T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/1259 - Karar No:2025/1140 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1259 KARAR NO : 2025/1140 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/09/2023 NUMARASI : 2023/420 E-2023/673 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 06/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/11/2025 Eser sö…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/1259 - Karar No:2025/1140 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1259 KARAR NO : 2025/1140 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/09/2023 NUMARASI : 2023/420 E-2023/673 K DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 06/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/11/2025 Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: Müvekkilinin, davalıya, beton delme-kesme hizmeti verdiğini, buna ilişkin, 05.05.2022 tarihli ve 119.604,80 TL bedelli faturanın düzenlendiğini, söz konusu faturaya yasal süresi içinde itiraz etmeyen ve kayıtlarına işleyen davalının, fatura bedelini ödememesi üzerine, müvekkili tarafından davalı aleyhinde Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2022/18058 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, yapmış olduğu itirazdan sonra davalının 01.11.2022 tarihinde müvekkili şirketin hesabına 69.804,80 TL ödeme yaptığını, davalı tarafından, icra takibine konulan alacağın 69.804.80 TL'sı ödendikten sonra, bakiye için Ankara Arabuluculuk Bürosu'na müracaat edilmiş olup, davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmesi sonucunda anlaşma sağlanamadığını, icra dosyasına borcu olmadığı yönünde itirazda bulunan davalının itirazdan sonra müvekkiline ödeme gerçekleştirdiğini, davalının müvekkiline borçlu olduğunu bilmesine rağmen, tamamen kötüniyetli olarak, müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak için, icra takibine itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına ve en az %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiş, dava değerini 49.800,00TL olarak gösterilmiştir. Davalı vekili: Müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, ticari defterler incelendiğinde bu hususun anlaşılacağını, borcu kabul etmemekle birlikte icra takibinde işlemiş faizin de talep edildiğini, davacının faiz talebinde bulunması için müvekkilini temerrüde düşürmesi gerektiğini, buna dair bir ihtarname veya başka yazılı bildirimin yapılmadığını, bu yönüyle işlemiş faiz yönünden takibin devamına karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, dava dilekçesine ek olarak sunulan arabulucu evrakı e-imzalı şekliyle gönderilmediğinden bu haliyle davanın reddi gerektiğini, davacının müvekkilinden herhangi bir alacağı olmayıp, talepleri haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğundan davanın reddine ve en az %20 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince: Ankara 22. İcra Dairesi'nin 2022/18058 takip sayılı dosyasında takip alacaklısının davacı, takip borçlusunun davalı olduğu, takibin ilamsız icra takibi niteliği taşıdığı, cari hesap ve fatura alacağına dayandığı, 119.604,80 TL asıl alacak ve 8.535,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 128.140,16 TL üzerinden takibin başlatıldığı, itirazla takibin durduğu ve işbu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, tarafların BA-BS formlarının getirtildiği, davacı tarafın işlemiş faiz talebinin olmadığını bildirdiği, davanın hizmet alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacının davalıya beton kesme ve delme hizmeti verdiğini, hizmet bedeline ilişkin düzenlenen faturanın bir kısmının ödenmediğini, tahsili için icra takibi başlatıldığını, anılan takibin itirazla durduğunu ileri sürdüğü, davalının ise borcu olmadığını savunduğu hususlarının uyuşmazlık konusu olmadığı, çekişmenin, taraflar arasında varlığı ileri sürülen beton delme-kesme işinden dolayı davacının bakiye alacağının olup olmadığı ve varsa miktarı noktalarında toplandığı, iddia, savunma, fatura, BA-BS formları, icra takibi ve tüm dosya kapsamından, davacının davalıya hizmet verdiğini ileri sürdüğü, hizmet bedeline karşılık fatura düzenlediği, anılan faturanın vergi dairesine bildirdiği, davalıya da tebliğ ettiği, davalının da hizmet aldığına dair bu faturayı resmi makam vergi dairesine bildirdiği, bu durum karşısında davacının hizmet verdiği olgusunu kanıtladığı, davalının hizmet bedelinin tamamını ödediğini kanıtlaması gerektiği, bu yönde kanıt sunmadığı, davalının kısmen ödeme yaptığı, davacının alacağının subuta erdiği, bu alacağın belli ve bilinebilir nitelikte bulunduğu, başka bir ifadeyle alacağın likit olduğu, inkar tazminatı koşullarının da bulunduğu, icra takibinde başka emredici kurallara aykırılık tespit edilmediği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2022/18058 takip sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptaline, icra takibinin 49.800,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, hüküm altına alınan asıl alacağın %20'sine isabet eden 9.960,00 TL inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını, ticari defterlerin mahkemece istenmediğini, defterlerin incelemesinin bilirkişilerce gerçekleştirilmediğini, mahkemenin eksik incelemeyle karar verildiğini, defterlerin incelemesi bilirkişilerce gerçekleşmediğini, dava dilekçesine ek olarak sunulan arabulucu evrakının e-imzalı şekliyle gönderilmediğini, bu haliyle de davanın usulden reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.401,84 TL istinaf karar harcından peşin alınan 850,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.551,38 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 06.11.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır