Hukuk Genel Kurulu 2017/589 E. , 2021/95 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edil…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/589 E. , 2021/95 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki “alacak” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili; müvekkilinin davalı tarafın avukatı olarak bir kısım dava ve hukuki işlerini takip ettiğini, Kemer Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/700 E., 2006/696 K. sayılı tapu iptali ve tescil davasını davalı adına açıp sonuçlandırdığını, dava devam ederken taraflar arasında 05.02.2007 tarihinde ücret sözleşmesi yapıldığını, buna göre müvekkiline başlangıçta 5.000,00TL ödendiğini, davanın birkaç kez Yargıtay aşamasından geçerek davalı lehine sonuçlandığını ancak müvekkiline ödenmesi gereken ve vekâlet sözleşmesinde taahhüt edilen orana karşılık gelen 342,900,00TL'nin ödenmediğini ileri sürerek bu bedelin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili; davacı ile dava dışı avukatlar ... ve ...'ın müvekkiliyle ayrı ayrı imzaladıkları 05.02.2007 tarihli avukatlık sözleşmeleri ile Kemer Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/746 E. sayılı dosyasının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda hukuki olarak takip edilmesi konusunda vekilliğini birlikte üstlendiklerini, ... ve ...'la imzalanan 05.02.2007 tarihli avukatlık sözleşmesine göre bu avukatlara 500.000,00 Euro bedelli bono verildiğini, herhangi bir vekâlet ücreti borcu olmamasına rağmen teminat olarak verilen bononun iade edilmemesi nedeniyle anılan avukatlar aleyhine Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/333 E. sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, taleplerinin reddedilmesi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesi tarafından avukatlık sözleşmesinin hukuka, ahlaka ve kamu düzenine aykırı olması sebebiyle kararın bozulduğunu ve dosyada müvekkili ile anılan avukatların sulh olduklarını, sulhun avukatları yetkilendiren davacıyı da bağladığını, aynı konuya ilişkin iki ayrı avukatlık sözleşmesi yapılmak suretiyle 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesi gereğince %25'ten fazla vekâlet ücretine hak kazanılamayacağına ilişkin hükme aykırı davranıldığını, müvekkili tarafından elden ve banka transferi yoluyla fazlasıyla avans ödemesi yapıldığını, haklı nedenle azil bulunduğundan vekâlet ücreti istenemeyeceğini savunarak davanın reddine, kötü niyetli olarak dava açıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 329. maddesi kapsamında davalı ile aralarında kararlaştırılan 60.000,00TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme Kararı: