İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/02/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 26/02/2026 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 09/12/2025 tarih ve 2024/333 E - 2025/1050 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından mahkememize verilen dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin ... Ltd. Şti'nin %35 hissedarı ve ortağı olduğunu, diğer ortaklardan …
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/266 KARAR NO: 2026/435 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/12/2025 ESAS NO: 2024/333 KARAR NO: 2025/1050 DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/02/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 26/02/2026 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 09/12/2025 tarih ve 2024/333 E - 2025/1050 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından mahkememize verilen dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin ... Ltd. Şti'nin %35 hissedarı ve ortağı olduğunu, diğer ortaklardan ...'nün %45, ...'nün ise %20 ortak olduğunu, şirket ortaklarından %45 hissedar olan ve müvekkilinin abisi ...'nün 1 yılı aşkın süredir müvekkilini şirkete sokmadığını, hesap vermediğini, yukarıda arz ve izah ettiği nedenler ve sayın mahkemece resen nazara alınacak sebeplerle fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkının saklı kalması kaydıyla, güven ilişkisi bittiğinden haklı nedenlerin oluştuğundan davanın kabulünü, 636/6. Maddesi uyarınca ... Ltd. Şti'nin haklı nedenle feshini, şirketin tasfiyesi sonucu aktif ve pasifinin tespiti ile müvekkilinin payının tahsilini, müvekkilinin yargılama aşamasında ortaya çıkacak zararlarının tazminini, şirketin ortağı ... adına kayıtlı ... ilçesi ... Mah. ... Mevkii ... ada ...,...,...,...,... parsel sayılı taşınmazına, üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını, şirket ortağı ... adına kayıtlı... Mah. ... ada ... parsel ve ...ve ... nolu bağımsız bölümlerin (... Caddesi ... ve ... adresindeki) taşınmazına, üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını, şirket ortağı ... adına... Mahallesi ... ada ... parsel ...nolu bağımsız bölüm taşınmazlarına üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını, ...'nün oğlu ...adına kayıtlı olan ...plakalı ... araç üzerine, ... adına kayıtlı ... plakalı ... traktör üzerine tedbir konulmasını, ... adına kayıtlı ... plakalı ... kamyonet üzerine tedbir konulmasını, Şirketin adına kayıtlı ... plakalı ... araç ile ... plakalı ... traktör üzerine, malvarlığı ve taşınmazları, banka hesapları üzerine tedbir konulmasını, Yahyalı Sulh hukuk Mahkemesinin 2023/12 D.İş ve Yeşilhisar Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/11 D.İş dosyalarına yapılan tespit giderlerinin davalılar üzerine yükletilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalıdan alınmasını vekaleten arz ve talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "... fesih davasının açılabilmesi için haklı nedenlerin ortaya çıkmasında davacı ortağın kendi eylem ve işlemlerinin katkısının bulunmamasının, diğer bir anlatımla feshe dayanak gösterilen haklı nedenlerin diğer ortaklardan kaynaklandığının kanıtlanmasının gerektiği, hiç kimsenin kendi eylem ve işlemlerine dayanarak kendisi lehine sonuç çıkaramayacağı, somut uyuşmazlıkta ticaret sicil kayıtlarından davacının ... tarihli ortaklar genel kurul kararı ile münferiden 30 yıl süre ile müdür sıfatıyla şirketi temsile yetkili kılındığı, şirket işleyişiyle ilgili bilgi alma ve inceleme