İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 24/11/2025 YAZIM TARİHİ : 25/11/2025 Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 24/10/2024 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı, davalıların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...... A.Ş'nin müvekkili aleyhine…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/10/2024 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ...... VEKİLİ : Av... İSTİNAF EDEN DAVALI : 1- ...... VEKİLİ : Av... İSTİNAF EDEN DAVALI : 2- ...... VEKİLLERİ : Av....& Av.... DAVA : Menfi Tespit İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 24/11/2025 YAZIM TARİHİ : 25/11/2025 Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 24/10/2024 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı, davalıların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...... A.Ş'nin müvekkili aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından 51.887,52 TL'lik icra takibi başlattığını, borcun sebebi olarak davalı ...... Nak.İnş.Tic.Ldt.Şti.'nin ele geçirmiş olduğu ...... Alâeddin/Konya şubesine ait ...... iban nolu hesaba dahil, ...... seri nolu, 30.09.2020 keşide tarihli 25.000.TL bedelli ve 0012265 seri nolu,15.10.2020 keşide tarihli 25.000.TL bedeli çekleri gösterdiğini, yetkiye itiraz edildiğini ve dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesi için İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesine dava açıldığını, davalı ...... Nak.İnş.Tic.Ldt.Şti.'nin dava konusu çekleri müvekkilinden almış gibi göstererek, müvekkilinin imzasını kendisinin attığını, müvekkili şirketin, davaya konu çeklerden ve keşideci firma veya lehtar ile hiçbir ilişkisi olmadığını, çekleri müvekkilinin, ciro yolu ile almadığı gibi ciro yolu ile de davalılara teslim etmediğini, çeklerde müvekkilinin herhangi bir imzasının bulunmadığını, çeklere müvekkili adına atılan imzaların sahte olduğunu, çeklerle ilgili soruşturmanın devam ettiğini, icra takibi ile ilgili olarak müvekkilinin araçlarına hacizler konulduğunu belirterek; öncelikle; İİK madde 72'ye göre icra takibine konu borcun ferileriyle birlikte dosyasına yatırıldıktan sonra yargılama sonlanıncaya kadar takdiren teminatsız olarak icra veznesine yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takip konusu borcun %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla davalılar aleyhinde tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan rapor alınmış, 07/05/2024 tarihli raporda sonuç olarak; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu 2 adet çek arka yüzlerinde ...... ... San. Tic. Ltd. Şti. adına atılı 2. ciranta imzaları ile ...... ...'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususları bildirildiği anlaşılmakla, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı (borçlu) lehine tazminata hükmetmedebilmek için, alacaklının yaptığı takibin hem “haksız” ve hem de “kötü niyetle” yapılmış olması gerekmekte olup, bu hususların davacı-borçlu tarafından ispat edilmiş olması gerekir. Alacaklı yanın haksız ve kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden tazminata hükmedilmemiştir...." gerekçesiyle davacının, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, davacının davalıya yapmış olduğu 30.500,00 TL bedelin ödeme tarihi olan 07/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ...... Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında borçlu olduğunu, dosya alacaklısının diğer davalı ...... şirketi olduğunu, bu nedenle davacının müvekkili şirkete menfi tespit davası açmasında hukuki yararının bulunmadığını, davacının icra takibine yetki itirazı ile birlikte imza itirazında da bulunduğunu, imzaya itirazın İcra Hukuk Mahkemesi tarafından değerlendirme konusu yapılabilecekken davacının ayrıca bu davayı açmakla kötü niyetli olduğunu, imzanın kendisine ait olmadığını iddia eden davacının borcu ödediğini, bu hareketinin de davacının kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, 07.05.2024 günlü bilirkişi raporunda, hangi ortamda, ne tür teknik cihazlar kullanılarak inceleme yapılıp sonuca varıldığının açıklanmadığını, sadece, grafolojik ve grafometrik metotların uygulandığının belirtilmesiyle yetinildiğini, ulaşılan sonucun maddi dayanakları denetime elverişli şekilde ortaya konulmadığını, bu nitelikteki bir bilirkişi raporuna dayalı olarak hüküm kurulamayacağını, yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacının, dava devam ederken davalı ......'e ödeme yaptığını, eğer davasında haklı ise bu bedelin diğer davalıdan tahsili gerektiğini, ancak kararın hüküm kısmının 1 nolu bendinde hangi davalıdan alınıp davacıya verileceği hususunda açıklık bulunmadığını, bu bedelin müvekkili şirketten tahsilinin hukuka uygun olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...... A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece taraflar arasındaki ticari ilişki ve ticari defterlerin incelenmediğini, dosyada yalnızca bir bilirkişi raporu olduğunu ve bu rapora ilişkin itirazlarının yargılamanın hiçbir aşamasında değerlendirilmediğini, süresi