7. Hukuk Dairesi 2009/3456 E. , 2010/1803 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 110 ada 92 parsel sayılı 13241,17 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham to…
**7. Hukuk Dairesi 2009/3456 E. , 2010/1803 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 110 ada 92 parsel sayılı 13241,17 m2 yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliğiyle davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... kendi adına tespit gören 110 ada 28 parselin yüzölçümünün eksik tespit edildiğini, bu eksikliğin ise 110 ada 92 parselde kaldığını ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 17.09.2008 havale tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile işaretlenen 9705,85 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün davacı ... ile dahili davacı ... adına paylı olarak tapuya tesciline, geriye kalan bölümün tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava ve temyize konu 110 ada 92 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tesbit gününde adına tescile karar verilen zilyedi davacı ile dahili davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, taraflar yargılama sırasında bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır. Dava ve temyize konu taşınmaz tutanağında belirtilen hukuksal nedenlere dayanılarak davalı taraf adına tespit edilmiştir. Somut olayda kanıtlama yükümlülüğü davacı tarafa aittir. Mahkemece iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden taşınmaz başında keşif yapılmış, bir yerel bilirkişi dinlenilmiş, tespitte saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düştüğü halde taşınmaz başında tespit tutanağı bilirkişileri dinlenilmemiş, varsa nedenleri hüküm yerinde gerekçeleriyle açıkça gösterilmemiştir. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.