T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1625 - 2025/1815 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1625 KARAR NO : 2025/1815 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/05/2023 NUMARASI : 2022/339 E. - 2023/185 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük, Sicilden Terkin Taraflar arasında …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1625 - 2025/1815 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1625 KARAR NO : 2025/1815 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 11/05/2023 NUMARASI : 2022/339 E. - 2023/185 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük, Sicilden Terkin Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/05/2023 tarih ve 2022/339 E. - 2023/185 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı Şirket'in 2021/12882 numaralı “...” ibareli markanın 9. ve 35.sınıf mal ve hizmetlerde tescili için gerçekleştirdiği başvuruya itirazlarının, dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa müvekkilinin “...” ve “...” tanınmış markalarının sahibi olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin “...” tanınmış markalarının devamı olduğunun düşünebileceğini, zira müvekkilinin 2020/131213 sayılı “... ..., 2020/131214 sayılı “... ... ...” ve 2020/130438 sayılı “... ...” markalarının da sahibi olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin “...” markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzerlik taşıdığını, markaların kapsamlarının da aynı olduğunu, müvekkilinin aynı zamanda "www.....com.tr" alan adından kaynaklanan üstün hakkının da bulunduğunu, davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK’nın 29/06/2022 tarih ve 2022/M-8236 sayılı kararının iptaline, 2021/12882 sayılı "..." ibareli markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Kurum vekili, verilen kararlar ve yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı Şirket tarafından davaya cevap verilmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan 35.sınıf hizmetlerin tamamının, davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında da birebir yer aldığını (2020/131214 sayılı markada 35.01 – 35.04 alt gruplar hariç), dava konusu markada 09.sınıfta yer alan mallar ile davacı yanın markalarında 35.05 alt grubunda 09.sınıf malların satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetlerinin de benzer olarak kabul edilmesinin gerektiğini, mal üreten işletmenin karineten ürettiği malı satışa da konu ederek ticari mevkiye çıkartacağı, ancak her ne kadar taraf markaları, başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin tamamı bakımından aynı ya da benzer mal ve hizmetleri kapsamakta iseler de markalar arasında zayıf ortak unsur konumundaki “...” ibaresinden kaynaklı bir iltibas ilişkisinin ortaya çıkmayacağı, dava konusu marka ile davacı markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin mevcut olmayacağı, davacı yanın “...” markası tanınmış marka statüsünde korunan bir marka ise de bu durumun davacı yanın “...” ibaresi üzerinde de münhasır bir hak elde etmesini sağlamayacağı, “...” ibaresinin “...” üst markasından bağımsız olarak kullanım ile ayırt edicilik kazanarak yalnızca davacı ile eşleşmiş bir ibare olduğu kanaatine varılmasını mümkün kılacak delillerin işlem dosyasında mevcut olmadığı, bu halde SMK m. 6/5 koşullarının oluşmadığı, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu "..." ibareli marka başvurusu ile müvekkili şirkete ait “.../...” ibareli seri ve tanınmış markalar arasında SMK'nın 6/1.maddesi anlamında işaret ve kapsamları yönünden benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, başvurunun tescili halinde müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yararlanacağını, haksız rekabet oluşturacağını, müvekkilinin "www.....com.tr" alan adının sahibi olması nedeniyle SMK'nın 6/6.maddesi anlamında da hak sahibi olduğunu, davalı tarafından dava konusu tanınmış markanın benzerinin seçilmesinin haklı nedeninin ortaya konulamadığını, başvurunun müvekkilinin markalarının bilinirliğinden yararlanmak amacıyla kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre “...” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "... ...", “... ... ...”, “... ...” ve ".../..." asıl unsurlu diğer markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere “...” kelimesinin İngilizce kökenli bir kelime olduğu, “kulübe, büfe, danışma merkezi” gibi anlamlar taşıdığı, taraf markalarının “...” ortak unsurunu içermekle birlikte, bir ya da birden fazla ayırt edicilik vasfı bulun sözcük ihtiva ettikleri, dijital teknoloji ile birlikte günlük hayatta insanların birçok işini (fatura ödeme, kamu hizmetlerinden yararlanma, bankacılık işlemleri vs) daha pratik olarak halletme/çözümleme ihtiyacından kaynaklı olarak “...” adı verilen cihazların/kabinlerin yaygınlaştığı, tüketicinin bu ibareye olan aşinalığının yükseldiği, ilgili tüketici kesiminin “...” ibaresine markasal bir algı yükleme eğiliminin son derece zayıf olduğu, dava konusu başvurunun bütünsel algısının da “...” ibaresine doğrudan doğruya markasal bir vasıf yüklenmesinin önüne geçtiği, başvuru kapsamında yer alan 9 ve 35. sınıf mal ve hizmetler yönünden dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından SMK'nın 6/5.maddesindeki koşulların ortaya çıkacağının ve dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığının ispat edilemediği, davacının diğer istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.