İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... Bankası Samandıra/İstanbul Şubesine ait keşidecisinin ve alacaklısının ... olduğu, ... çek numaralı, 20.04.2024 vade tarihli 600.000,00 TL bedelli…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/988 KARAR NO : 2025/1852 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/03/2025 NUMARASI : 2024/499 Esas - 2025/176 Karar DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... Bankası Samandıra/İstanbul Şubesine ait keşidecisinin ve alacaklısının ... olduğu, ... çek numaralı, 20.04.2024 vade tarihli 600.000,00 TL bedelli çekin müvekkilinin rızası dışında elinden çıktığını, müvekkilinin cafe işletmecisi olup kendisine ait cafesinin olduğunu, müvekkili çeki imzalayıp gelecek olan gıda firmasına teslim etmek için hazırladığını, o arada kısa bir süre sonra masasına baktığında çeki bulamadığını, çekin müşteriler veya çalışanlar tarafından çalındığını düşündüğünü, bunun üzerine İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/62 esas sayılı dosyasında çek iptali davasını açtığını, devamında mahkemece ödeme yasağı kararı verildiğini, ancak çek vade tarihi geldiğinde mahkemeye gelen banka cevabına göre davalının çeki bankaya sunduğunun anlaşıldığını, çekin aslıın davalının uhdesinde olduğunu, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/262 esas sayılı dosyasından taraflarına davalıya karşı çekin istirdatı davasını açmak için 2 haftalık süre verildiğini, müvekkili cafe işletmecisi olup, davalı tarafın çimento sektörü ile uğraştığını, müvekkili ile davalı tarafın hiçbir zaman ticari ilişkisinin olmadığını, müvekkilin çekinin davalı tarafın eline nasıl ve ne şekilde geçtiğini anlamadıklarını belirterek müvekkilinin ileride zor durumda kalmaması için ... Bankası Samandıra/İstanbul Şubesine ait keşidecisinin ve alacaklısının ... olduğu,... çek numaralı, 20.04.2024 vade tarihli 600.000,00 TL bedelli çeki için istirdat kararı ve İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/262 Esas dosyasına sunmaları için tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstirdat davaları nispi harca tabii olduğunu, davacı tarafından dava dilekçesi ile harca esas değer gösterilmediğini, dosyaya nispi harç yatırılması gerekirken maktu harcın yatırıldığını bu nedenle çek bedelinin yatırıldığını, çek bedeli olan 600.000,00 TL üzerinden nispi harcın hesaplanarak mahkemenize yatırılması için davacıya HMK uyarınca süre verilmesini, dava konusu çekin keşidecisi de ..., lehtarının da ... olduğunu, davacının çeki kendisine adına keşide ettiğini, davacının keşideci ve lehtarı sıfatlarının birleşmiş olduğunu, T.T.K.'nın 651 inci maddesine göre çek iptali davasını çek hamilinin açabileceğini, keşidecinin çek iptali davasını açma hakkı bulunmadığı açıkça belirtilmiş olduğunu, Kanunun amacı keşidecinin düzenleyip piyasaya verdiği çekleri ödeyememesi halinde çek iptal davasını borçtan kurtulmak yahut ödeme süresini uzatmak için araç olarak kullanmasının önüne geçmekte olduğunu, davacının dava konusu çekin kendisine keşide etmesinin keşideci ve lehtar sıfatlarının birleşmesinin davacının çek iptal davası açabileceği anlamına gelmediğini, Keşideci çek iptali davası açamayacağı gibi istirdat davası da açamayacağını, İstirdat davası ancak çeki elinde bulundurduğunu iddia eden yetkili hamil tarafından açabileceğini, keşideci tarafından açılamayacağını, bu sebeple davacının dava ehliyetinin bulunmadığını, dava konusu çek üzerinde ödeme yasağı olduğunu, müvekkilinden bir önceki ciranta olan ...'ya dava konusu çekin iade edildiğini, dava dışı ... işbu çek sebebiyle müvekkiline olan borcunu banka yolu ile ödediğini, davacı çek istirdatını talep etmiştir ancak çek ...'ya 05/06/2024 tarihinde yani işbu dava tarihinden önce iade edildiğini bu nedenle davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesinin gerektiğini, TK 792.maddesi ile; çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olması halinde, ilgili çeki geri vermekle yükümlü olacağı hükme bağlandığını, Kötü niyet veya ağır kusurun bulunması gereken zaman ise çekin iktisap anı olup müvekkilinin çeki iktisap anında kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunun davacı tarafça ispatlanmasının gerekmekte olduğunu, Davacı taraf her ne kadar müvekkiline borçlu olmadığını müvekkili ile aralarında ticari ilişki bulunmadığını iddia etiğini, davacının iddialarının kabul edilemeyeceğini, TTK'nın 792. maddesi gereğince müvekkili tarafından çeklerin kötü niyet ve ağır kusur ile iktisap edildiği iddiasını kesin ve inandırıcı delillerle kanıtlaması gerekmekte olduğunu, Davacı tarafından yalnızca müvekkilinin çeki kötü niyetle iktisap ettiği iddia edilmiş olduğunu, iddialarına dair herhangi bir açıklama yapılamamış yahut delil sunulamadığını, Zira müvekkili iktisap anında çekin çalıntı olduğunu kesinlikle bilmediğini, Çek ve senedin aralarında bulunduğu kambiyo senetleri, “soyut borç ikrarını içeren senet” niteliğinde olduğunu, TTK 790'a göre yetkili hamil teselsül eden cirolardan anlaşılacağını, Ciro silsilesinde bir kopukluk bulunmadığına göre müvekkili yetkili ve meşru hamil olduğunu, Çekin ciro yoluyla geçmesi nedeniyle müvekkilinin çekin çalıntı olup olmadığı hususunda bir bilgisinin olmadığını bu nedenle müvekkilinin iyiniyetli