolayısıyla davalı firmanın kendi kusuru nedeniyle müşterisinden ödeme alamadığını, sözleşme kapsamında firma adına taşımacılık yapan ve davalı firma adına kayıtlı araç ile nakliye işi için müvekkilinin toplam 4.494,08 USD cari, nakliye ücreti fatura alacağının bulunduğunu ancak davalının eksik ve hatalı düzenlediği taşımacılık belgesi nedeniyle müvekkilinden nakliyesi talep edilen yükün Moskova'ya kadar götürüldüğünü ancak teslim edilemeden 16 gün bekletilerek Türkiye'ye dönüş yaptığını, ihtarname ile 16 günlük tırın yüklü bir şekilde bekletilme bedelini, dönüş nakliyesi, cari nakliye ücretinin fatura bedeli olarak 4.494,08 USD olmak üzere toplam 7.894,08 USD alacağın ödenmesinin talep edildiğini ancak ödeme yapılmadığını belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili faturanın dosyaya sunulmadığını, müvekkilinin davacıya söz konusu taşımadan dolayı herhangi bir borcunun bulunmadığını, 4.494,08 USD miktarındaki faturanın dosyaya ibraz edilmediğini, 2015 yılı Mart ayında yayınlanan geçiş belgesi dağıtım esasları yönergesinin 5.kısmı (a )bendine göre davacının personelinin imzalı dilekçe ile geçiş belgesini aldığını, davacı firmanın hatası ve yetkilendirdiği personelin hatası yüzünden taşıt yükünü teslim edemediğini, ihtarnamede keşide edilen 4.300,00 USD tutarındaki faturaya açıkça itiraz edildiğini, davacının davasını ispat edemediğini belirterek, ek rapor alınmasını talep etmiştir.13.09.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda; davacı tarafından incelemeye sunulan 2016 yılına ait ticari defter dökümlerinin 6102 sayılı TTK. 'nın ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davalı tarafından incelemeye sunulan 2016 yılına ait ticari defter dökümlerinin 6102 sayılı TTK.'nın ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, davacı ( taşıt sahibi ) ile davalı ( taşımacı ) arasında taşıt sözleşmesi olduğu, düzenlenmiş olan Tır Karnesi, Taşıt Kartları ve Beynelminel Hamule Senetlerinin davalı için düzenlendiği, ilgili taşımanın, davalı sorumluluğunda davacı taşıtı ile yapıldığı, CMR mevzuatı 3. Maddesi gereğince taşıma süresince taşıt sahibi olan davacı tarafından yapılan hareket ve ihmali olsa dahi taşımacının yani davalının sorumlu olacağı, davacı yanın, davalı yandan 23,674,01TL alacaklı olduğu, fakat alacak talebinde bulunabilmesi için; bu faturalarda yazılı olan hizmetin, davalı yana teslim edildiğinin ve hizmet bedelini içeren faturaların davalı yana tebliğ edildiğinin ispatı hususu ile tarafların, inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin mahkemenin takdiri içinde kaldığı, davacı tarafından tırın dönüş nakliyesi ve bekleme süresine ilişkin talep ettiği 3.400 Usd'nin piyasa rayiçlerine uygun olduğu, yapılan incelemede Tır Karnesi ve CMR'nin 6 unit için düzenlendiği ancak Erenköy Gümrük Müdürlüğü tarafından hazırlanmış olan İhracat belgesinde 7 Unit olarak belirtildiğinin tespit edilmiş olduğu, yüklerin teslim edilememesinde davalı kusurunun olduğu belirtilmiştir. 02.07.2021 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu olan taşıma sözleşmesinin ... Uluslararası Taşımacılık ve Tic. Ltd. Şti ve ... Uluslararası Nakliyat San. Tic. Ltd. Şti arasında oluştuğu, davalı taşımacının taşıma belgeleri olan CMR ve Tır Karnesi’ni yanlış düzenlediği kanaatine varılmış olduğu, bu belgelerin düzenlenmesinin tamamen taşımacının sorumluluğunda olduğu, davalı taşımacının taşımanın sonlandırılmamış olmasında sorumlu olduğu, davacı tarafın davalı taraftan 3.400,00 USD taşıma alacağının bulunduğu ve bu bedelin rayiç bedel olduğu kanaatine varıldığı, davaya konu olan fatura ve defter kayıtları incelemesinin uzmanlık dışı olduğu, taşıma ücreti dışındaki alacak konusunda daha önce verilen bilirkişi raporunun geçerli olduğunun kabul edildiği belirtilmiştir.Mahkemece bilirkişi raporlarına göre davanın kısmen kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu; TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Somut olayda, davacı şirket tarafından sözleşme kapsamında iki adet fatura konusu alacağa ilişkin takip başlatmıştır. Takip konusu faturalardan dolayı alacak iddiasını ispat külfeti davacı üzerindedir. Fatura düzenlenmesi tek başına fatura konusu alacağın varlığını ispata yeterli olmayacaktır. Fatura konusu taşıma hizmetinin verildiğini alacak iddiasında bulunan davacının ispat etmesi gerekir. Davacı usulüne uygun deliller ile takip konusu yapmış olduğu faturalardan 4.494,08 USD tutarlı fatura alacak iddiasını ispat edememiştir. Mahkemece ispat edilen fatura yönünden davanın kısmen kabulün, fazla talebin reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir.Davacı vekilinin icra inkâr tazminatı talebinin reddine dair karara yönelik ileri sürdüğü bir istinaf sebebi bulunmadığından, istinaf incelemesi, istinaf sebepleriyle sınırlandırılmıştır.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, istinaf sebepleri kapsamımda ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 25.12.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.