İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 30/12/2025 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 21/10/2025 tarih ve 2025/912 E - 2025/871 kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı asıl alacak ile tüm ferilere ilişkin it…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/2341 KARAR NO: 2025/2521 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/10/2025 ESAS NO: 2025/912 KARAR NO: 2025/871 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 30/12/2025 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 21/10/2025 tarih ve 2025/912 E - 2025/871 kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı asıl alacak ile tüm ferilere ilişkin itirazlarının iptali ile icra takibinin devamına karar verilmesini, borçlunun kötü niyeti sabit olduğundan alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet-icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini müvekkilinin alacağının temini için borçlunun bir çok borcunun olması, yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali ve böyle bir durumda ilerde verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesini, davalının Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamını, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu(davalı) aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; HMK 114/c maddesi uyarınca görev hususu dava şartı olduğundan, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USÛLDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştiğinde 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın HMK'nun 20. maddesi uyarınca görevli Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi için Tevzi Bürosuna tevdiine karar verilmiştir. İşbu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davacı, müvekkil şirkete karşı Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış; takipte alacağının, müvekkil şirketten satın aldığı 64 koli bant bedelinin iadesi olduğunu ileri sürdüğünü, müvekkil şirketin itiraz ettiğini, davacı bu kez itirazın iptali ve takibin devamı istemiyle işbu davayı açtığını, dava, davacı tarafından Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açılmış; ancak Mahkeme, davacının gerçek kişi olması gerekçesiyle görevsizlik kararı verip dosyanın Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verdiğini, bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, uyuşmazlık ticari nitelikte olup görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesi olduğunu, yerel mahkeme tarafından ...Gelir İdaresi Başkanlığı ... Defterdarlığına, davacı tarafın tacir olup olmadığının öğrenilmesi amacıyla müzekkere yazıldığını, davacının tacir olmadığı yönündeki müzekkere cevabı, uyuşmazlığın ticari niteliğini ortadan kaldırmayacağını, müzekkereye gelen cevaba göre davacının, ... vergi kimlik numaralı ... Ltd. Şti.'de ortak sıfatıyla yer aldığı anlaşıldığını, her ne kadar davacının kendi adına ticaret siciline tescili bulunmasa da, 64 koli bant alımı gibi kişisel kullanımı aşan bir işlem gerçekleştirdiği, bu alımın ticari nitelikte olduğu açık olduğunu, dolayısıyla, davacının şeklen tacir olmaması, bu işlemin ticari niteliğini değiştirmeyeceğini, uyuşmazlık ticari işten doğduğunu ve bu tür davalara Asliye Ticaret Mahkemeleri bakmakla görevli olduğunu, ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararı bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olduğunu, görevsizlik kararı hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme, yalnızca “davacının tacir sıfatı bulunmadığı” sebebiyle karar vererek malın niteliği ve alımın ticari amacı yönünden hiçbir araştırma yapmadığını, oysa işlemin niteliği de görevin belirlenmesinde belirleyici olduğunu, Yargıtay kararlarında da tarafların tüketici - tacir ayrımının yapılması hususunda tarafların ve işlemin belirleyici nitelikte olduğu, sözleşmenin yahut ticari işin niteliği gözetildiğinde dava ticari nitelikteyse Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olacağı doğrultusunda kararlar mevcut olduğunu, bu nedenle mahkemenin görevsizlik kararı hatalı ve kaldırılması gerektiğini, arz ve izah olunan nedenlerle, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/10/2025 tarihli görevsizlik kararının istinaf kanun yolu ile incelenerek kaldırılmasına, uyuşmazlığın ticari nitelikte olduğu kabul edilerek davaya Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde devam edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Mahkemenin görevli olması hususu HMK 114/1-c ve 115. Maddeleri gereğince kamu düzeninine ilişkin dava şartlarından olup, yargılamanın her safhasında re'sen gözetilmelidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava (Nispi ticari dava) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava (Mutlak ticari dava) ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar belirtilmiş, aynı yasanın 5/(1). bendinde de aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu, 5/(3). bendinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve bu durumda göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar “(1)Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava (Ek ibare: 26/06/2012-6335 S.K./1.md.) ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır” şeklinde düzenlenmiştir. Bunun yanında TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla T.Borçlar Kanunu'nun havale hakkındaki 457-462 ve vedia hakkındaki 463-482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispi nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir. Davacının tacir olmadığı, işletme hesabına göre defter tuttuğu, davacının bir ticari şirkete ortak ya da yetkili temsilci olmanın da tek başına davacıyı tacir kılmayacağı, taraflar arasındaki ilişkinin satım sözleşmesinden kaynaklandığı, bu niteliği itibariyle davanın mutlak veya nispi ticari dava vasfında da bulunmadığı anlaşılmakla işbu davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi'dir. Bu hale göre Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesince Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle dava şartı yokluğundan davanın reddine (Görevsizliğine) karar verilmesi yerinde görülmüş, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddi ile HMK'nn 353(1)-b.1 maddesi uyarınca kesin olarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı tarafın yukarıda yazılı söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 21/10/2025 tarih ve 2025/912 E - 2025/871 sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 615,50 TL istinaf karar ve ilam harcı davalı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 30/12/2025