Hukuk Genel Kurulu 2015/837 E. , 2019/253 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “maddi ve manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Ankara 19. İş Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne dair verilen 19.07.2012 tarihli ve 2010/708 E., 2012/663 K. sayılı karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 15.04.2013 tarihli ve 2012/21562 E., 2013/7505 K. sayılı kararı ile; “…1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delille…
**Hukuk Genel Kurulu 2015/837 E. , 2019/253 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Taraflar arasındaki “maddi ve manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Ankara 19. İş Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne dair verilen 19.07.2012 tarihli ve 2010/708 E., 2012/663 K. sayılı karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 15.04.2013 tarihli ve 2012/21562 E., 2013/7505 K. sayılı kararı ile; “…1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, iş kazası nedeniyle sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL maddi tazminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın 18.09.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; iş kazası sonucu davacı sigortalının sürekli iş göremezlik oranının % 50 olduğu, SGK Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kusur raporunda olayın meydana gelmesinde işveren davalı şirketin % 20, dava dışı karşı araç sürücüsünün % 40, davacı işçinin % 40 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği anlaşılmaktadır. Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen 818 sayalı Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 60. maddesi(tam dayanışmalı sorumluluk) ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen Borçlar Kanunu’nun 51. maddesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 60. maddeleri(eksik dayanışmalı sorumluluk) uyarınca davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir. Teselsül, ister yasadan, ister sözleşmeden doğmuş olsun, bu kuraldan yararlanmak için, zarara uğrayanın, daha geniş bir deyimle alacaklının talebi gereklidir. Somut olayda; dava dilekçesinin içeriğinden yol genişletme çalışması sırasında karşı yönden gelen aracın kendisine çarpması ile trafik iş kazası geçirerek yaralanan davacının, seçimlik hakkını kullanarak davalı işveren aleyhine müteselsil sorumluluk esasına dayanarak maddi ve manevi tazminat isteminde bulunduğu anlaşıldığından, davacının kusur oranı dışındaki toplam kusurun % 60 olduğu gözetilerek maddi tazminat hesabı yapılması gerekirken, hükmün gerekçesinde sadece iş verenin kusuru esas alınarak hesaplama yapılması doğru olmamıştır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır…”