T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:20/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:30/03/2022 BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DAVADA ASIL DAVANIN KONUSU:Kooperatif Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat BİRLEŞEN DAVALARIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:20/10/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süre…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:20/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:30/03/2022 BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DAVADA ASIL DAVANIN KONUSU:Kooperatif Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan Tazminat BİRLEŞEN DAVALARIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:20/10/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalılardan ...'un bir dönem müvekkili kooperatifin yöneticiliğini yaptığını, diğer davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kurucusu, hissedarı ve müdürü olduğunu, kooperatif yöneticilerinin kendi şirketleri ile ticari ilişki içine girmelerinin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 59/6'ya aykırı olduğunu, kooperatifin hiçbir borcu olmamasına rağmen kooperatif aleyhine ... İnşaat...Şti. tarafından herhangi bir belgeye dayanmadığı halde Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası ile takibe geçildiğini, takibin kesinleştiği tarihte ...'un yönetici olduğu için takibin kesinleştiğini, kooperatifin taşınmazlarının bu icra dosyasından satıldığını, kooperatif yöneticisinin kooperatif ile ticari ilişki içerisine girmesinin girilen hukuki işlemlerin hukuken batıl kıldığını, davalıların Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında zimmet, görevi kötüye kullanma, 6762 sayılı TTK'nın 67/3'e muhalefet suçlarından yargılandıklarını, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı'nın 27/01/2011 tarihli Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusu yazısı ve suç duyurusu raporu ve kooperatife gönderilen mali sorumluluk davası açılmasına ilişkin rapor bulunduğunu, bu raporlarda kooperatifin nasıl zarara sokulduğu, kasten borçlandırıldığı, sömürüldüğünün açıkça belirtildiğini, davalı eski kooperatif yöneticisi ...'un aynı zamanda kendi şirketi olan ... İnşaat...Şti. ile kooperatif arasında mali ilişki içerisine girdiğini ve olmayan borçlar yarattığını, eski yönetici tarafından bir takım sorumlulukların yerine getirilmediğini, davalıların yönetiminde yapılan projelerin zamanında teslim edilmediğini ya da hiç teslim edilmediğini, iş yapılan firmalara düzensiz ve hesapsız senetler verildiğini, bu senetler yüzünden kooperatifin iflasın eşiğine geldiğini, davalıların yönetiminde usulsüz olarak bazı üyelerin üyelikten çıkarıldığını, bu üyelerin açtıkları davalar neticesinde kooperatifin zarara uğradığını, buna ilişkin mahkemenin 05/08/2009 tarih ve ... Esas sayılı kararının bulunduğunu, burada davalılardan ...'un mahkemenin tedbir kararına aykırı hareket ederek kooperatif hissesini üzerine geçirdiğini, ...'un sahibi olduğu ... İnşaat Şirketi lehine kooperatif aleyhine usulsüz icra takipleri yaparak yönetimde olduğu dönemde kooperatifi gerçeğe aykırı olarak borçlandırdığını, bu nedenlerden dolayı fazlaya ilişkin zarar, ziyan, tazminat vs. her türlü hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla kooperatif eski yöneticilerinin eylemleri dolayısıyla kooperatifin uğramış olduğu zararın şimdilik 10.000,00 TL'sinin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ASIL DAVADA DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... vekili, Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, müvekkilinin kooperatif yönetiminde olduğu dönemde alınan kararların açıkça usulsüz düzenlenmediğini, bu sebeple imzası bulunan kararların kooperatifin