11. Hukuk Dairesi 2020/2149 E. , 2022/1158 K. "" MAHKEMESİ : ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21.11.2018 tarih ve 2017/399 E- 2018/802 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 03/02/2020 tarih ve 2019/595 E- 2020/116 K. sayılı karar…
**11. Hukuk Dairesi 2020/2149 E. , 2022/1158 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 21.11.2018 tarih ve 2017/399 E- 2018/802 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 03/02/2020 tarih ve 2019/595 E- 2020/116 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.02.2022 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, dava dışı Media Emlak Maden Turizm İnşaat Reklam Tanıtım Bilgisayar Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'nin 20.08.2008 tarihinde kurulduğunu, davalının 20.08.2008 tarihinde tescil edilen şirket ana sözleşmesi ile 10 yıl süre ile şirket müdürlüğüne seçildiğini, TTK.nın 617. maddesi gereğince yapılması gereken genel kurul toplantılarına çağrılmadığından ana sözleşmenin TTK.ya uyarlanamadığını, davalının şirket müdürlüğü görevinden istifasından birkaç gün önce 17/03/2016 tarihinde şirkete ait 3 adet otomobili, kendi şahsına devrettiğini, oysa şirket müdürünün kendisiyle sözleşme yapamayacağından devir sözleşmelerinin geçersiz olduğunu ve ilgili tescillerin iptaline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, devir sözleşmelerinin ve davalı adına oluşan tescillerin iptali ile araçların şirket adına tescilini; birleşen davada ise ; davalının, şirkete ait bağımsız bölümü kendi adına devrettiğini, bu devir işleminin de geçersiz olduğunu ileri sürerek, taşınmazın davalıya devrinin iptali ile şirket adına tescilini, bu mümkün olmazsa değerinin şirkete ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, husumet itirazı ve zamanaşımı definde bulunmuş, araçları kasko değerinden fazla bedel ödeyerek satın aldığını, taşınmazın ise zaten kendisi tarafından alındığını ve yasal mevzuat izin verince devrini sağladığını savunmuş, şirketin devir işlemleri ile zarara uğramadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Feri müdahil vekili, şirkete kayyum atandığını, menfaat sahibi olduğundan müdahil olarak davaya kabullerine karar verilmesini talep etmiştir.