T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:26/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:08/11/2021 DAVANIN KONUSU:Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:26/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GE…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:26/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:08/11/2021 DAVANIN KONUSU:Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:26/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun hizmet alımı işinin ihale edilmesi neticesinde ihaleyi alan davalı şirketlerin, ihale dokümanı gereğince müvekkiline hizmet verdiklerini, davalı şirketlerin, ihale konusu işi ihale dokümanı gereğince dava dışı işçi gibi işe aldığı işçiler eliyle tamamladıklarını, ancak davalı şirketler tarafından işe alınan ve çalıştırılan dava dışı işçi ... tarafından müvekkili idareye karşı açılan Antalya 4. İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davanın yargılaması neticesinde; mahkemenin ... Karar sayılı kararı verildiğini, bu kararda; dava dışı işçi lehine kıdem tazminatı, ihbar tazminatı vs. işçilik alacakları ile yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiğini, anılan kararın gerekli harçlar müvekkil idarece yatırılmak suretiyle istinaf edildiğini, istinaf incelemesi neticesinde istinaf talebinin reddine karar verildiğini, söz konusu mahkeme ilamının dava dışı işçi ... vekili tarafından Burdur İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile müvekkili idare aleyhine takibe konulduğunu, takipte kesinleşen miktar, icra faiz ve masrafları ile bu dava kapsamında mahkum kalınan yargılama giderleri dahil olmak üzere ücretin dava dışı işçiye ödendiğini, ödemeye ilişkin banka dekontunun ekte sunulduğunu, ilaveten, ilk derece mahkemesi kararına istinaden ödenmek durumunda kalınan bakiye karar harcı ile istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile istinaf kararına istinaden ödenen onama harcı, bakiye karar harcının müvekkili idarece ödendiğini, Antalya 4. İş Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı kararı detaylıca incelendiği zaman da görüleceği üzere dava dışı işçinin, diğer davalı şirketler nezdinde çalışmış olup mahkemece işçinin alacağını garanti altına almak adına bu ücretlerin ödenmesinden müvekkili kurumun da bu şirketler ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna karar verildiğini, yani dava dışı işçinin alacağının korunması adına işçi alacaklarından Mahkemece müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulduklarını, işçiyi işinden çıkaranın müvekkili değil, davalı şirketlerin kendisi olduğunu, işçilere ödeme yapmakla sorumlu olanın taşeron firmalar olması nedeni ile açılan davalar neticesinde hükmedilen işçilik alacaklarının, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden de taşeron firmaların sorumlu olduklarını, anlatılan nedenlerle, davalı taşeron şirketler tarafından, müvekkili idareye sunulan ihale kapsamında, karşı taraf şirket tarafından çalıştırılan, dava dışı işçi ... ın müvekkiline ve taşeron firmaya işçilik alacakları istemi ile açtığı davada, Antalya 4. İş Mahkemesinin 05/02/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı neticesinde Antalya 1.İcra Dairesinin ... Esasında başlatılan icra takibi ile dava dışı işçiye ödenen İşçilik alacakları ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin, alt işveren konumunda bulunan davalı şirketten rücuen tazmini istemi ile 21053,85.-TL’nin ödeme tarihi olan 22/10/2019 tarihinden itibaren; 631,76 TL 359,20TL ve 587,96TL bakiye karar harcı, istinaf karar harcı ve istinaf kanun yoluna başvurma bedelleri toplamının ödeme tarihleri olan 24/07/2020, 20/02/2020 ve 20/02/2020 tarihinden itibaren, toplamda 22632,77.-TL'nin arabuluculuk yoluna başvuru tarihi ile ödeneceği tarihe kadar işletilecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı şirketten rücuen tazminini talep etmiştir. DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... Taşımacılık İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazlarının olduğunu, davacı kurum ile müvekkili arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisi olmayıp ihale eden ve ihale alan ilişkisi olduğunu, mahkemenin görevsiz olduğunu, davacının muvazaalı işlemler yaptığını, kimsenin kendi muvazaasına dayanamayacağını beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Tur. Ve Tic. Ltd .Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı ve görev itirazlarının olduğunu, dava dışı üçüncü kişi ...'in davacı kurum bünyesinde, 01/01/2015 tanzim tarihli belirli süreli iş sözleşmesi ile şoför olarak 01/01/2015 ve 31/12/2016 tarihleri arasında çalıştığını, sözleşmenin hiç bir ihtar ya da ihbara gerek kalmaksızın 31/12/2016 tarihinde sona ereceğinin kararlaştırıldığını, davalı şirketin iş akdinin sona erdiği tarih itibariyle alt işverenlik sıfatının sona erdiğini, davacının ... bünyesinde başka alt işveren himayesinde çalışmaya devam ettiğini, dolaysıyla ortada davalı şirket tarafından yapılmış feshin olmadığını, kimsenin kendi eylem ve kusurunun sonucu ortaya çıkan zararı üçüncü kişiden talep edemeyeceğini beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...Tarafların