7. Hukuk Dairesi 2010/4426 E., 2010/4886 K. 7. Hukuk Dairesi 2010/4426 E., 2010/4886 K. - TAŞINMAZ ÜZERİNDEKİ MUHDESATIN AİDİYETİNİN TESPİTİ- 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 567 ] - 2942 S. KAMULAŞTIRMA KANUNU [ Madde 19 ] "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan S... A... C... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava taşınmaz üze…
7. Hukuk Dairesi 2010/4426 E., 2010/4886 K. **7. Hukuk Dairesi 2010/4426 E., 2010/4886 K.** **- TAŞINMAZ ÜZERİNDEKİ MUHDESATIN AİDİYETİNİN TESPİTİ**- 1086 S. HUKUK USULÜ MUHAKEMELERİ KANUNU(MÜLGA) [ Madde 567 ] - 2942 S. KAMULAŞTIRMA KANUNU [ Madde 19 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan S... A... C... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tepitine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmaz üzerinde bulunan üç katlı binanın mülkiyetinin davacı tarafa ait olduğunun tespitine karar verilmiş ise de varılan sonuç ve kurulan hüküm yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Toplanan delillerden davacı tarafın paydaşı olduğu taşınmaz hakkında diğer paydaş davalılar arasında görülen dava sonucu icra takibi başlatıldığı, davacının taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın mülkiyetinin kendisine ait olduğunun tespiti talebiyle görülen davayı açtığı anlaşılmaktadır. Aidiyet tespiti davaları kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat yönünden derdest ortaklığın giderilmesi davası ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığı takdirde bu dava görülemez. Kural olarak, öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki bir yararın bulunmadığı kabul edilmiştir. Bu hukuksal olguların ışığı altında duraksamasız belirtmek gerekirse hukuki yarar dava koşuludur. Somut olaya gelince; dava konusu taşınmaz hakkında yapılan bir kamulaştırma işlemi veya açılmış bir ortaklığın giderilmesi davası bulunmadığı, tespit davası açılabilmesine imkan tanıyan HUMK'un 567 ve Kamulaştırma Kanununun 19.maddesi hükmünün somut olayda uygulanmasına imkan olmadığı gözetildiğinde, davacının tespit davası açmakta hukuki yararının olmadığı kuşkusuzdur. Yargılama sırasında davalılardan her hangi birinin davayı kabulü de hukuki yararın bulunmadığı gerçeğini ortadan kaldırmaz.