T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1000 KARAR NO : 2026/185 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/11/2021 NUMARASI : 2020/618 Esas- 2021/933 Karar DAVA: Menfi Tespit Taraflar arasındaki alım satım sözleşmesinden kaynaklı alacak nedeniyle menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın ka…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1000 KARAR NO : 2026/185 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/11/2021 NUMARASI : 2020/618 Esas- 2021/933 Karar DAVA: Menfi Tespit Taraflar arasındaki alım satım sözleşmesinden kaynaklı alacak nedeniyle menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tarafça istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı ...AŞ'den traktör satın aldıklarını, satın aldıkları traktörlerin bedeli olarak davalı şirkete T.C. ... Bankası ... Şubesine ait dört tane çek verdiklerini, ancak çekle bedeli ödenen traktörlerin kendilerine teslim edilmediğini ve davalı şirketin bu dört çeki üç ayrı faktroring şirketine cirolayarak devrettiğini, bu durumla ilgili olarak Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/11191 Soruşturma sayılı dosyasından suç duyurusunda bulunduklarını, çeklerin kendilerine iade edilmediğini belirterek borçlu olmadıklarının tespitine ve %40'dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesini, söz konusu çekleri devralan üç faktoring şirketine de İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008 / 278 Esas sayılı dosyasından menfi tespit davası açtıklarını, her iki davanın birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı yan cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Mahkememizce 01/02/2021 tarihli celsede davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının SMM bilirkişi aracılığı ile incelenmesine karar verilerek bilirkişiden; Davaya konu traktörlerin davacı tarafa teslim edilip edilmediklerinin, davaya konu traktörlerin davacı tarafa teslim edilip edilmediklerine ilişkin envanter defteri, sevk irsaliyesi, teslim tutanağı ve benzeri belgeler varsa rapora eklenerek yerinde inceleme yapılarak rapor aldırılmasına karar verilmiş,12/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davaya konu traktörlerin davacı tarafa teslim edilip edilmediklerine ilişkin envanter defteri, sevk irsaliyesi, teslim tutanağı ve benzeri belgeler üzerinde yapılması istendiği, ancak, davalıya ilişkin defter ve belgelerin ibrazına ilişkin 2013/19 İflas sayılı dosya üzerinde inceleme yapabilmek üzere İstanbul 1. İflas Dairesi'ne gidildiği, ancak davalıya ait defter ve belgelerin, davalının Kışla Caddesi ... Topçular, Eyüp/İstanbul adresinde olduğunun belirtildiği, İstanbul 1. İflas dairesinin izni ile davalının fabrika adresinde yapılan tespitte, davalının tüm defter ve belgelerinin tahrip olduğu, inceleme yapılabilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle dava dosyası üzerinden yapılan incelemede; Diğer taraftan, dosya kapsamında bulunan davalı tarafından imzasını taşıyan belgede; 22.08.2008 tarihli toplantıda düzenlenen belgede davacı/... tarafından toplam 15 Adet ... için 300.000,00 TL toplamında sipariş verildiği, yine davalıya ait 12.08.2008 tarih ve ... müşteri numaralı “cari hesap ekstre'sinde 01.05.2008 tarihi itibariyle Davalı/ ...'nin davacı/... firmasına 803.304,40 TL borçlu olduğu, ilgili bakiyenin davacı tarafından verilen siparişlere ilişkin yapmış olduğu ödemelerden kaynaklandığı görüşünü bildirmiştir. Akabinde davalı iflas idaresine ticari defterin usulüne uygun sunulması aksi halde yemin edileceğine ilişkin usulüne uygun tebligat yapılmış ide de; ticari defter ve kayıtlar sunulmamamştır.İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020 / 329 Esas sayılı dosyası getirtilip mahkememiz dosyası içine alınmış ve incelenmiştir. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020 / 329 Esas sayılı dosyasının davacısının ... ... Ltd. Şti. olduğu, davalılarının ...A.Ş., ...A.Ş. ve ... ... A.