İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/04/2026 Dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, şirketin 07.10.2019 tarihinde kurulmuş olup İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ... sicil numarası ile kayıtlı olduğunu, şirkete ait noter tasdikli Genel Kurul Karar Defteri, OrtaklarKur…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2026/608 KARAR NO: 2026/696 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:03/03/2026 NUMARASI:2026/175 Esas - 2026/165 Karar DAVA:Zayi Belgesi Verilmesi İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/04/2026 Dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, şirketin 07.10.2019 tarihinde kurulmuş olup İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ... sicil numarası ile kayıtlı olduğunu, şirkete ait noter tasdikli Genel Kurul Karar Defteri, OrtaklarKurulu Karar Defteri, Pay Defteri tüm aramalara rağmen bulunamadığını, defterin kaybolduğu durum şirket yetkililerince yapılan iç denetim sırasında fark edilmiş olup, yapılan araştırmalara rağmen deftere ulaşılamadığını, defterin taşınma ve arşiv düzenlemesi sürecinde kaybolduğu değerlendirilmekte olduğunu, şirketin faaliyet konusunun ve unvanının değiştirilmesi planlanmakta olup, yeni kararların alınabilmesi için söz konusu defterin zayi olduğunun mahkeme kararı İle tespiti gerekmekte olduğunu, arz edilen nedenlerle, davacı şirkete ait Genel Kurul Karar Defter Ortaklar Kurulu Karar Defteri, Pay Defteri zayi olduğunun tespitine karar verilmesini arz ve talep etmektedir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, ".. Talep edenin ticari defterlerinin güvenliğini sağlamakla yükümlü olup, basiretli bir tacir gibi gerekli güvenlik önlemlerini aldığını ispat etmesi gerekmektedir. Dosya kapsamından talebe konu Genel Kurul Karar Defter Ortaklar Kurulu Karar Defteri, Pay Defterinin yangın, hırsızlık, yer sarsıntısı, sel vb. gibi durumlardan ötürü zayi olmadığı, talep edenin kendi kusuruyla ticari defterlerin kaybolduğu, bu sebeple tüm dosya kapsamı doğrultusunda yasal şartlarını taşımayan davanın reddine," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin 07.10.2019 tarihinde kurulduğu ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde kayıtlı olduğu, şirkete ait genel kurul karar defteri, ortaklar kurulu karar defteri ve pay defterinin yapılan tüm araştırmalara rağmen bulunamadığı, bu durumun şirket iç denetimi sırasında fark edildiği ve yapılan incelemelere rağmen defterlere ulaşılamadığı, bu nedenle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 82/7 maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi amacıyla mahkemeye başvurulduğu, ancak yerel mahkemece defterlerin yangın, hırsızlık veya afet gibi sebeplerle zayi olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, bu değerlendirmenin kanun hükmünün hatalı ve dar yorumlanmasından kaynaklandığı, zira maddede yer alan “gibi” ifadesinin sınırlayıcı değil örnekleyici olduğu ve zayi belgesinin yalnızca sayılan sebeplerle sınırlı olmadığının kabul edilmesi gerektiği, uygulamada ve yargı kararlarında defterlerin kaybolması halinde de zayi belgesi verilebildiği, somut olayda müvekkil şirketin iyi niyetli olarak hareket ettiği ve defterlerin kaybolmasında herhangi bir kötü niyetinin bulunmadığı, söz konusu defterlerin uzun süre şirketin muhasebe işlemlerini yürüten eski muhasebecinin uhdesinde bulunduğu, defterlerin tesliminin talep edilmesine rağmen teslim edilmediği ve muhasebeci tarafından defterlerin kaybolduğunun bildirildiği, bu nedenle defterlerin kaybının şirketin doğrudan kusurundan değil üçüncü kişi konumundaki muhasebecinin sorumluluğundan kaynaklandığı, bu sebeple şirketin basiretli tacir gibi davranmadığı yönündeki değerlendirmenin yerinde olmadığı, zayi belgesi verilmesi talebinin çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu ve burada esas olanın defterlerin fiilen mevcut olup olmadığının tespiti olduğu, yerel mahkeme kararının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, ayrıca söz konusu defterlerin şirket faaliyetleri açısından zorunlu olduğu, defterlerin bulunmaması nedeniyle ana sözleşme değişikliği ve ticaret unvanı değişikliği gibi işlemlerin yapılamadığı, bu durumun şirket faaliyetlerini ciddi şekilde aksattığı ve durma noktasına getirme riski taşıdığı, zayi belgesi verilmemesi halinde telafisi güç zararların doğacağı belirtilerek yerel mahkeme kararının kaldırılması talep edilmiştir. GEREKÇE:Dava, 6102 sayılı TTK’nın 82/7 maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. TTK’nın 82/7 maddesinde; tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin ancak yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi afetler veya hırsızlık gibi sebeplerle ve tacirin iradesi dışında zayi olması halinde zayi belgesi verilebileceği düzenlenmiştir. Her ne kadar maddede sayılan haller sınırlı sayıda olmayıp örnekleyici nitelikte ise de, zayi belgesi verilebilmesi için olayın bu tür zorlayıcı ve tacirin iradesi dışında gelişen bir nedene dayanması, ayrıca tacirin defterlerini koruma konusunda gerekli dikkat ve özeni göstermiş olması zorunludur.Somut olayda davacı tarafın ilk derece yargılamasında ticari defterlerin işyeri değişikliği ve taşınma sürecinde kaybolduğunu ileri sürdüğü, istinaf aşamasında defterlerin şirket muhasebesini yürüten üçüncü kişi nezdinde kaybolduğunu beyan etmektedir.Defterlerin taşınma sırasında kaybolduğu veya muhasebeci nezdinde bulunamadığı yönündeki iddialar, TTK’nın 82/7 maddesinde öngörülen yangın, hırsızlık veya benzeri zorlayıcı sebepler kapsamında değerlendirilemeyeceği gibi, bu durum tacirin ticari defterlerini koruma yükümlülüğüne aykırı davrandığını, tacirin defterlerini üçüncü kişilere bırakması veya taşınma sürecinde gerekli güvenlik önlemlerini almaması, basiretli tacir ilkesine uygun bir davranış olarak kabul edilemez. Bu itibarla somut olayda talebe konu ticari defterlerin zayi olduğuna ilişkin yasal şartların oluşmadığı, defterlerin kaybının tacirin kusuru ve gerekli özeni göstermemesi sonucu meydana geldiği, ayrıca ileri sürülen sebeplerin TTK’nın 82/7 maddesi kapsamında zayi belgesi verilmesini gerektiren hallerden olmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacının yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf karar harcı başlangıçta peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.'nın 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/04/2026