(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/8539 E. , 2012/44757 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Anayasa Mahkemesi'nin 29.12.2011 gün ve 28157 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 20.10.2011 gün ve 54/142 sayılı iptal kararı ile 6217 sayılı Yasanın 13. maddesi ile değiştirilen 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun “IV. Temyiz, istinaf ve itiraz harçları” kısmının “Yargıtay ceza dairelerine yapılacak temyiz başvurularında 40 TL” biçimindeki (b) fıkrasının it…
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2012/8539 E. , 2012/44757 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Anayasa Mahkemesi'nin 29.12.2011 gün ve 28157 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 20.10.2011 gün ve 54/142 sayılı iptal kararı ile 6217 sayılı Yasanın 13. maddesi ile değiştirilen 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun “IV. Temyiz, istinaf ve itiraz harçları” kısmının “Yargıtay ceza dairelerine yapılacak temyiz başvurularında 40 TL” biçimindeki (b) fıkrasının itiraz konusu kuralla birlikte ödeme gücü olmayanlara etkili adlî yardım sağlayacak bir sistem düzenlenmediği gerekçesi ile Anayasa’nın 2, 5 ve 36. maddelerine aykırı görülerek iptaline , iptal hükmünün, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği,inceleme tarihi itibari ile iptal kararının yürürlüğe girdiği anlaşılmakla tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmeyerek temyiz talebinin reddine ilişkin ek karar kaldırılmak suretiyle, yapılan temyiz incelenmesinde; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda;sanığın ...'a ait kimlik bilgileri ve kendi fotoğrafı olan sahte nüfus cüzdanı düzenlettirdiği,bu nüfus cüzdanını kullanarak ... Birliği Ltd. Şti. ortaklarından ... 'ın şirketteki payını noter aracılığı ile Limited Şirket Hisse Devir Senedi ile aldığı, aynı gün şirketi temsil yetkisinin ...'a ait olduğunun kararlaştırıldığı,sanığın gerçek kimliğini bu aşamada da gizlediği,sanığın lehtarı temsilcisi olduğu ... Birliği Ltd. Şti. olan çeki sahte olarak düzenleyip şikayetçi ...'na ait ... yerinden alınan mallara karşılık ciro edilip verildiği, çekin bankaya ibraz edildiğinde sahte olduğunun belirllendiği olayda resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının oluştuğuna yönelik mahkeme kabülünde bir isabetsizlik görülmemiştir.