11. Hukuk Dairesi 2023/2775 E. , 2024/5758 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/672 Esas, 2023/27 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/384 E., 2020/321 K. BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2018/477 E. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen
**11. Hukuk Dairesi 2023/2775 E. , 2024/5758 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/672 Esas, 2023/27 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/384 E., 2020/321 K. BİRLEŞEN DAVA : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2018/477 E. Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; “Mr. Turkey" ibareli markasının 1997 yılından bu yana müvekkilleri adına tescilli olduğunu ve yoğun bir şekilde kullanıldığını, davalı tarafın kötü niyetli başvurusu ile “Mister Turkey” markasını kendi adına tescil ettirdiğini ileri sürerek 2016/46184 tescil numaralı davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Mister" ve Mister anlamına gelen "Mr." markasıyla organizasyonlar yaparak "Mister (MR.) Turkey" markasını tanınmış hale getirdiğini ve kullanmakta olduğunu, 41.sınıfta "Mister" ve Mister anlamına gelen "Mr." markalarının 07.05.2017 tarihine kadar tescilli ve geçerli olmasına rağmen davalının kötü niyetli olarak aynı markayı 35 ve 41. sınıflarda adına tescil ettirdiğini ileri sürerek davalının kötü niyetle tescil ettirdiği “Mister Turkey" markasının 41. sınıfta hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin tescilli markaları üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, 1980 yılından bu yana güzellik yarışmaları düzenlediklerini, davacıların dayanak gösterdiği 97/006236 başvuru numaralı markanın yenilenmediği için geçerliliğini yitirdiğini, markanın ilk defa müvekkilleri tarafından kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin belirlenen kesin süre içinde bilirkişi incelemesine ilişkin gideri yatırmadığı, kesin süreye uyulmaması nedeniyle davacıların bilirkişi incelemesi delilinden vazgeçilmiş sayılacağı, dosyaya sunulan delillerin gerçek hak sahipliğini ispat etmeye yetmediği, karıştırma ihtimali, davalının ileri sürdüğü davacının markasını kullanmadığı hususları, hakimin tek başına karar vereceği hususlardan bulunmadığı gerekçesiyle ispat edilemeyen asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili adına tescilli Mr. Turkey markasının 41. sınıfta tescili devam ederken aynı/benzer markanın davalı adına tescilinin yolsuz tescil olduğunu, mahkemenin ve bilirkişilerin markanın tanınmışlığı, gerçek hak sahipliği ve kullanma hususlarında inceleme ve değerlendirme yaptıklarını, halbuki müvekkilinin markasını uzun yıllardır kullandığını, davalının eyleminin markaya tecavüz niteliğinde bulunduğunu, ek bilirkişi ücretinin müvekkili tarafından ödenmemesi sebebiyle davanın reddedilmesinin usule aykırı olduğunu, hak sahibinin tespiti veya kullanmama dava konusu olmadığından bilirkişilerden görüş sunulmasına gerek olmadığını, mahkemenin bu konudaki gerekçesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının tescilinde kötü niyetli olduğu hususunun ispatlanamadığı, gerçek hak sahipliğinin incelenmesi gerekmekte olup, bu konuda yeterli delilin dosyaya sunulmadığı, gerçek hak sahipliğinin değerlendirilmesi bakımından mahkemece ek rapor alınmasına karar verildiği ancak verilen kesin süreye rağmen bilirkişi giderinin yatırılmadığı, dosyadaki mevcut delillerin de davacının gerçek hak sahibi olduğu hususunu ispatlamaya yeterli olmadığı, yine davacının markayı kullandığına dair yeterli delilin de sunulmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, gerçek hak sahipliği iddiasıyla davalı adına tescilli markanın kullanmama ve kötü niyetli tescil nedeniyle hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci, sekizinci ve dokuzuncu fıkrası, 25 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.