7. Hukuk Dairesi 2016/7133 E. , 2016/12893 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilin…
**7. Hukuk Dairesi 2016/7133 E. , 2016/12893 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, davalı işyerinde Genel Müdür Danışmanı olarak çalıştığını, sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, işe iade davası sonucu işe iadesine dair verilen kararın Yargıtayca onandığını, işe başlatılma yönündeki ihtarnamenin işverene tebliği üzerine işverenin bir kısım alacaklarını ödeyerek işe başlatmadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücreti fark alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı cevap dilekçesi ile davacıya hak ettiği ödemelerin yapıldığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında kıdem tazminatına uygulanacak faiz konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Davacı tüm alacaklarına dava ve ıslah dilekçesinde yasal faiz talep etmiş, mahkemece bu alacakların dava ve ıslah tarihine göre yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 120. maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı Yasa'nın 14. maddesinin onbirinci fıkrası hükmüne göre, kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir. Faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. Zaman zaman yasal faizin en yüksek banka mevduat faiz oranının üzerine çıktığı bir gerçektir. Ayrıca HMK 26. maddesi uyarınca davacının talebinden fazlasına karar verilemeyeceğinden, bu durum gözetilerek davacının talebi uyarınca en yüksek banka mevduat faiz oranını geçmemek üzere yasal faiziyle tahsiline karar verilmesi gerekirken mahkemece doğrudan yasal faize hükmedilmesi hatalı olup bozma nedeni ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının 1. bendindeki "yasal faiziyle" ibaresinden önce "en yüksek banka mevduat faiz oranını geçmemek üzere" ibaresinin eklenilmesine, hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 08. 06. 2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.