ihtiyacına binaen gerekli olduğu düşüncesi ile imzaladığının açık olduğunu, müvekkilinin tek başına karar alma ve imza yetkisinin bulunmadığını, müvekkilinin usulsüzlüğe ilişkin herhangi bir fiili icraatının olmadığını, aksine kendisinin de diğer davalılar tarafından kurulmuş olan bir takım usulsüzlükleri gördüğü için 29/09/2010 tarihli dilekçe ile müşterek imzalı olarak ... ve ...'in babası ... ile birlikte Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'na usulsüzlük ihbarını bizzat kendisinin yaptığını, müvekkilinin ne davalılar ile ne de ... İnşaat ile herhangi bir çıkar birliği içinde olmadığını, bu yöndeki tüm iddiaların da iftira niteliğinde olduğunu, müvekkilinin herhangi bir şekilde zimmet suçu işlemediğini, mal varlığında bir artış veya sağladığı bir menfaat bulunmadığını, müvekkilinin tüm bu olaylardan bizzat zarar gören olduğunu, kendisinin de mağdur olduğunu, ne dairesini teslim alabildiğini, ne de yaptığı bir ödemelerin bir kısmının kayıtlara geçebildiğini, hala kirada oturduğunu, bu nedenlerle müvekkili yönünden açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ..., haksız ve dayanaksız olarak açılmış olan davayı kabul etmediğini, davanın reddini talep ettiklerini, davacı kooperatifin yöneticiliğini 2009 yılı Nisan ayı ile 28 Ağustos 2010 tarihleri arasında yaptığını, söz konusu dönemler sonrasında genel kurulda ibra edildiğini, şuanda görevde olan kooperatif yöneticileri de dahil olmak üzere hiçbir kişinin o dönemdeki genel kurulda ibraya yönelik herhangi bir itirazının olmadığını, sonrasında ibra kararının iptali istemiyle açılan herhangi bir davanın olmadığını, görev aldığı dönemde kooperatifi zarara uğratmak ve haksız menfaat sağlamak gibi ne en ufak bir amacının ne de buna yönelik bir eyleminin olmadığını, genel kurulda da ibra edilmişken aleyhine açılan iş bu dava ile amaçlananın, kooperatifin gerek kendisine gerekse şirketine olan borcundan kurtulmak istemesinden kaynaklandığını, davacı kooperatifin 2003 yılında kurulduğunu, 2004 yılında inşaata başladığını ve de 2010 yılında üyelerin dairelerine taşınmaya başladıklarını, bu süreç içerisinde iki defa kötü niyetli üyeler yüzünden engellemeler olduğunu, iki yıl hiçbir çivi dahi çakılamadığını, şirketi olan ... İnşaat'ın, davacı kooperatife sadece işçilik müteahhitliği (kaba işin) yaptığını, blok blok ve her iş için ayrı sözleşmeler yapıldığını, buradaki amacın işi ucuza mal etmek olduğunu, yukarıda belirttiği birinci engellemenin 2006 yılında olduğunu, aidatını yatırmayan 4-5 üyenin “... işi pahalı yapıyor diye” isyan etmesi üzerine kooperatif yönetiminin değiştiğini, bunun üzerine inşaatın bir yıl süreyle durduğunu, akabinde yapılan işin maliyetinin tespiti amacıyla Denizli 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası ile tespit istendiğini, bilirkişice işin maliyetinin 580.000,00 TL olarak belirlendiğini, yine üniversiteden bir bilirkişiden rapor istendiğini, bunun neticesinde değerin 620.548,00 TL olarak belirlendiğini, oysaki şirketi, söz konusu işi 442.000,00 TL'ye yaptığını, kendisinin kooperatif borçlarından dolayı mağdur olduğunu, borçların ödenmesi için taahhütte bulunduğunu, borcun ödenmemesi üzerine cezaevine girdiğini, mağduriyetine rağmen üyelerin bu konuda bir çaba sarf etmemiş olduğundan yine kendi imkanları dahilinde kendi parasıyla kooperatifin borcunu ödeyerek cezaevinden çıkabildiğini, bunun yanında kooperatif yetkilisi olarak bulunduğu başkaca ödeme taahhütleri de olduğundan ve de hakkında verilen ceza kararları nedeniyle kooperatif merkezine dahi gidemez olduğunu, hal böyle iken üyelerin aidat borçlarını ödemediklerini, bu mağduriyetine rağmen üyelerin bu duruma kayıtsız kalması nedeniyle o günden sonra kendisinin de yasal işlemleri başlattığını, görevi kötüye kullandığından bahisle hakkında şikayetçi olup işlem yaptıkları ...'