11. Hukuk Dairesi 2025/6257 E. , 2025/7653 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1215 Esas, 2023/1455 Karar HÜKÜM : Direnme-davanın kabulü Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği dü…
11. Hukuk Dairesi 2025/6257 E. , 2025/7653 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1215 Esas, 2023/1455 Karar HÜKÜM : Direnme-davanın kabulü Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı banka nezdinde vadeli TL ve döviz hesabının bulunduğunu, internet bankacılığını da kullandığını, tatil sebebiyle şehir dışında bulunduğu 11.07.2018 tarihinde mobil internet kanalıyla hesaplarını kontrol ettiğinde hesaplarında parasının olmadığını farkettiğini, davalı bankanın ... Şubesine giderek hesap hareketlerini ve dökümünü kontrol ettiğinde hesaplarda bulunan paranın hiç tanımadığı iki ayrı şirkete mobil bankacılık yoluyla havale edildiğini tespit ettiğini, aynı gün bu işlemi yapanlar hakkında suç duyurusunda bulunduğunu ve davalı bankadan paranın iadesini istediğini ancak bankanın hiçbir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle müvekkiline parasını iade etmediğini, güven kurumu olan bankanın kendisine emanet edilen mevduatı korumakla yükümlü olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla TL hesabı sebebiyle 5.000,00 TL’nin, döviz hesabı sebebiyle ise 1.000,00 USD’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile 8.883,02 USD ile 30.000,00 TL'nin tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin internet bankacılığı işlemlerinde güvenliği sağlamak için gerekli tüm önlemlerini aldığını, dava konusu işlemlerin davacının kendisine ait kullanıcı kodu, statik şifre ve davacının banka sistemlerinde kayıtlı olan telefonuna gönderilen tek kullanımlık şifre ile gerçekleştirdiğini, müvekkiline atfı kabil bir kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma sonrasında yapılan yargılama neticesinde, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu ispatla yükümlü olan davalı bankaca bu yöndeki savunmasının kanıtlandığına dair dosya kapsamında herhangi bir delilin yer almadığı, bu halde İlk Derece Mahkemesince davacıya olayın gerçekleşmesinde %20 kusur atfeden bilirkişi heyet raporu doğrultusunda yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği, bozma ilamında davacının cep telefonuna zararlı yazılımları engelleyici program yüklenmemesi kusur olarak nitelendirilmişse de anılan programı yüklemenin tüketiciler için zorunluluk olduğuna dair yasal bir düzenleme olmadığı gibi sözleşmede de bir düzenleme bulunmadığı, davalı bankanın zarar doğuran olayın gerçekleşmesinde tam kusurlu olduğu, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle kararda direnilmesine, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ 1.Hukuk Genel Kuruluna Gönderme Kararı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/5 hükmü gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. 2.Hukuk Genel Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.09.2025 tarihli ve 2024/11-304 E., 2025/525 K. sayılı ilâmı ile sıra dışı ve şüpheli işlemleri tespit etmek için takip mekanizmaları kurmakla mükellef olan davalı bankanın sıradışı işlemi tespit etmesine rağmen davacı mudiden teyit almaksızın işleme devam ettiği, hayatın olağan akışı içinde kişilerin mail kontrolünün sıklığı ile internet okur yazarlığı dikkate alındığında günümüzün teknolojik seviyesinde elektronik imza, yüz tanıma, kimlik okutma vb. gibi gelişmiş güvenlik önlemlerini alması mümkünken bu tedbirleri almadığı da anlaşılmakla birlikte davacının telefonuna yüklenilen zararlı bir yazılımın kendisine erişilmesine engel olduğu yönündeki kabul dahi bilirkişilerce somut verilerle kesin olarak ortaya konulamadığından davacı mudinin müterafik kusurunun dahi davalı banka tarafından ispat edilemediği gerekçesi ile direnme kararı yerinde bulunarak bozma nedeni dikkate alındığında karara yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir. 3.Hukuk Genel Kurulu Sonrası İnceleme A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının bilgisi ve onayı dışında, davalı banka nezdindeki hesaplarından internet bankacılığı yoluyla başka hesaplara aktarılan para sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda (direnme kararında) bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve HMK'nın 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun İlk Derece Mahkemesinin direnme kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen direnme kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 18.12.2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.