11. Hukuk Dairesi 2009/7798 E. , 2011/6874 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.12.2008 tarih ve 2008/154-2008/328 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.06.2011 gününde davetiye tebliğine rağmen taraflar ve avukatları duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmalı işle
**11. Hukuk Dairesi 2009/7798 E. , 2011/6874 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.12.2008 tarih ve 2008/154-2008/328 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.06.2011 gününde davetiye tebliğine rağmen taraflar ve avukatları duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline sigortalı konutun davalıların sorumluluğunda bulunan Tavukçu Deresinin taşması sonucu hasar gördüğünü, su baskını sonucu oluşan 20.557,28 YTL hasar bedelinin sigortalısına müvekkilince ödendiğini ileri sürerek, şimdilik bu meblağın davalılardan rücen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı İSKİ vekili, davanın yargı yolu, husumet ve esas yönünden reddini istemiştir. Diğer davalı vekili,davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalılardan İSKİ aleyhine açılan rücuan tazminat davasında yargı yolu itirazının kabulü ile işin idari yargının görev alanına girmesi nedeni ile mahkemenin görevsizliğine, diğer davalı hakkındaki davanın bu dosyadan tefrikine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı işletmenin sorumluluğundaki kanaldan sızan suyun davacının sigortalısının konutuna verdiği zararın rücuan tazmini istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davalılardan İSKİ hakındaki davanın idari yargının görev alanına girdiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. Oysa, TTK'nun l8 nci maddesinde kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları belirtilmiş, aynı yasanın l2/ll nci maddesinde su, gaz, elektrik dağıtım, telefon, radyo ile haberleşme ve yayın yapma gibi işlerle uğraşan müesseselerin ticarethane sayılacakları hükme bağlanmıştır. Davalı İSKİ Genel Müdürlüğü’nün kuruluşu hakkındaki 2560 sayılı Kanun’da bu kurumun genel kurul, yönetim kurulu ve genel müdürlük ile yönetileceği denetçileri vasıtasıyla denetim yapılacağı, yıllık faaliyet ve yatırımlarının bilançolarda belirlenip, genel kurulun onayına sunulacağı ve bütçesinin kamu iktisadi teşebbüslerinde uygulanan bütçe formülüne göre düzenleneceği açıklandığına göre, bu kuruluşun özel hukuk hükümlerine göre idare edilen bir kamu kuruluşu olduğunun kabulü gerekir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da 2560 sayılı Kanuna tabi olan İSKİ Genel Müdürlüğü’nün "gördüğü hizmet kamu hizmeti ise de, faaliyetini özel hukuk kuralları altında yapması itibariyle TTK.nun l8/l nci maddesi anlamında tacir sayılacağını ve tacir olan davalı ile davacı arasındaki haksız fiilden kaynaklanan (TTK'nun 3 ncü maddesi) davaya bakma görevinin adli yargının görevine girdiğini YHGK'nun 2l.09.l983 gün ve Esas l980/ll-272l Karar, l983/323 sayılı kararında benimsenmiştir. Her ne kadar 12.02.1959 gün 1958-17 Esas - 1959-15 Karar sayılı idari eylemlerle ilgili bir içtihadı birleştirme kararı varsa da 23.11.1981 tarihinde yürürlüğe giren 2560 sayılı Yasa'nın hükümleri karşısında bu içtihadı birleştirme kararının ASKİ ve İSKİ bakımından uygulama alanın kalmadığı sonucuna varılmalıdır. Nitekim bu kurallar, YHGK'nun 29.11.1995 gün 1995/11-647, 1043 Karar sayılı içtihadında aynen benimsenmiştir. Bu durumda tacir olan davalı İSKİ Genel Müdürlüğü ile davacının sigortalısı arasında haksız fiilden kaynaklanan davaya bakma görevinin adli yargıya ait olduğu gözönünde bulundurularak, işin esasına girilmesi, taraf delillerinin toplanarak hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.