11. Hukuk Dairesi 2010/16000 E. , 2011/12435 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Denizli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2009 tarih ve 2007/1529-2009/1329 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları …
**11. Hukuk Dairesi 2010/16000 E. , 2011/12435 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Denizli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/11/2009 tarih ve 2007/1529-2009/1329 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi . tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili tarafından yangın sigortası ile sigortalanan Abalıoğlu Yem Soya Teks. A.Ş.’ye ait yem fabrikası bahçesinden geçen Denizli Belediyesine ait kanalizasyon hattında suların taşarak buhar boruları kanalından geçip soya işletmesi ve siloların bulunduğu binanın bodrum katına dolarak hasar oluşturduğunu, sigortalıya 3.623,00 TL ödeme yaptıklarını, davalı hakkında başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, sigortalı şirketin bahçesinden geçen sulama arkının bakım temizliği ve her türlü güvenliğinin özel mülkiyet içinde kalması nedeniyle sigortalıya ait olduğu, yağmurların fazla yağmasından dolayı sigortalı fabrika binası bahçesinde bulunan kanaldan suların taştığı ve fabrika binasının bodrum katına dolan sulardan ürünlerin zarar gördüğü, kanaldan suların taşmasında gerekli tedbirleri almayan davalının %10, sigortalının %90 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 362,36 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1) HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.400,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 31/03/2009 hüküm tarihi itibariyle kesindir. Mahkemece, 362,36 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu miktarın yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2) Davacı Belediye'ye ait kanalizasyondan taşan suların sigortalıya ait fabrikada bulunan ürünlere hasar verdiğini, hasarın Belediye'nin hizmet kusurundan kaynaklandığını ileri sürdüğüne göre, mahkemece davaya bakma görevinin idari yargıda olduğu nazara alınarak dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermek gerekirken, uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru olmamış, kararın görev noktasından re’sen bozulması gerekmiştir. 3) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 432/4.maddesi uyarınca REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın re’sen BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 10/10/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.