11. Hukuk Dairesi 2010/327 E. , 2011/9313 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.05.2009 tarih ve 2008/598-2009/300 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm b
**11. Hukuk Dairesi 2010/327 E. , 2011/9313 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.05.2009 tarih ve 2008/598-2009/300 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, müvekkili ile şirket ortakları arasında ailevi nedenlerle husumet doğduğunu, diğer hissedarların müvekkilini şirketten dışladıklarını, 05.10.2006 tarihinde yapılan toplantıda müvekkilinin var gösterilerek sermaye artırımı kararı alındığını, ancak müvekkilinin bu toplantıdan haberdar edilmediğini, söz konusu toplantının TTK'nun 538. maddesinde öngörülen şekilde yapılmadığı için usulsüz olduğunu, sermaye artırımı kararının ortakların mesuliyetini artıran kararlardan olduğunu, bu nedenle ittifakla alınmasının gerektiğini, sermayenin 50.000 TL'den 500.000 TL'ye yükseltilmesinin MK'nun 2. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek, 05.10.2006 tarih 2006/1 sayılı sermaye artırımı kararı ile 06.06.2008 tarih 2008/1 sayılı sermaye hisse dağılım kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının genel kurula katıldığını, tüm pay sahiplerinin hazır bulunması ve hiçbir ortağın itiraz etmemesi halinde TTK'nun 538/son maddesi gereğince çağrı yapılmasının gerekmediğini, davacının sermaye artırımı kararına muhalif kalmadığını, şirket sermayesinin artırımı kararının MK'nun 2. maddesine aykırı olduğu iddiasının yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin anonim şirket olarak faaliyet gösterdiği, davacının şirket ortağı olduğu, 05.12.2006 tarihli genel kurulun TTK'nun 370. maddesi uyarınca toplandığı, şirket sermayesinin artırılmasına oybirliği ile karar verildiği, 06.12.2006 tarihinde yönetim kurulunun toplanarak başkan ve üye seçimini yaptığı, sermaye artışı dikkate alınarak ortakların taahhüt ettiği payların belirlendiği, davacının da bu yönetim kurulunda hazır bulunduğu, şirket tarafından alınan kararların 20.12.2006 tarihinde ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı, 25.04.2007 tarihinde şirketin tür değiştirerek limited şirket olduğu, yeni şirketin sermayesinin önceki gibi 500.000 TL olarak belirlendiği, 05.12.2006 tarihli sermaye artırımı kararının daha sonra düzenlenen esas mukavele ile benimsendiği, iptali istenen 06.06.2008 tarih 2008/1 sayılı kararın yönetim kurulu kararı niteliğinde bulunduğu, sermaye oranlarının belirlenmesine etkili olmadığı ve ortaklar kurulu kararına ihtiyaç gösterdiği, bu niteliği itibariyle iptal davasının konusu yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Davacı, davalı limited şirketin ortaklar kurulunun TTK'nun 538. maddesine aykırı olarak toplandığını ve şirket sermayesinin artırılmasına karar verildiğini ileri sürerek 05.10.2006 ve 06.06.2008 tarihli kararların iptalini istemiştir. Ancak, davalı 10.04.2007 tarihine kadar anonim şirket statüsünde olup, bu tarihte nevi değiştirerek limited şirket statüsünü kazanmıştır. İptali istenen 05.10.2006 tarihli karar da davalının anonim şirket statüsünde olduğu dönemde alınan ve sermaye artışına yönelik yönetim kurulu kararıdır. Anonim şirketlerde, yönetim kurulunun sermaye artırımına ilişkin karar verme yetkisi bulunmadığından, mahkemece de benimsendiği üzere davacının iptal isteminin 05.12.2006 tarihinde davalı şirketin genel kurulunda aynı konuda alınan karara yönelik olduğu kabul edilmelidir. Söz konusu genel kurul, TTK'nun 370. maddesi gereğince toplanmış olup, anılan madde uyarınca anonim şirketin çağrısız toplanabilmesi için şirketin tüm ortaklarının genel kurulda bulunmaları ve bunların herhangi bir itirazda bulunmamış olmaları gerekir. Bu şartlara uyulmaması halinde genel kurulda alınan kararlar batıl olacaktır. Somut olayda, davalı şirketin tüm ortaklarının katılımı ile genel kurulunun toplandığı ve iptali istenen kararı aldığı savunulmuş ve bu genel kurula davalının da katıldığını gösterir hazirun cetveli ibraz edilmiştir. Davacı, dava konusu kararın alındığı genel kurula katılmadığını ve dosyaya ibraz edilen hazirun cetvelinin altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğüne göre, mahkemece söz konusu hazirun cetvelindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda imza incelemesi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. Öte yandan, mahkemece iptali istenen 06.06.2008 günlü kararın yönetim kurulu kararı niteliğinde bulunduğundan iptal davasının konusu olamayacağı kabul edilmiş ise de, yasada limited şirketin organları arasında yönetim kurulunun sayılmadığı, bu durumda iptali istenen kararın ortaklar kurulu kararı olduğu kabul edilerek, buna göre alınan kararın iptalinin gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yönetim kurulu kararının iptal davasının konusu olamayacağından bahisle davanın reddine karar verilmesi de doğru olmamış, hükmün bu nedenle da bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.