4. Ceza Dairesi 2008/19056 E. , 2010/17360 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı Hakaret-Tehdit HÜKÜM : Hükümlülük, beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede …
**4. Ceza Dairesi 2008/19056 E. , 2010/17360 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı Hakaret-Tehdit HÜKÜM : Hükümlülük, beraat Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Hakaret suçu hakkında, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1. fıkrası ile CYY.nın 231/5. maddesinde öngörülen hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve sözkonusu 562.maddesinin 2. fıkrası ile de CYY.nın 231/14. maddesindeki, suçun soruşturması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu, 2-Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez. Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur. Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir. Somut olayda, sanığın yakınanı "sana yapacağımı biliyorum" diyerek tehdit ettiğinin kabul edilmesi karşısında, öfkenin suç kastını ortadan kaldırmayıp, tehdit suçunda tasarlama öğesinin bulunmadığı ve ayrıca bu sözlerin objektif olarak korku yaratacak nitelikte bulunduğu gözetilmeden "sanığın bu sözleri sinir hali ile ve fevren söylediği, tehdit kastı ile söylememesi nedeniyle suçun unsurlarının oluşmadığı" şeklindeki yasal olmayan gerekçelerle beraat kararı verilmesi, Yasaya aykırı ve O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık Sefua ... müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.