taleplerinin kötüniyetle engellendiğini ileri sürmüş ise de bunlara dair somut bir delilin olmadığı, yine davacı, davalı şirketin diğer ortaklar tarafından zarara uğratıldığı ileri sürmüş ise de şirketin zarara uğraması halinde şirket yöneticisinin sorumluluğuna gidilebileceği açık olup bu konuda dava açıldığına ilişkin iddia ve delil olmadığı, ayrıca mahkememizce alınan bilirkişi raporlarındaki tespitlere göre davalı şirketin mali durumunun kötü olmadığı ve davalı şirketin feshi için haklı nedenlerin oluşmadığı (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2025/ 559 E. 2025/5830 K. Sayılı ilamı, Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2022/2860 E. 2023/7036 K. sayılı kararı ile Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2017/3460 E.- 2019/2407 K. sayılı kararı benzer mahiyettedir.) gözetilerek şirkete yönelik açılan davanın reddine karar verilmiş olup AAÜT 3/2 gereğince davalı şirketi ile diğer davalılar yönünden davanın reddi sebepleri farklı olduğundan ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmiştir.1-Davalılar ... ve ...'ye karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddine, 2-Davalı şirkete yönelik açılan davanın reddine,..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme dava dilekçemizi, taleplerimizi ve toplanan delillerimizi hatalı değerlendirmiştir. şirketin feshi için geçerli sebepler mevcuttur. şöyle ki ; Müvekkil ... dava dışı şirketin % 35 hissedarı ve ortağı olup davalılar ... %45, ... ise %20 ortaktır. Bu 3 ortak aynı zamanda kardeştirler. Davalılar bugüne kadar, müvekkilimi şirkete dahi sokmamış, hesap vermemiş, şirketin faaliyeti sonucu elde edilen kazançlar davalılar tarafından hesap vermeksizin keyfi olarak idare edilmiştir. Müvekkilim ile davalılar arasındaki huzursuzluk had safhaya ulaşmış, müvekkilimin içene düştüğü bu durum çekilmez bir hal almış, müvekkilim kardeşi ...'den hesap alamamış, kendisine hiçbir ödeme yapılmamış, davalı ... şirketi keyfine göre yönetmiş, gelirleri ile hesap vermeden şahsi yatırımlar yapmış, taraflar arasındaki husumetten müvekkilim şirket binasına dahi alınmamış, şirkette resmi ve kayıt dışı gayri resmi hesap tutulmuş, müvekkile para ve kar payı verilmemiş, davalı ... şirket kendininmiş gibi davranmaya başlamış ve dolayısı ile ortaklık için gerekli olan samimi tüm unsurlar yok olmuş, uyumsuzluk ve husumet sürekli hale gelmiş, güven ilişkisi sona ermiştir. Şirket ortaklarından müvekkilimin bundan sonra şirketi diğer ortaklar ile birlikte yönetmesi, şirkete gidip gelmesi, kontrol etmesi ve denetlemesi imkanı kalmamıştır. Bu nedenlerle öncelikle şirketin feshi olmadığı takdirde müvekkilin tasfiyeden alacağı payın kendisine verilmesi talepli dava açılmıştır. Müvekkilim şirkete sokulmadığından dolayı yerel mahkeme bilgi almak için başvuru yapılmadı şeklinde değerleme yapmıştır. bu husus hatalıdır. evvelde tekrarladığımız üzere müvekkili davalılar şirkete sokmamaktadır. davalılar husumetlidir. şöyle ki ; Davalılar aralarında süregelen çekilmezlikten dolayı müvekkili zaten şirkete sokmamışlardır. Müvekkil halen de şirketin faaliyetlerinin yürütüldüğü binanın önünden bile geçememektedir. Davalılar müvekkilin şirkete girmesini engelledikleri gibi ona bilgi / hesap da vermemişlerdir. Dosyadan dinlenen tanıklar tarafların fiilen ayrıldıklarını, kavgalı oldukları için de birbirlerinin yanına gidip gelmediklerini, taraflar arasında uyuşmazlık olduğunu beyan vermiştir. Davalılardan ... hakkında müvekkilce güveni kötüye kullanma suçundan