T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/291 - 2026/584 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/291 KARAR NO : 2026/584 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/10/2023 NUMARASI : 2023/58 E. - 2023/330 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve S…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/291 - 2026/584 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/291 KARAR NO : 2026/584 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/10/2023 NUMARASI : 2023/58 E. - 2023/330 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/10/2023 tarih ve 2023/58 E. - 2023/330 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, Türkiye'nin en yaygın zincir marketi olan müvekkilinin, 2021/14589 sayılı "..." ibareli markasının 29. sınıfta tescili isteğinde bulunmuş olup davalı şirketin itirazı üzerine başvurunun nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin "..." markası ile davalı şirketin itiraza mesnet "... ..." markası arasında bir benzerlik bulunmadığını, zira markalar arasında ortak unsur olan ve kuruyemiş sektöründe karışık anlamına gelen "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin olmadığını, bu ibareyi içeren çok sayıda tescilli marka bulunduğunu, ibarenin davaya konu markada sağ altta küçük punto ile ürün türünü ifade edecek şekilde yer aldığını, taraf markalarındaki asli unsurların "..." ve "..." ibarelerinden oluştuğunu, davaya konu markanın unsurlarına ayrılması suretiyle yapılan değerlendirmenin doğru olmadığını ve aralarındaki farklar nazara alındığında markaların tüketiciler tarafından karıştırılmayacağını ileri sürerek 2022-M- 15524 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davaya konu markanın müvekkilinin markasının asli unsuru olan "..." ibaresine "..." ibaresinin eklenmesi ile oluştuğunu, bu ibarenin ortaklığının markaları görsel ve işitsel olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer kıldığını, davaya konu markada ... ibaresinin öne çıkarıldığını, "..." ibaresinin herhangi bir ayırt ediciliğinin bulunmadığını, dolayısıyla markaların karıştırılması ihtimalinin olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız menfaat sağlamayı amaçladığını, müvekkilinin markası 2015 yılından bu yana tescilli ise de, tescil tarihinden çok önce kullanılmaya başlandığını, müvekkilinin eskiye dayalı kullanım nedeniyle gerçek hak sahibi olduğunu ve davalının benzer bir marka tercihinde bulunmasının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, düz yazım karakterindeki siyah renkli harflerle sadece baş harfleri büyük olacak şekilde aynı puntolarda ayrı olarak yazılmış "..." kelime öbeğinden oluşan davacı markası ile mavi renkli zemin ve desen şekilleri arasına konuşlandırılmış kuruyemiş görselleri üzerine kırmızı renkli zeminde beyaz harflerle yazılmış "..." ibaresi ve sağ alt kısmında, mavi renkli zeminde beyaz renkli harflerle yazılmış "..." ibaresinden müteşekkil davaya konu markalardaki "... "ve "..." ibarelerinin tarafların çatı markası olup çatı markaları arka planda bırakıldığında her iki markanın da asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, Fransızca kökenli "..." kelimesinin Türkçe’de dönemi, yapıldığı çevre, katılanların sayısı veya niteliği programla belirtilen ve özel önemi olan sanat gösterisi, belli bir sanat dalındaki oyun veya filmlerin sunumu/gösterimi sonrasında ödül ya da derece verilmesi biçiminde düzenlenen ulusal veya uluslararası gösteri dizisi, şenlik gibi yerleşik anlamlara sahip olduğu, bu niteliği ile ibarenin markasal hüviyette soyut ayırt ediciliğinin zayıflığı kabul edilebilirse de, uyuşmazlık konusu gıda ürünleri yönünden ayırt ediciliğinin zayıflığından söz edilemeyeceği, bu itibarla taraf markalarında "..." ibaresinin ayniyetinin markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal açılardan benzerlik oluşturduğu, davalının redde mesnet alınan markasının davacının markasının reddedildiği 29. sınıfa giren emtiaların tamamı yönünden tescilli bulunduğu ve marka işaretleri ile emtia benzerliği gerçekleştiğinden ortalama tüketiciler nezdinde markaların karıştırılmasının ihtimal dahilinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "..." ibaresinin kuruyemiş ve çerez ürünlerinde karışık anlamında kullanılan ayırt ediciliği zayıf bir ibare olduğunu, nitekim davalının itiraza mesnet markasında da sağ alt köşede ürünü belirtir şekilde kullanıldığını, Türkpatent kayıtlarında bu ibareyi içeren 119 markanın bulunmasının bu hususu doğruladığını, mahkemece ibarenin karışık (mixed) anlamında olduğu kabul edilmiş olmasına rağmen bu kabul ile çelişkili bir sonuca varıldığını, "..." ibaresinin ortak sınıflarda farklı firmalar tarafından kullanıldığının tespiti istenmişse de, bilirkişi raporunda bu yönde bir değerlendirme yapılmadığını, davalının itiraza dayanak markasının ambalaj/şekil markası olduğunu, değerlendirme yapılırken bu hususların dikkate alınması gerektiğini ve buna göre ortalama tüketiciler tarafından markaların karıştırılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davalıya ait "... ..." ibareli markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira bilirkişi raporunda belirtildiği üzere taraf markalarında yer alan "..." ve "..." ibarelerinin çatı markaları ile taraf markalarının asli unsurunun " ..." ibaresinden oluştuğu, anılan ibarenin davaya konu gıda maddeleri yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğunun söylenemeyeceği, davaya konu marka kapsamına alınmak istenen 29. sınıftaki malların davalının itiraza mesnet markası kapsamında tescilli bulunduğu, dolayısı ile başvuru kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleştiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/03/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/03/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.