İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/12/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında süregelen ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalı şirkete sunduğu mal ve hizmete karşılık davalı şirketten 10.789,10-TL alacaklı olduğunu, alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul Anadolu 24. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası üzerinden i…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/420 KARAR NO : 2025/1994 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/12/2022 NUMARASI : 2021/396 Esas 2022/845 Karar DAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 28/06/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/12/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında süregelen ticari ilişki kapsamında müvekkilinin davalı şirkete sunduğu mal ve hizmete karşılık davalı şirketten 10.789,10-TL alacaklı olduğunu, alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul Anadolu 24. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili; müvekkili şirketin iddia edildiği gibi davacı şirkete borcu bulunmadığını, müvekkilinin davacı şirketten herhangi bir mal ve hizmet almadığını, davacı tarafça sunulan whatsapp konuşmalarının delil niteliğinde olmadığını, borcu ispatlamaya yeterli bir beyan bulunmadığını, görüşmelerin kimle yapıldığının dahi anlaşılmadığını, borcun varlığını ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının iddia ettiği mal teslimine ilişkin herhangi bir teslim makbuzu, sevk irsaliyesi veya irsaliyeli fatura sunmadığını, mal tesliminin gerçekleşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : Mahkemece; tarafların bilirkişi incelemesine ticari defterlerini sunmadığı, davacının defterlerini sunmaması nedeniyle davasını ticari defteriyle ispatlayamadığı, davacı tarafından teklif edilen yeminin davalı tarafından eda edildiği, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili; bilirkişi incelemesinde müvekkilinin davalı ile açık hesap usulü çalıştıklarının belirtilmesine, mal teslimine ilişkin evrakların sunulmasına rağmen bilirkişi tarafından herhangi bir inceleme yapılmadığını, mal teslimine ilişkin tanıkların dinlendiğini, davalının tanıklarının dahi müvekkilinin mal teslimini kabul ettiğini, davalının defterlerini ibraz etmemesinin kötüniyetli olduğunu, yine yemin teklifinin de usule aykırı olarak yerine getirildiğini dosyadaki delillerle mal tesliminin ispatlandığını, ancak davalının ödeme yaptığını ispatlayamadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, açık hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı, davalı ile aralarındaki açık hesap ilişkisi kapsamında davalıya teslim edilen mallar nedeniyle bakiye 10.789,10-TL alacağının ödenmediğini belirterek, 8.684,50-TL bakiye alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptalini talep etmektedir. Davacı, alacağının dayanağı olarak whatsapp yazışmaları sunmuş olup yargılama taraflarca bildirilen tanıklar dinlenilmiş, davacı alacağının faturaya dayalı olmadığı belirtilerek bilirkişi incelemesine ticari kayıtlarını sunmamış, mahkemece dosya kapsamı delillere göre teslim olgusu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Uyuşmazlık, mal teslimine dayalı açık hesap ilişkisinde davacının davalıdan bakiye alacağının bulunup bulunmadığı hususunda olup, davacı malın davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delillerle kanıtlamalıdır. Her ne kadar davacı tarafça whatsapp yazışmalarına dayanılmış ise de davalı tarafça whatsapp yazışmalarına itiraz edilmiş olup whatsapp yazışmalarının davalıya ait olup olmadığı anlaşılamamakla birlikte bahsi geçen yazışmalarda borç kabulüne ilişkin açık bir beyan da tespit edilememiştir. Davacı tarafından ibraz edilen hesap ekstresinde, davacı düzenlediği borç dekontları ile davalı karşısında kendisini alacaklı hale getirdiği, davalının yaptığı ödemeler sonucunda davalıdan bakiye 8.684,50-TL alacağının bulunduğu görülmektedir. Davalı şirketin ortaklarından ..., davacı tarafın ürün getirdiğini, ancak ayıplı olması nedeniyle ürünün iade edildiğini ifade etmiştir. Ancak davacı şirket tarafından sunulan ekstrede davacı kendisini en son 14/10/2020 tarihli borç dekontu ile 8.000-TL alacaklandırdığı, aynı tarihte "alacak dekontu" açıklaması ile davalı lehine 7.520-TL iade tutarı düşülerek davacının açık hesapta 8.684,50-TL alacaklı hale geldiği anlaşılmaktadır. Davalı şirket ortağının beyanında geçen iade olgusu davacı tarafından ibraz edilen ekstreye yansıdığından davalı şirket ortağının ifadesi davacının ekstrede görülen bakiye alacağını ispatlamamaktadır. Davacı tarafça teklif edilen yeminin davalı tarafından eda edildiği de dikkate alındığında mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 435,50-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/12/2025