Yahyalı Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunmuş olup 2023/21 e. Sayılı karar ile KYOK kararı verilmiştir. Aynı zamanda müvekkilin yaptığı bu şikayet TTK 614 kapsamında şirket ortaklarından şirketin işleri ve hesapları hakkında bilgi alamamasından kaynaklı başvurduğu bir yoldur. Şirket ortağı talepte bulunurken gerekçe sunmakla yükümlü olmadığı gibi hakkın kullanımında şekil şartı da öngörülmemiştir. Somut durumda müvekkil şirket ortaklarına birçok kez bilgi alma talebinin bulunduğunu belirtmesine rağmen şirketin mali durumundan haberdar olamayınca Yahyalı Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/21 sayılı dosyası üzerinden şikayette bulunmuştur. 1996 yılında kurulan şirketin, 2009 yılında meyve üretimi sektörüne girmeye karar vermesiyle birlikte arazi almaya başlamış ve müteakiben şirket ortakları arasında yeniden iş bölümü yapılması gerekmiş, müvekkil ... satın alınan arazilerin ıslahı ve bahçe kurulumunu üstlenmiş, bu sebeple 12 yıl boyunca gece gündüz tüm vaktini buraya harcamış dolayısıyla şirkette olup bitenlerden uzak kalmış haberi olmamıştır. Nitekim bu bahçeler ürün vermeye başlamış ve alınan işyerleri için kullanılan şirket kredileri de bu elma bahçelerinin geliri ile ödenmiştir. Yargıtay kararından da sabit olduğu üzere , davacı müvekkil şirketten dışlanmış , şirket binasına dahi girmesi engellenmiş, tarafların kardeş olmasından kaynaklı da arada bulunan güven temelleri ve akrabalık bağı had safha da kopmuş , bundan mütevellit davalılar şirketi keyfi ihtiyari istedikleri şekilde yönetmişlerdir. Bu nedenlerle şirketin feshi için koşullar mevcuttur. İşbu dava tarafımızca 03/2024 tarihinde açılmış olup müvekkil dava açmadan evvel tarihte de davalılardan ... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan Yahyalı Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunmuş olup 2023/21 e. Sayılı karar ile KYOK kararı verilmiştir. Hal böyleyken müvekkil zaten davalılar ile savcılığa kadar intikal eden uyuşmazlıkları neticesinde yüz göz olmuş iken müvekkili , davalıların bilgi almak maksadıyla dahi şirkete sokmayacağı ve sokmadığı aşikardır. Kabul manasına gelmemek kaydıyla taraflar arasında derdest ceza davasının olmaması taraflar arasında husumet olmadığı anlamına gelmemektedir. Tarafların arasındaki bu durum ailenin diğer fertlerine de intikal etmiş, aile bağları kopmuş , ticaret ortaklığı bir yana kardeşlik ilişkileri de ortadan kalkmıştır. Bu durum taraflar arasındaki husumet ve gerilimi arttırmıştır. Yargıtay kararında belirtildiği üzere ortakların şirketi birlikte yönetme ve sürdürme iradeleri kalmamıştır. Yukarıda belirttiğimiz gibi kardeşlik bağları kopmuş , birbirlerine güven kalmamış ve aylardır birbirini dahi görmemişlerdir. Bu nedenlerle şirketin feshi için koşullar mevcuttur. Taraflar arasında derdest hukuk ve ceza dosyaları mevcuttur. Taraflar arasında şirket mallarının tespiti için müvekkilce Yahyalı SHM 2023/12 D.İŞ dosyasıyla ve yine şirket mallarının tespiti için müvekkilce Yeşilhisar SHM 2023/11 Talimat dosyası ile ... Mah, ... ada ve ...,...,...,... ve ... parsellerde bulunan şirket ortaklarından ... adına gözüken taşınmaz ve şirkete ait bina, 2 traktör, 2 ilaçlama makinası, dal parçalama makinası, ot biçme makinası, asansörlü hasat römorkü, 12 adet hasat trayleri, 1 adet 4 tekerlekli romörk, 1 adet damperli 1 adet 2 tekerlekli römork, ağaçlar, sulama sistemleri, borular, örtü sergilerinin tespiti yapılmıştır. Tespiti yapılan tüm bu araç gereçler elma ağacı bakımı ve elma üretiminde kullanılan