ın, şimdiki kooperatif yönetimi ile işbirliği yaptığını, açılan davaların tamamının alacaklıları oyalamaya yönelik, asılsız nitelikte olduğunu, yanlışlıkların tamamının muhasebeci hatalarından kaynaklandığını, şahsına yönelik suçlamaların sorumlusunun ... olduğunu, sonuç olarak gerek şahsının gerekse şirketi olan ... İnşaat Şirketi'nin alacakları karşılığında hem davacı kooperatif hem de şirketindeki tüm kayıtları bilirkişi tarafından incelenirse kooperatifteki tüm muhasebe kayıtlarında ... tarafından bilerek yanlışlıkla yapıldığının anlaşılacağını, 2009-2010 yılları arasındaki kooperatifin yaptığı harcamalara ve toplanan aidatlar incelendiğinde arada ne kadar uçurum olduğunun görüleceğini, davacı kooperatifin sadece kendisine ve kendisinin şirketine değil yaklaşık 25-30 kişi ve kuruluşa olan borçları nedeniyle icra takiplerinin mevcut olduğunu, sonuç olarak kendisinin suçlamaları kabul etmediğini, yapılan isnatların tamamını reddettiğini ve haksız davanın reddini karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve davalı ... duruşmadaki beyanlarında davalı kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DAVADA DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı ... tarafından müvekkili kooperatif aleyhine Çivril İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyası ile ilamsız takip açılarak icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin bu takipten daha önce haberdar olmadığını, takibin kesinleşmesinden çok sonra kendilerine yenileme emrinin tebliği ile haberdar olduklarını, müvekkilinin takip alacaklısı şahsa ya da diğer davalı firmaya böyle bir borcunun bulunmadığını, başlatılan ilamsız takibe dayanak olarak 7 adet bono olduğu iddia edilen belge gösterildiğini ancak söz konusu belgelerin düzenleme tarihi olmadığını ve bono niteliği taşımadığını, 2005-2006 yıllarına ait olan belgelerin bono olduğu kabul edilecek olsa bile takip tarihi itibariyle zamanaşımına uğramış olduklarını, davacı kooperatife ait ticari defter ve kayıtlarda yer almadığını, takip alacaklısı olarak gösterilen davalı ...'un takip konusu belgelerde lehtar olarak gösterilen diğer davalı ... İnşaat...Şti. ünvanlı firmanın sahibi ve sorumlu müdürü olduğunu, davalı bu takibin açıldığı dönemde aynı zamanda davacı ... de yönetiminde yer aldığını, yani davalının açılan bu icra takibinin hem alacaklısı konumunda olup hem de borçlu kooperatifin yetkili temsilcisi olduğunu, diğer kooperatif üyeleri tarafından kısa süre sonra kendisinin yöneticilikten uzaklaştırılacağını bilen davalı taraf üyelere herhangi bir bilgi vermeksizin kötü niyetli olarak başlattığı icra takibini usulsüz tebligat ile takibe itiraz edilmeksizin kooperatif aleyhine kesinleştiğini, daha önce davalı tarafından müvekkili kooperatif hakkında Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlattığı icra takibi usule aykırı olarak davacı tarafından kesinleştirildiğini, daha sonra Denizli 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan menfi tespit davasının 16/07/2013 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile kabul edilerek müvekkili kooperatifin davalı firmaya borçlu olmadığına karar verildiğini, dava dosyasında bilirkişi tarafından alınan raporda tarafların ticari defterlerine göre müvekkili kooperatifin davalı tarafa borcu olmadığı, aksine ilgili tarih itibariyle 130.000,00 TL'den fazla alacağının bulunduğunun tespit edildiğini, davalı tarafın müvekkili kooperatifi zarara uğratmak amacıyla başlattığı icra takibini ayrıca kooperatifin yönetimini elinde tuttuğu için açık itiraz sebepleri bulunmasına rağmen itiraz edilmeksizin kesinleştirmek sureti ile kötü niyetle hareket ettiğini beyan ederek, davanın kabulü ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DAVADA DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ..., dava konusu icra dosyasının Çivril'de olması gerekse Çal ilçesinde ikamet etmesi nedeniyle Denizli Mahkemeleri'nin yetkisini kabul etmediğini, dosyanın Çivril Asliye Hukuk Mahkemeleri'ne gönderilmesini talep ettiğini, bahse konu icra dosyasındaki alacak konuları senetle imza altına alındığını, borçlu kooperatif tarafından ... Firması'na verilmiş ve ... Firması da tarafına ciro ederek verdiğini, davacı kooperatifin borçtan kurtulmak için dava dilekçesindeki iddiaları belirttiğini, iş bu dosyalarda aleyhine verilmiş ve kesinleşmiş olan hiçbir karar bulunmadığını, senetlerin ... İnşaat Ltd. Şti. ile borçlu kooperatifin yapmış olduğu sözleşmeler ve yaptığı inşaat işleri karşılığında verilmiş senetler olduğunu, bu senetlerin karşılığı sözleşmeler gereği ifalar yapıldığını, bu hususta davacının itirazının bulunmadığını beyan ederek, haksız olarak açılan bu davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DAVADA DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı ... tarafından müvekkili kooperatif aleyhine Çivril İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyası ile ilamsız takip açılarak icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin bu takipten daha önce haberdar olmadığını, takibin kesinleşmesinden çok sonra kendilerine yenileme emrinin tebliği ile haberdar olduklarını, müvekkilinin takip alacaklısı şahsa ya da diğer davalı firmaya böyle bir borcunun bulunmadığını, başlatılan ilamsız takibe dayanak olarak 4 adet bono olduğu iddia edilen belge gösterildiğini, ancak söz konusu belgelerin düzenleme tarihi olmadığını ve bono niteliği taşımadığını, 2005-2006 yıllarına ait olan belgelerin bono olduğu kabul edilecek olsa bile takip tarihi itibariyle zamanaşımına uğramış olduklarını, davacı kooperatife ait ticari defter ve kayıtlarda yer almadığını, takip alacaklısı olarak gösterilen davalı ...'un takip konusu belgelerde lehtar olarak gösterilen diğer davalı ... İnşaat...Şti. ünvanlı firmanın sahibi ve sorumlu müdürü olduğunu, davalı bu takibin açıldığı dönemde aynı zamanda davacı ... de yönetiminde yer aldığını, yani davalının açılan bu icra takibinin hem alacaklısı konumunda olup hem de borçlu kooperatifin yetkili temsilcisi olduğunu, diğer kooperatif üyeleri tarafından kısa süre sonra kendisinin yöneticilikten uzaklaştırılacağını bilen davalı taraf üyelere herhangi bir bilgi vermeksizin kötü niyetli olarak başlattığı icra takibini usulsüz tebligat ile takibe itiraz edilmeksizin kooperatif aleyhine kesinleştiğini, daha önce davalı tarafından müvekkili kooperatif hakkında Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlattığı icra takibi usule aykırı olarak davacı tarafından kesinleştirildiğini, daha sonra Denizli 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan menfi tespit davasının 16/07/2013 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile kabul edilerek müvekkili kooperatifin davalı firmaya borçlu olmadığına karar verildiğini, davalı tarafın davacı ... zarara uğratmak amacıyla başlattığı icra takibini ayrıca kooperatifin yönetimini elinde tuttuğu için açık itiraz sebepleri bulunmasına rağmen itiraz edilmeksizin kesinleştirmek sureti ile kötü niyetle hareket ettiğini beyan ederek, davanın kabulü ile %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DAVADA DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ..., dava konusu icra dosyasının Çivril'de olması gerekse Çal ilçesinde ikamet etmesi nedeniyle Denizli Mahkemeleri'nin yetkisini kabul etmediğini, dosyanın Çivril Asliye Hukuk Mahkemeleri'ne gönderilmesini talep ettiğini, bahse konu icra dosyasındaki alacak konuları senetle imza altına alındığını, borçlu kooperatif tarafından ... Firması'na verilmiş ve ... firması da