içerisinde sundukları itirazlarına karşı yeni bir rapor alınmadığını ve bunun gerekçesinin de açıklanmadığını, ilk derece mahkemesince verilen kararın yeterince açık olmadığını, 1 nolu kararda hangi dava açısından hüküm kurulduğunun anlaşılamadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Somut olayda; davacının İstanbul ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takibe konulan çeklerdeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığından bahisle borçlu olmadığının tespiti talebinde bulunduğu, İstanbul Adli Tıp Kurumundan alınan raporda çeklerdeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiği, bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne ve davacının tazminat talebinin reddine karar verilmesi doğru ise de ilk derece mahkemesince iki davalı olmasına rağmen hangi davalı hakkında hüküm kurulduğunun açıkça belirtilmediği ve bu husus HMK'nın 297. maddesine aykırı olması nedeniyle yerinde görülmemiş ise de, bölge adliye mahkemeleri, hukuki denetim yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak, tahkikat sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm kurabilir ya da yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise, düzelterek yeniden esas hakkında karar verebileceğinden, davalıların istinaf başvuru taleplerinin bu nedenle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince; davanın kabulüne ilişkin yeniden hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A) Davalıların istinaf başvuru taleplerinin KABULÜ ile; Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/10/2024 tarih ... Esas - ... Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA, 1-İstinaf başvurusunda bulunan davalı ...... Ltd.Şti. tarafından yatırılan 527,87 TL istinaf karar harcının talep halinde bu davalıya iadesine, 2-İstinaf başvurusunda bulunan davalı ...... A.Ş. tarafından yatırılan 519,62 TL istinaf karar harcının talep halinde bu davalıya iadesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı ...... Ltd.Şti. tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 5-İstinaf başvurusunda bulunan davalı ...... A.Ş. tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 20,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.189,40 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, 1-Davanın KABULÜ İLE; davacının İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takibe konulan çeklerden dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, davacının davalı ...... A.Ş'ye yaptığı 30.500,00 TL bedelin ödeme tarihi olan 07/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından REDDİNE, 3-Alınması gereken 3.544,43 TL harçtan peşin alınan 886,11 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.658,32 TL karar ve ilam harcının davalılardan (davalı ...... Ltd.Şti.'nin 2.529,39 TL'sinden diğer davalıyla birlikte sorumlu olması kaydıyla) tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından ilk derece mahkemesi ile ilk istinaf aşamasında yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 886,11 TL peşin harç, 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 6.201,31 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 7.303,92 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T gereğince belirlenen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK'nın 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine, C) İlk derece mahkemesince davalılardan tahsiline karar verilen bakiye karar harcı ile ilgili düzenlenen 07/01/2025 tarihli harç tahsil müzekkeresinin bila infaz iadesinin istenmesine, iade işleminin İlk derece mahkemesince yapılmasına, D) Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, E) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/11/2025 tarihinde oy çokluğuyla HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır (Muhalif) Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır ... MUHALEFET ŞERHİ: 6100 sayılı HMK 297/2 maddesinde "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." hükmünün yer aldığı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesinde hakimin davayı aydınlatma görevi düzenlenmiş olup, “Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.” düzenlemesi mevcuttur. Söz konusu düzenlemelere göre, hakim tarafından öncelikle dilekçelerde yazılı vakıalarla ilgili açık olmayan, belirsiz gördüğü hususları davacıya açıklattırmalı ve daha sonra HMK 194. maddesi gereğince tarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmaların somutlaştırılmasının istenilmesi gerekeceği, davacıya takibe konu senetten dolayı mı yoksa takipten dolayı mı borçlu olmadığını talep ettiğinin açıklattırıldıktan sonra karar verilmesi ve iki davalı mevcut olduğu halde davalılardan hangisi hakkında hüküm kurulduğunun belirtilmemesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından; davalıların istinaf başvuru taleplerinin bu nedenle kabulü ile HMK 353/1.a.6 maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra karar verilmek üzere dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyorum. Üye ... e-imzalıdır