malzemeler olup şirkete ait eşyalardır. Yine evvelde davalılar hakkında Yahyalı Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunmuş olup 2023/21 e. Sayılı karar ile KYOK kararı verilmiştir. Davalılar hakkında Mahkemeniz dosyası haricinde taraflar arasında Kayseri 1 ATM 2025/431 E. Sayılı dosyasıyla derdest olan tapu iptal ve tescili davası bulunmaktadır. Görüldüğü üzere gerek savcılık dosyası gerek delil tespiti dosyaları gerekse devam eden derdest hukuk dosyaları açısından taraflar arasında karşılıklı güven duygusu ve işbirliği olanağının olmadığı, tarafların şirketi birlikte yönetme ve sürdürme koşullarını bulunmadığı sabittir. Bu nedenlerle şirketin feshi için koşullar mevcuttur. Dava dilekçemizde de belirttiğimiz gibi şirkette resmi ve kayıt dışı gayri resmi hesap tutulmakta ve müvekkile payı ödenmemektedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki; dosyada buluna hükme esas alınan bilirkişi raporunda şirketin alacakları hesaplanmamıştır. Rapor bu yönüyle eksik inceleme ve değerlendirmeler barındırmakta olup hüküm kurmaya elverişli değildir. Bankalarda şirket hesapları blokeli durumdadır. Şirket hakkında 5-6 yıldır çek yasağı bulunmaktadır. Bu nedenle ilaç gübre ve aletleri üretici firmalardan değil de ikinci elden alabilmektedir. Şirket kötü yönetim sonucu bu duruma gelmiştir. Dava dilekçemizde de belirttiğimiz gibi şirkette resmi ve kayıt dışı gayri resmi hesap tutulmakta ve müvekkile payı ödenmemektedir. Bilirkişi raporunda bu yönde hiç bir incelemenin yapılmadığı görülmekte olup rapor bu haliyle eksiktir. Dosyaya evvelde sunduğumuz gayriresmi defte kaydında bazı müşterilere aylar ve yıllar itibariyle satılan malların hesaplarının tutulduğu görülmektedir. Bu durum resmi hesap dışında gayri resmi hesap ve kayıt tutulduğunu göstermektedir. Bu gayri resmi kayıtlarda alacaklar ve satışlar gözükmektedir. Raporda bu kayıtlar dikkate alınmamıştır. Belirtmek gerekir ki; şirketin diğer ortakları ... ve ... usulsüz tahsilatlar yapmakta, müşterilerin şirket hesabına yapması gereken ödemeleri kendi şahsi hesaplarına yaptırmaktadırlar. 21.08.25 tarihli rapora itiraz dilekçemiz ekinde sunduğumuz veresiye fişinde de bu husus açıkça görülmekte, müşterinin şirket hesabına yapması gereken ödemeyi ...'nün ... Bankası ... Şubesi'ne yaptığı anlaşılmaktadır. Tüm bu somut durumların varlığına rağmen şirketin mali yapısının güçlü olduğunun yahut iyi yönetildiğinin iddia edilmesi mümkün değildir. Şirket ortaklarından ... bankalardan krediler çekmiş ve çektiği kredilerin ödenmesinde sıkıntı yaşadığı için şirketin kredi puanı düşmüş, hakkında çek yasağı uygulanmıştır. Şirketin vergi borçları ödenmemekte, yapılandırmalar ihlal edilmekte, ortaklardan ... şirket gelirlerini iyi idare etmeyerek şirketi krediler ile dönmeye mecbur bırakmıştır. Ortağın ödeyemediği krediler nedeniyle şirketin kredi puanını düşmüştür. Hatta şirket sermayesi 1.800.000 TL artırılarak şirket adına kredi çekilebilmeye çalışılmıştır. Kredi limitleri dolu olduğu için kredi çekilen bankaların isteği üzerine kredi limitlerinin artırılabilmesi için sermaye ...Bankası ... şubesine yattı çıktı yapılmıştır. Dosyaya gelen SGK müzekkere cevabında firmanın 2.955,33TL borcu olduğu, ...bank’a yazılan müzekkere cevabında ...'nün... tarihli imza sirkülerinde yetkili göründüğü ve banka nezdinde kredi kullanmış olduğu, ... Bank tarafından verilmiş olan müzekkere cevabında ... tarafından çekilen kredilerin gözüktüğü, ... bankasından gelen müzekkere cevabında ... tarafından kullanılan