tarafına ciro ederek verdiğini, davacı kooperatifin borçtan kurtulmak için dava dilekçesindeki iddiaları belirttiğini, iş bu dosyalarda aleyhine verilmiş ve kesinleşmiş olan hiçbir karar bulunmadığını, senetlerin ... İnşaat Ltd. Şti. ile borçlu kooperatifin yapmış olduğu sözleşmeler ve yaptığı inşaat işleri karşılığında verilmiş senetler olduğunu, bu senetlerin karşılığı sözleşmeler gereği ifalar yapıldığını, bu hususta davacının itirazının bulunmadığını beyan ederek, haksız olarak açılan bu davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Asıl dava dosyası yönünden; dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 sayılı Kanun'un 341. maddesi gereğince sorumluluk kararı alınması ya da açılan davaya muvafakat verilmesine ilişkin genel kurul kararının sunması ve görevde bulunan denetçilerin davayı takip etmesi veya davayı takip eden vekiline vekaletname vermesi için davacı vekiline kesin süre verilmiş olup, davacı vekili duruşmada her ne kadar davacı kooperatifin üye sayısının çokluğu nedeniyle genel kurulun toplanamadığını, kendilerine yeniden süre verilmesini talep itmiş ise de, davacı vekiline 03/11/2021 tarihli duruşmada gelecek duruşma tarihi olan 30/03/2022 tarihine kadar kesin süre verilmiş olup, aradan geçen beş aylık sürenin makul bir süre olduğu anlaşılmakla dava şartı yokluğu nedeniyle davacının davasının usulden reddine, birleşen ... ve ... Esas sayılı dosyalar yönünden; Çivril İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... Esas sayılı takip dosyalarında takibe konu senetler takip tarihleri itibari ile zamanaşımına uğradığından alacaklı tarafından ilamsız icra takibi yolu ile takip talebinde bulunulduğu görülmüştür. Dava konusu senetler bu şekliyle kambiyo senedi vasfına haiz olmadığından, ciro yolu ile devir ve temlik edilemez. Ciro, sadece kambiyo senetleri yönünden söz konusu olabilecek bir işlemdir. Herhangi bir nedenle kambiyo senedi niteliğini taşımayan veya bu vasfını sonradan kaybeden, dolayısıyla adi senet niteliğinde olan bir senet, ancak, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 183. ve sonraki maddelerinde düzenlenmiş olan alacağın temliki hükümlerine tabi olarak temlik edilebilir. Bir başka deyişle kambiyo senedi niteliğinde olmayan belgelerdeki (adi senetlerdeki) hakkın ciro yolu ile devri mümkün olmayıp, böyle bir hak, ancak alacağın temliki suretiyle devredilebilir. 6098 sayılı TBK'nın 184. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak yapılmış bir temlik bulunmaması halinde, kambiyo senedi niteliği taşımayan senedi ciro ile alan kişinin, yetkili hamil sıfatının bulunmadığının, dolayısıyla takip hakkının da olmadığının kabulü gerekir. Kambiyo senedi niteliğinde olmayan belgelerdeki hakkın ciro yolu ile devri mümkün olmayıp, böyle bir hak ancak alacağın temliki suretiyle devredilebilir. Takibe konu senetlerde hakkın devredildiğine dair dosyada herhangi bir temlik sözleşmesi bulunmadığı gözetilerek davalı ...'un senetleri ciro yolu ile devralarak, ciro yoluyla son hamil sıfatıyla icra takibi başlatmış olup, kambiyo (bono) vasfı bulunmayan senetlerin ciro yolu ile devralmış olduğundan davalının takip alacaklısı sıfatı bulunmamaktadır. Bu senetlerden dolayı keşideci, senet lehtarına karşı adi senet borçlusu olarak sorumlu olur. Ancak adi senetten doğan haklarını lehtar, takip eden kişilere ancak yazılı temlik sözleşmesi ile devredebilir, ciro yolu ile devredemez. Bu itibarla davalı, senedi yazılı bir temlik sözleşmesi ile devralmadığından, senede dayalı olarak davacı keşideciden bir talepte bulunamayacağından her iki birleşen dosya yönünden davacının davasının kabulüne" gerekçesiyle asıl davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kooperatifin yöneticiliğini Nisan 2009 ile 28 Ağustos 2010 tarihleri arasında