7. Hukuk Dairesi 2013/12896 E. , 2013/20999 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili haftada 6 gün çalıştığı halde bazı haftalar hafta tatili yaptırılmadığını, fazla çalışma ücretleri ve asgari geçim indirimlerinin hiç ödenmediğini, davalı işverenin 18.08.2009 tarihinde ihbar önellerine uymadan ve haklı …
**7. Hukuk Dairesi 2013/12896 E. , 2013/20999 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili haftada 6 gün çalıştığı halde bazı haftalar hafta tatili yaptırılmadığını, fazla çalışma ücretleri ve asgari geçim indirimlerinin hiç ödenmediğini, davalı işverenin 18.08.2009 tarihinde ihbar önellerine uymadan ve haklı nedene dayanmadan müvekkilini işten çıkardığını, bunun üzerine müvekkilinin İstanbul Bölge Çalışma Müdürlüğüne şikayette bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin hakları için...9. Noterliğinde keşide ettiği 04.05.2010 tarih ve 12738 no.lu ihtarname ile davalı işvereni temerrüde düşürdüğünü, ancak kendisine herhangi bir ödemede bulunmadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin, hafta tatili ücreti, asgari geçim indirimi alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının şoför ve gümrük elemanı olarak işe başladığını, davacının işten çıkarıldığı 18.08.2009 tarihine kadar hak ettiği tüm ücretlerini aldığını, davacı ile aynı konumda çalışan işçilere de asgari ücret ödendiğini, yıllık izinlerinin kullandırıldığını, davacının çalışma saatlerinin hafta içi 09.00-18.00 olarak belirlendiğini, asgari geçim indiriminin ödendiğini, dini ve resmi bayramlarda çalışma olmadığını, davacının alkol aldığını ve aracı pak ettiği yeri bulamaması üzerine şirket yetkilileri tarafından emniyete başvurulmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi alacağının kabulüne, hafta tatili ücretinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Anayasanın 141'nci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrasının birbirine aykırı olmaması gerekir. Somut olayda, kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, davacının ücret alacağı olarak hesaplanan 1.750,00.TL’nin ve asgari geçim indirimi ücreti alacağı olan 946,62.TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği ancak gerekçeli kararın gerekçe kısmında davacının talep ettiği asgari geçim indirimi ile ücret alacağının iş müfettiş raporuna ek imzalı ücret bordrolarına göre ödendiği anlaşıldığından bu talebin de reddine karar vermek gerektiği belirtilmiştir. Yapılacak iş; bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar vermektir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 04.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.