19. Hukuk Dairesi 2008/6315 E., 2009/2027 K. 19. Hukuk Dairesi 2008/6315 E., 2009/2027 K. - BONO - TEMSİL YETKİSİNİN KÖTÜYE KULLANILMASI - VEKALETEN İMZA "" Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra d…
19. Hukuk Dairesi 2008/6315 E., 2009/2027 K. **19. Hukuk Dairesi 2008/6315 E., 2009/2027 K.** **- BONO - TEMSİL YETKİSİNİN KÖTÜYE KULLANILMASI - VEKALETEN İMZA** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Keşidecisi davacı şirket, lehdarı davalı İlhami olan 27.02.2006 tanzim, 30.06.2006 vadeli nakden düzenlenen 150.000.00 YTL'lik bonoya istinaden lehdar 10.11.2006 tarihinde keşideci hakkında icra takibi yapmıştır. Davacı vekili, müvekkili şirketin aile şirketi olup, güven duydukları kuzenleri dava dışı M.Sadık'a 03.12.2004 tarihinde düzenleme şeklinde ve-kaletname verildiğini, 09.08.2006 tarihinde de azledildiğini, vekil Mehmet'in azilden sonra ancak azil tarihinden önceki bir tarihi göstererek yakın arkadaşı davalı İlhami adına bono düzenleyip verdiğini, müvekkili ile davalı arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını belirterek bono ile borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, bononun vekaletin devam ettiği süre içinde düzenlenip verildiğini, azilden haberleri olmadığını belirterek, davanın reddini ve tazminata hükmedilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, bononun şirket kayıtlarında yer almadığını ve bonodaki imzanın dava dışı vekil M.Sadık'a ait olduğu konusunda da uyuşmazlık bulunmadığını, vekaletnamede vekile çek ve senet düzenleme yetkisi de verilmiş ise de, vekilin temsil yetkisini vekalet verenin yararına kullanması gerektiği, lehdarın vekil ile yakın arkadaş olduğunu, vekil ile üçüncü kişinin çıkar ve işbirliği ilişkisi var ise vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmamasının MK'nın 2. maddesinin sonucu olup, bu kuralın hakim tarafından re'sen dikkate alınması gerektiğini, öte yandan bonoda bononun vekaleten imzalandığına dair ibare de bulunmadığını, bu nedenle dava konusu bono ile davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.