12. Hukuk Dairesi 2025/4797 E. , 2025/8114 K. "" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkikinin davalı/ borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünü…
12. Hukuk Dairesi 2025/4797 E. , 2025/8114 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkikinin davalı/ borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından Ünye İcra Müdürlüğü'nün 2020/326 esas numaralı dosyası ile başlatılan icra takibinin kesinleştiğini ve alacağının tahsili amacıyla borçlunun işyerine 13/11/2020 tarihinde ve mernis adresine 20/11/2020 tarihinde hacze çıkıldığını, borçlunun borca yetecek haczi kabil malının bulunamadığını, borçlu davalı ...'nun ... Mahallesi 1 01... numaralı parselde kayıtlı fındık bahçesini değerinin çok altında bir bedelle davalı oğlu ...'na devrettiğini, belirtilen tasarrufun, mal kaçırmaya yönelik olup, iyiniyet kurallarına aykırı şekilde yapıldığını, tapudaki satım bedeli ile gerçek değer arasındaki fahiş fark ve taraflar arasındaki ilişki dikkate alındığında diğer davalının da söz konusu aciz durumunu bildiğini, söz konusu işlemin muvazaalı olduğunu belirterek tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı-borçlunun ev ve iş yerinde haczi kabil malı bulunmakta olduğunu, bu nedenle haczi kabil mal bulunmadığına ilişkin haciz tutanağının gerçeği yansıtmadığını, taşınmazı satın alan ...'nun diğer davalının oğlu olsa da, miras konusu taşınmazın başkasına satılmasını istemediğini, kendi birikimleri, kredi kullanımı ve arkadaş çevresinden borç alarak söz konusu taşınmazı devraldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılardan ... ve ...'nun baba-oğul oldukları, borçlu davalının borçlu olduğunu diğer davalı alıcı ...'nun bildiği veya bilebilecek kişilerden olduğu kanaatine varıldığı, iptale konu taşınmazın gerçek değeri ile tapudaki satış bedeli arasında çok fazla fiyat farkı bulunduğu, bu farkın İİK m.278/III-2 gereği fahiş bir fark olduğu, ayrıca İİK'nin 280. maddesi gereğince de davalı ...'nun nüfus kayıtlarından borçlunun mali durumu ve alacaklılarını ızrar kastı ile hareket ettiğini bilebilecek şahıslardan olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, dava konusu Ordu ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 01... parsel sayılı taşınmazın, davalı ... tarafından davalı ...'na Ünye Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 17/05/2019 tarih, 7038 yevmiye numaralı satış akdi suretiyle yapılan tasarruf işleminin, davacının Ünye İcra Müdürlüğü'nün 2020/326 esas sayılı icra dosyasındaki asıl alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere iptaline, davacıya Ünye İcra Müdürlüğü'nün 2020/326 Esas sayılı takip dosyasındaki asıl alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) dava konusu taşınmaz üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-b-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 1.İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan ... bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir. Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları, üç grup altında ve İİK.nun 278, 2 79... . maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak, bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar, sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır. (İİK.md.281) Bu yasal nedenle de, davacı tarafından İİK.nun 278, 2 79... . maddelerinden birine dayanılmış olsa dahi, mahkeme bununla bağlı olmayıp, diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir (Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı). Genelde denilebilir ki, borçlunun iptal edilebilecek tasarrufları, alacaklılarından mal kaçırılmasına yönelik olarak yapılan ivazsız veya aciz halinde yapılan tasarruflar ile alacaklılarına zarar verme kastıyla yapılan tasarruflardır. Öte yandan, tasarrufun iptali davalarında 3. kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişinin davaya dahil edilmemesi ya da davaya dahil edilmekle birlikte iyi niyetli olduğunun anlaşılması halinde İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişinin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekir. Aynı şekilde davalı 3.kişinin borcundan dolayı dava konusu taşınmazın cebri icra yolu ile satılması halinde de davalı 3. kişi bu bedel ile sorumlu tutulur. Somut olayda, dava konusu ... Mahallesi, 101 ada, 4 numaralı parselde kayıtlı taşınmazın, üzerindeki ipotek borcu nedeniyle Ankara 34. İcra Müdürlüğü'nün 2022/1821 E.sayılı dosyasında yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi sonrasında, Ünye İcra Müdürlüğü'nün 2022/655 Talimat sayılı dosyasından yapılan ihale sonucu, 29.12.2022 tarihinde, ...Bankası T.A.O.'ya alacağa mahsuben satıldığı anlaşılmaktadır. İpotek; davalı 3.kişi ...'nun borcundan dolayı konulmuş olup, 19.06.2020 tarihlidir. Taşınmazın davalı 3.kişi ...'nun alacaklısı olan ...Bankası T.A.O.'nun yaptığı takip sonucunda satıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; dava konusu taşınmaz davalı 3.kişi ...'nun borçları nedeniyle satılmış olup; davalı 3.kişi ...'nun, davalı borçlu ...'nun oğlu olarak, İİK'nun 280/1 maddesi gereğince borçlunun mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğunun anlaşılmasına göre; ihale bedelinin, davacı tarafından yapılan icra takip dosyasındaki alacak ve fer'ileri ile sınırlı olmak üzere, davalı 3.kişi ...'ndan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HMK 373/1 maddesi gereğince dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.