(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/11621 E. , 2013/13726 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçim…
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2013/11621 E. , 2013/13726 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Suça sürüklenen çocuğun, suç tarihinde ... ilçesi ... İlköğretim Okulu'na ait kantin kapısının alt kısmında bulunan plastik bölmeyi kırmak suretiyle içeride bulunan yirmi dört adet teneke kutu meyve suyunu alarak birisini içip bazılarını da cebine koymaya çalıştığı sırada emniyet görevlilerine haber verilmesi nedeniyle yakalandığı, böylece kamuya ait eşya hakkında hırsızlığa teşebbüs ve kamu malına zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, olay yeri görgü ve tespit tutanağı, ikrar, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, eylemlerin, suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin sabit olduğu gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Eylem teşebbüs aşamasında kalmış ise de, suça sürüklenen çocuğun, suça konu malları çalarak tüketmiş olması nedeniyle zararın oluşması ve bu zararın da yargılama sırasında giderilmiş olması karşısında, TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanmaması gerektiği yönündeki tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Suça sürüklenen çocuğun 18 yaşından küçük olması karşısında 02/04/2009 tarihli duruşmanın yargılamasının kapalı gerçekleştirilmesi gerektiği gözetilmeden açık yapılarak 5271 sayılı CMK'nın 185. maddesine muhalefet edilmesindeki isabetsizlik telafisi mümkün olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 23/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.