yaptığını, icra takiplerine dayanak yapılan 1 adet bononun 30/11/2005 - 30/05/2006 ödeme tarihli olarak düzenlendiğini, bonoların müvekkilinin görev yaptığı süreçte tanzim edilmediğini, müvekkilinin kooperatifi zarara uğratma ya da haksız menfaat sağlamaya yönelik bir kastının ya da eyleminin bulunmadığını, müvekkilinin yönetim kurulunda görev yaptığı süreçte yetkilisi olduğu ... İnşaat ile kooperatif arasında herhangi bir ticari ilişkinin de bulunmadığını, bahsi geçen senetlerin müvekkiline 2010 yılı huzur hakkı olarak ve de kooperatifin borcundan dolayı teslim edildiğinin senet teslim tutanaklarından da görüldüğünü, davacı tarafça dava konusu icra takiplerine hiçbir itiraz edilmediğini, icra takiplerinin iptaline yönelik herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, dava konusu icra takibinin kesinleştiğini, davacının birleşen menfi tespit davalarını açmakta kötü niyetle hareket ettiğini, davacı tarafın yapılan cironun geçersizliğine, taraf husumeti yokluğuna ve ... İnşaat ile müvekkili arasında alacağın temlik sözleşmesi ile devredilmesi gerektiğine yönelik bir itirazda bulunmamışken, mahkemece bu hususun resen dikkate alınarak hükme esas alınmasının kabulünün mümkün olmadığını, senetlerdeki ciroların vadeden önce ve de haliyle zamanaşımına uğramadan önce yapıldığını, ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığını, yapılan ciroların geçerli olduğunun sabit olduğunu, bu nedenle senetleri usulüne uygun şekilde devralan ve taraf sıfatı haiz olan müvekkilinin takip dayanağı senetleri icra takibine konu etmesinde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, bonoların kambiyo senedi niteliği taşımadığı hususunun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, mahkemece alacağın ispatına yönelik inceleme ve araştırma yapılması gerektiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının birleşen davalar yönünden kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Asıl dava; kooperatif yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklı tazminat, birleşen davalar menfi tespit istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle kooperatif yöneticilerinin sorumluluğuna ilişkin asıl davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, birleşen menfi tespit davalarının kabulüne karar verilmiştir. Davalı ... birleşen menfi tespit davalarını istinaf etmiştir. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, dava konusu senet kambiyo senedi vasfına haiz olmadığından, ciro yolu ile devir ve temlik edilememesine, böyle bir hakkın ancak alacağın temliki suretiyle devredilebilmesine, takibe konu senetlerde hakkın devredildiğine dair dosyada herhangi bir temlik sözleşmesi bulunmamasına, lehtar tarafından kaşe basılıp imzalanmak suretiyle yapılan ciro beyaz ciro olup bu devrin alacağın temliki niteliği taşımamasına (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2023/6991 Esas - 2024/4571 Karar sayılı ilamı), bu itibarla davalı, senedi yazılı bir temlik sözleşmesi ile devralmadığından davacının takipler nedeniyle davalıya borçlu olmadığına yönelik kararda bir isabetsizlik bulunmamasına (aynı yönde içtihatlar için bakınız: Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2017/2531 Esas - 2018/6575 Karar ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2012/7788 Esas - 2012/13413 Karar sayılı ilamları), kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince birleşen davalar yönünden alınması gerekli 4.030,29 TL (1.639,44 TL + 2.390,85 TL) nispi istinaf karar harçlarından peşin olarak yatırılan 1.007,57 TL (409,86 TL + 597,71 TL) harçların mahsubu ile bakiye 3.022,72 TL istinaf karar harcının davalı ...'dan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davalı ...'un istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. ...