dahil olduğu iş mahkemesi dosyasında verilen ve kesinleşen karara göre taraflar arasında bir asıl - alt işveren ilişkisi olduğu sabittir. Davalının kesinleşen bu karar üzerine yaptığı savunmaya itibar etme olanağı yoktur. Bir borcun birden fazla borçlusundan borcun kendi payından fazlasını ödeyen taraf diğerlerine rücu edebilir. Bu konuda bir düzenleme yoksa rücu eşit oranda yapılacaktır. Ancak, işçilik alacaklarına ilişkin davalarda sorumluluk ancak işçinin çalıştığı dönemle sınırlı olduğundan farklı bir rücu hükmü getirilmiştir. Bu sebeple davalılar ancak dava dışı işçiyi çalıştırdıkları döneme denk gelen tazminat miktarından sorumlu olacaktır. Bu husus ile ilgili rapor alınmış hüküm kurmaya elverişli görülen rapora göre davalıların sorumluluk miktarı belirlenerek.." şeklindeki gerekçe ile karar verildiği anlaşılmaktadır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı ... Taşımacılık İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. vekili ile davalı ... Tur. ve Tic. Ltd .Şti vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Taşımacılık İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin görevsiz olduğunu, davalı müvekkili ile davacı taraf arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisi değil ihale alan - ihale veren ilişkisinin söz konusu olduğunu, davacı tarafından yapılan ödemenin, davalı müvekkilinden talep edilmesinin söz konusu olamayacağını, zira davalı müvekkili alt işveren olmadığından dava dışı işçinin, işçilik alacaklarından sorumluluğunun da bulunmadığını, davacı kurum tarafından dava dışı işçinin görevlendirme yazılarının istenmesi durumunda işçi üzerindeki denetim hakkının, emir ve talimat verme yetkisinin davacı kurumda olduğunun gözükeceğini, dava dışı işçinin davalı müvekkili bünyesinde sigortalı olduğu dönemde dahi ücret alacağının davacı kurum tarafından ödendiğini beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Tur. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı işçinin, müvekkili şirket nezdinde çalışmasının sonlandığı tarihin 31/12/2016 tarihi olduğunu, devreden işverenin sorumluluğunun, devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlı tutulduğunu, somut olayda asıl işverenden alınan işin farklı alt işverenler tarafından arka arkaya akdedilen ihale sözleşmeleriyle sürdürülmesi söz konusu olduğundan, bu durumun alt işverenler arasında işyeri devri olarak değerlendirilmesi gerektiğini, rücu hakkının kullanılmasının yasal şartlarının olmadığını, müvekkili şirketin, dava dışı işçinin iş sözleşmesinin haksız feshine dayalı olarak ikame ettiği alacak davasının tarafı olmadığını, bildirim külfetinin yerine getirilmediğini, davacı idarenin iddiasında hukuki dayanak olarak öne sürdüğü ihale sözleşmesi ve teknik şartnamede muvazaalı bir durumun söz konusu olduğunu, idarenin bu sözleşmelere dayanarak taraflarına rücu etmesinin kabul edilebilir olmadığını beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yürürlüğe girdiği 01.11.2011 tarihinden sonra 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5. maddesinde 6335 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olmasının yanında HMK'nın 114. maddesinde açıkça dava şartı olarak düzenlenmiş olduğundan, mahkemelerce ve istinaf incelemesi aşamasında da re'sen dikkate alınması gerekir. TTK'nın 5/1.maddesinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." hükmü düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamına göre; taraflar tacir olup 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Bu nedenle, göreve ilişkin istinaf sebepleri yerinde değildir. Uyuşmazlık konusuna bakıldığında, söylemek gerekir ki, hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Somut uyuşmazlıkta, mahkemece mali müşavir bilirkişiden rapor alınmıştır. Ancak, bilirkişi raporunun somut uyuşmazlığı çözecek nitelikten uzak olduğu, hükme elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Tensip tutanağında, davacıya dava dilekçesi ekli müzekkere yazılarak, ilgili sözleşme dokümanlarını ve evraklarının istenilmesine karar verilmiştir ancak ilgili belgelerin dosyaya gelmediği görülmüştür. Taraflar arasındaki sözleşmelerin, ihale belgelerinin, şartnamelerin dosyaya getirtilerek, sözleşme hükümleri de irdelenip, taraf itirazları da net olarak karşılar, konusunda uzman bilirkişi/bilirkişiler aracılığıyla tekrar denetime elverişli rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde olmamıştır. Sonuç olarak, her iki davalı vekilinin istinaf başvurusunun sair hususlar incelenmeksizin esastan kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Her iki davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ayrı ayrı ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/11/2021 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talepleri halinde davalılara ayrı ayrı İADESİNE, 5-Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Davalı ... Turizm tarafından tehiri icra talebi kapsamında Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyasına mehil vesikası için ibraz edilen 30.809,61 TL tutarlı nakdi teminatın yatırana İADESİNE, 9-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. ...