Ş. olduğu, konusunun da davacı ... ... Ltd. Şti. Tarafından traktör alımı için ...A.Ş.'ye verilen çeklerden ötürü borçlu olmadıklarının tespiti ve % 20 oranında kötüniyet tazminatı olduğu, davaya konu yapılan çeklerin T.C. ... Bankası ... Şubesi tarafından verilmiş ... sayılı 05.06.2008 keşide tarihli ve 20.000,00 TL bedelli, ... sayılı 15.07.2008 keşide tarihli ve 21.821,00 TL bedelli, ... sayılı 30.06.2008 keşide tarihli ve 100.000,00 TL bedelli, ... sayılı 30.07.2008 keşide tarihli ve 100.000,00 TL bedelli, dört tane çek olduğu görülmektedir. Tüm açıklamalar ışığında; davalı yanca traktörlerin teslimi olgusu ispat edilemediğinden;..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile T.C ... Bankası ... Şubesi'ne ait ... numaralı 05/06/2008 keşide tarihli, 20.000,00-TL bedelli çek, T.C ... Bankası ... Şubesi'ne ait ... numaralı 15/07/2008 keşide tarihli, 21.821,00-TL bedelli çek, T.C ... Bankası ... Şubesi'ne ait ... numaralı 30/06/2008 keşide tarihli, 100.000,00-TL bedelli çek, T.C ... Bankası ... Şubesi'ne ait ... numaralı 30/07/2008 keşide tarihli, 100.000,00-TL bedelli çekler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü sürede açılıp açılmadığının tespiti gerektiğini, davalı müflis şirket adına görevi sona eren iflas idare memurlarına çıkarılan tebligatların usulsüz olduğunu, davacı şirketin, sıra cetvelinde 1286 numaralı alacağının iflas idare heyeti kararı ile reddedilmesi üzerine, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/208 E. -2016/250 K. Sayılı dosyası ile dava ikame ettiğini, kesinleşmiş ilama göre iflas dosyasında işlem tesis edildiğini, davacı şirketin müflis şirket masasına alacak kaydını İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/208 E. -2016/250 K. Sayılı dosyasının kesinleşmiş ilamı neticesinde yaptırdığını, bu davayı açmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının iddia ettiği miktarda bir alacağı varsa bunun ticari defter, belge ve kayıtlarıyla kesin olarak ispatlanması gerektiğini, davacı şirketin TTK hükümlerine göre defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığının tespit edilmediğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu olmadıklarını, davalı .... A.Ş. (12.06.2013 tarihinde) iflas ettiğinden harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin müflis şirket yönünden maktu olarak dikkate alınması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satım ilişkisi kapsamında verilen kambiyo senedinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Menfi tespit davası bakımından herhangi bir hak düşürücü süresnin bulunmadığı ve borcun varlığı süresince menfi tespit isteminin talep edilebileceği anlaşıldığından, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkiyi sadece inkâr etmekle yetinir ise başka bir deyişle bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmüş ise, ispat yükü davalıya düşer. Fakat menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukuki ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukuki ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Somut uyuşmazlıkta davacı taraf, davalıdan traktör almak üzere siparişler verdiğini, siparişler karşılığında davalıya muhtelif tarihli çekler verildiğini, çeklerin bir kısmının ödendiğini, bir kısmının ise davalı tarafından usulsüz şekilde faktoring şirketlerine temlik edildiğini ancak traktörlerin teslim edilmediğini ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunmuştur. Bu durumda davacı, çeklerin avans çeki olup davalı elinde bedelsiz kaldığı iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür.Taraflar arasında, çeklerin mal satışı karşılığında davalıya verildiği hususunda yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Diğer yandan, 22.08.2008 tarihli toplantıda 30.06.2008 tarihli 100.000,00-TL, 30.07.2008 tarihli 100.000,00 TL, 30.08.2008 tarihli 100.000,00 TL bedelli çeklerin avans niteliğinde alındığı, alınan çeklere karşılık ... 352 kod 7 adet 141.757,78- TL, ... 355 kod 3 adet 61.767,71- TL ve ... 