yetkili hamil olduğunu, dava konusu çek ciro yolu ile müvekkiline geçtiğini, Müvekkili şirketin müşterisi (MERSİS No:...) ... Sistemleri ve İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş. Olduğunu, müvekkilinin senelerdir ... ile ticari faaliyet içinde olduğunu, ...'dan seneler boyunca gerek çek ile gerek senet ile gerekse nakit/havale yolu ile ödemeler alınmış olduğunu, daha önce de müvekkili ... ile olan ticari ilişkisinde böyle bir durum ile karşılaşmadığını, çekin bankaya ibraz edildikten sonra müvekkili çekin çalıntı olduğu bilgisini öğrendiğini ve derhal müşterisi ile iletişime geçip çeki iade ettiğini, çek ödemesini, bankadan havale yolu ile aldığını, bu nedenle davanın usulden reddini, mahkemeniz aksi kanaatte ise davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu ... Bankası Samandıra/İstanbul Şubesine ait keşidecisinin ve alacaklısının ... olduğu, ... çek numaralı, 20.04.2024 vade tarihli 600.000,00 TL bedelli çekin davacının rızası dışında elinden çıktığı iddiası ile eldeki çek istirdatı davasının açıldığı, davaya konu çek görüntüsünden çekin keşideci ve lehtarının davacı olduğunun görüldüğü, sadece hamiline yazılı çekin keşideci tarafından ciro edilmesinin mümkün olduğu, bu çek dışındaki çeklerde keşideci ve lehtarın aynı kişi olmasının mümkün olmadığı, bu sebeple davaya konu çekin çek vasfının bulunmadığı, davacının bu davayı açmakta aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi hükmündeki gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, geçersiz bir çekten bahsedildiğini, ancak çekin çalınmış olduğunu ve davacı tarafın davalı taraf ile hiçbir bağı olmadığını, davalı tarafın davacı ile farklı iş kolunda olmasına rağmen ilgili çekin bankaya sunulduğunu, yazdırılmış geçersiz bir çek varlığından bahsedebilmek için banka tarafından yazdırılmaması gerektiğini, bu hususun bile mahkeme gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu gösterdiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Talep, rıza hilafına elden çıkan çekin istirdadı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dava konusu çekin çek vasfında bulunmadığı, davacının bu davayı açmakta aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; dava konusu çekin çek vasfında olup olmadığı, davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasındadır. Dava ehliyeti, kişinin bizzat bir davayı açabilme veya davada davalı olarak yer alabilme yetkisini ifade eder ve medeni hukuktaki fiil ehliyetinin usul hukukundaki karşılığıdır. Buna karşın husumet ise tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Taraf sıfatı (husumet), maddi hukuka göre belirlenen, bir sübjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir sübjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Dava şartı olan taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Davanın sonucunda verilecek karar kimin hakkını etkileyecekse husumetin o kişi ve kuruma yöneltilmesi gerekir. 6102 sayılı TTK'nın Unsurlar başlıklı 780. maddesinde çekte bulunması gereken unsurlar belirtilmiştir. Buna göre; (1) Çek; a) Senet metninde “çek” kelimesini ve eğer senet Türkçe’den başka bir dille yazılmış ise o dilde “çek” karşılığı olarak kullanılan kelimeyi, b) Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi, c) Ödeyecek kişinin, “muhatabın” ticaret unvanını, d) Ödeme yerini, e) Düzenlenme tarihini ve yerini, f) Düzenleyenin imzasını, g) (Ek: 15/7/2016-6728/70 md.) Banka tarafından verilen seri numarasını, h) (Ek: 15/7/2016-6728/70 md.) Karekodu, içerir. Aynı yasanın unsurların bulunmaması başlıklı 781. Maddesi ise; ' (1) 780 inci maddede gösterilen unsurlardan birini içermeyen bir senet, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarda yazılı hâller dışında çek sayılmaz. (2) Çekte açıklık yoksa, muhatabın ticaret unvanı yanında gösterilen yer ödeme yeri sayılır. Muhatabın ticaret unvanı yanında birden fazla yer gösterildiği takdirde, çek, ilk gösterilen yerde ödenir. Böyle bir açıklık ve başka bir kayıt da yoksa, çek muhatabın merkezinin bulunduğu yerde ödenir. (3) Düzenlenme yeri gösterilmemiş olan çek, düzenleyenin adı yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır. (4) (Ek: 15/7/2016-6728/71 md.) Yabancı banka tarafından bastırılan çeklerde, 780 inci maddenin birinci fıkrasının (g) bendinde belirtilen banka tarafından verilen seri numarası ve/veya (h) bendinde belirtilen karekodun bulunmaması senedin çek olarak geçerliliğini etkilemez.' düzenlemesi içermektedir. Yine aynı yasanın "Madde 818- (1) Poliçeye ait aşağıdaki hükümler çek hakkında da uygulanır: a) Düzenleyenin bizzat kendi emrine, kendi üzerine ve üçüncü kişi hesabına düzenlediği poliçeler hakkındaki 673 üncü madde.Madde 673- (1) Poliçe bizzat düzenleyenin emrine yazılı olabileceği gibi, bizzat düzenleyen üzerine veya bir üçüncü kişi hesabına da düzenlenebilir" hükümlerini içermektedir. Bu düzenlemeler karşısında çekte keşideci ile hamilin aynı kişi olması çekin çek olma vasfını kaybettiren bir husus değildir. Bu durumda ilk derece mahkemesince işin esasına girilerek taraf delilleri toplanarak bir karar verilmesi gerekirken davacının aktif husumeti bulunmadığından davanın reddine dair verilen kararda isabet bulunmamaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2025