kredilerin gözüktüğü, Yahyalı Kaymakamlığı'ndan gelen ... tarihli müzekkere cevabında ise firmanın 224.071,66 TL vergi borcu bulunduğu belirtilmiştir. Görüldüğü üzere şirketin devam eden borcu olduğu, davalılarca banka kredileri kullanıldığı , vergi borcu olduğu ve devam eden icra dosyaları olduğu sabittir. Tüm bu izah ettiğimiz hususlar ışığında müvekkile şirketten kar payının ödenmemesi ve başta şirket ortağı ... şirketi kendi menfaatleri için kullanarak kötü yönetim örneği sergilemesi, ...'nün şirketi kişisel menfaatleri için kredi ve vergi borçları altına sokması kar payı dahi ödenmeyen müvekkilin müvekkilin ayrılma talebindeki haklılığını ortaya koymaktadır. Davalılar şirket geliri ile kendi üzerilerine taşınmaz ve araçlar almıştır. müvekkilin şirket geliri ile alınan taşınır ve taşınmazlardan şirket payı oranında pay alması gerekmektedir. bu nedenlerle davalı ... ve ...adına kayıtlı tasfiyeye dahil edilmesini istediğimiz taşınmaz ve araçlar da olduğundan dolayı bu taleplerimizin de muhatabı davalılar olduğundan husumet onlara da yöneltilmiştir. ... ve ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi kararı yerinde değildir. Mahkeme hukuka aykırı gerekçelerle davanın reddine karar vermiştir. Mahkeme de her ne kadar şirketin feshi için dava açılmış ise de akabinde tasfiye sonucu alacağımız talep edilmiştir. yargıtayın yerleşik kararlarına göre fesih en son başvurulacak bir sonuç olduğundan mahkemenin fesih yerine resen tasfiye ile birlikte davacının payına düşen bedelin ödenerek çıkma kararı da verebileceği ortadadır. Mahkemenin hukuka aykırı gerekçelerle ortada olan bir sorunu çözmek yerine sorunu çözümsüz bırakması ve çözüm üretmemesi hak ihlalidir. adil yargılanma ve hukuki dinlenilme ilkesine aykırıdır. Kardeşler arasında husumetin olduğu , güven ilişkisinin bittiği, birbirleri ile davalık olduğu gerçeği karşısında haklı sebebin bulunmadığına ilişkin tespitin gerekçelendirilmesi gerekirken soyut değerlendirme ile davanın red edilmesi hukuki bir değer taşımamaktadır. Kaldı ki şirketin durumu iyi olsaydı dahi ortaklar arasında ortaklığın gerektirdiği ilişkinin koptuğu,husumetin ortaya çıktığı , güven ilişkisin kalmadığı bir halde şirket ortağını şirket ortağı olarak kalmaya zorlamak kanunun amacına da terstir. Mahkemenin resen çıkma veya müvekkilin hissesinin tasfiyesi ile şirketteki sermaye hak ve alacağının değerlendirilerek tespit edilecek bedelin kendisine ödenmesine karar vermesi gerekirken bunu yapmaması hakkın ihlalidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/333 E. 2025/1050 K. Sayılı kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasını..." talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, şirketin tasfiyesi talebine ilişkindir. Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davalılardan ... ve ...'nın işbu davada pasif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle bu davalılar yönünden davanın usulden reddine, diğer davalı şirket bakımından ise emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 01/10/2025 tarih ve 2025/559 E - 2025/5830 K sayılı ilamında belirtilen gerekçelerle, tasfiye talebinin ve davacının çıkma payı talebinin yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle davanın esastan reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 09/12/2025 tarih ve 2024/333 E - 2025/1050 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcı davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 md uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/02/2026