358 kod 5 adet 105.034,32-TL tutarındaki sipariş edilen ürünlerin Ağustos 2008- Ekim 2008 dönemlerinde teslim edileceğine ilişkin davalı tarafından imzalanan belge bulunduğu, yine davalıya ait 12.08. 2008 tarih ve ... müşteri numaralı cari hesap ekstresinde 01.05.2008 tarihi itibariyle davalının davacıya 803.304,40- TL borçlu olduğu, ilgili bakiyenin davacı tarafından verilen siparişlere ilişkin davalı tarafından yapmış olduğu ödemelerden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davalı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesine karar verilmiş, defterler tahrip olduğundan inceleme yapılamamıştır.İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde davacı tarafından davalı aleyhine açılan kayıt kabul davasında; davalıya mal teslimine ilişkin süre verilmiş olmasına rağmen buna ilişkin delil ve dayanak sunamayacaklarını beyan ettiği belirlenmekle davanın kabulüne karar verilmiş; söz konusu karar Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2016/8077 E. 2020/1906 K. sayılı ilamı ile onanarak 16.07.2020 tarihinde kesinleşmiştir. Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen kararla davacı tarafından satın alınan malların davalı tarafından davacıya teslim edilmediği olgusu sabit hale gelmiştir. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/329 Esas sayılı dosyasının davacısının ... ... Ltd. Şti. olduğu, davalılarının ... ... A.Ş., ...A.Ş. ve ... ... A.Ş. olduğu, konusunun da davacı ... ... Ltd. Şti. Tarafından traktör alımı için ...A.Ş.'ye verilen çeklerden ötürü borçlu olmadıklarının tespiti ve % 20 oranında kötüniyet tazminatı olduğu, davaya konu yapılan çeklerin T.C. ... Bankası ... Şubesi tarafından verilmiş ... sayılı 05.06.2008 keşide tarihli ve 20.000,00 TL bedelli, ... sayılı 15.07.2008 keşide tarihli ve 21.821,00 TL bedelli, ... sayılı 30.06.2008 keşide tarihli ve 100.000,00 TL bedelli, ... sayılı 30.07.2008 keşide tarihli ve 100.000,00 TL bedelli, dört tane çek olduğu görülmüştür İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/208 E. Sayılı dosyasının davacısının ... ... Ltd. Şti., davalının müflis ...AŞ. İflas idaresi olduğu, konusunun da kayıt kabul davası olduğu görüldüğünden davalının derdestlik nedeniyle yapmış olduğu istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Davacının İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/208 E. Sayılı kayıt kabul davasındaki alacak, cari hesapta müflise yönelik alacaklara ilişkindir. Anılan dosyada verilen ve kesinleşen kararda traktörlerin teslim edilmediği kesinleşmiş olup eldeki davada çeklerin davalı müflis bakımından bedelsiz olduğu anlaşılmakla, mahkemenin menfi tespit kararı isabetli görülmüştür. Kaldı ki traktörlerin teslim edildiğine dair iddia da yoktur.Hukuki yarar bakımından, davacı, dava konusu çeklerin keşidecisi olup bu çekler tefrik edilen dosyada davalı konumunda bulunan faktoring şirketlerinin elindedir. Hamil faktoring şirketlerinin masaya alacak kaydı üzerine masanın da keşideciden alacak talep etmesi söz konusu olabileceğinden, menfi tespit davası açılmasında davacının hukuki yarar vardır.Mahkemece iflas idare memurlarının bildirilmesi için müzekkere yazılarak bildirilen iflas idare memurlarına usulüne uygun tebligat yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, davalının dava açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmilinde ve menfi tespit davaları nispi nitelikteki dava türlerinden olduğundan nispi vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesinde usule ve yasaya aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin aksı yöndeki istinaf nedenlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 12.389,10 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine, 5-Karar kesinleştikten sonra dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 05.02.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyiz yolu açık olarak karar verildi. KANUN YOLU : HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.