T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/661 KARAR NO : 2025/1421 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/09/2021 ESAS NO : 2016/974 KARAR NO : 2021/601 DAVA: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 10/12/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; bilgisi ve dışında dav…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/661 KARAR NO : 2025/1421 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/09/2021 ESAS NO : 2016/974 KARAR NO : 2021/601 DAVA: Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 10/12/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı asıl dava dilekçesinde; bilgisi ve dışında davalı firma ile sahte dijitürk üyelik sözleşmesi tanzim edildiğini, İstanbul 29. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasında usul ve yasaya aykırı tebliğat yapılarak takibin kesinleştirildiğini, sözleşmede atılı bulunan imzaların kendisine ait olmadığını, herhangi bir dijitürk hizmeti almadığını ve işyerine de kurulum yaptırmadığını belirterek davalıya borçlu olmadığımın tespitini icra takibinin iptalini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğunu ispat edemezse dava şartı olan hukuki yararın bulunmadığından reddedilmesi gerektiğini, davacının borçlu olduğunu bilerek icra takibinde imzaya itiraz etmediğini, davacının arayarak borcu ödeyeceğini, ancak diğer icra takiplerine itiraz edeceğini, her ne kadar kendi imzası olmasa da senetleri kızkardeşinin imzaladığını ona yetki verdiğini beyan ettiğini, müvekkili tarafından borçluya yapılan iş, işyeri aboneliği ... yayınlarındaki maçların izlenmesi olup bunlar için belirtilen adreste kurulum yapmak ve çanak bağlamak olduğunu, bu işler esaslı ve büyük işler olup senetteki imzaya itiraz eden borçlunun şimdiye kadar bu olanlara ses çıkarmayıp yapılmasının hayatın olağan akışına ters olup aksini düşünmenin mümkün olmadığını, itiraz eden borçlunun bu olayda kendine menfaat sağladığını ve ne zaman ki senetlerin ödenmemesiyle ve taraflarınca senetlerin takibe konulmasıyla haksız ve hukuka aykırı olarak imzaya ve borca itiraz etmemelerine rağmen sonradan menfi tespit davası açmasının hakkın kötüye kullanılması olup aynı zamanda dava şartının yokluğu nedeniyle işbu davanın reddi gerektiğini, borçluların imza örneklerinin celbi ilgili yerlere müzekkere yazılmasını, sözleşme aslının ... Genel Merkezinden celbine karar verilmesini de talep ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK m. 72/3 kapsamında icra takibinden sonra açılmış menfi tespit davasında, ihtilaf, takip dayanağı faturaların kaynaklandığı sözleşmesel ilişki itibariyle abonelik sözleşmesinin altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunun tespiti noktalarından kaynaklanmakta olup imzanın davacıya ait olduğunun ispat yükünün davalı tarafta bulunduğunu, bu kapsamda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas dairesinden alınan 22/02/2021 tarih 2020/86732 sayılı bilirkişi raporu ile; inceleme konusu belgelerde ...'ya atfen atılan imzanın ...'nun mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat olmadığı tespit edildiği, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğundan ve başkaca bir hususun araştırılmasına gerek olmadığı gerekçesiyle Davanın KABULÜ İLE; Davacının İstanbul 29. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu alacak nedeniyle borçlu olmadığının TESPİTİNE, Davacı bakımından takibin İPTALİNE karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; ... adına sözleşmeyi imzalayanın kardeşi ... olduğunu, tanık olarak duruşmaya gelip beyanının ve imza örneklerinin alınması gerekirken ve mahkemece daha önce böyle bir ara kararı almış iken hakim değişikliği ile hiçbir gerekçe gösterilmeden tanıktan vazgeçilmesinin mümkün olmadığını, davacının borçlu olmadığı yönünde menfi tespit davası açtığını, bunun aynı zamanda imza inkarı şeklinde yorumlanamayacağını, açıkça imza inkarında bulunulmadığını, davacının birbirini takip eden senetlerden iki tanesinin imza inkarından vazgeçmesi, onları ödemesi davacının birbirini takip eden ve en son verilen bu senetlerdeki imzayı kabul ettiğini göstermekte olduğunu, mahkemenin sundukları belgelerden de görüleceği üzere dosyayı işlemden kaldırmasına rağmen daha sonra nedense gerekçeli karar hazırladığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, abonelik sözleşmesinden doğan alacak nedeniyle başlatılan icra takibi sonrası açılan borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davaya konu İstanbul 29. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... Vizyon İletişim ve Servis Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti., borçlunun ise ... olduğu, 8.750,00 TL asıl alacak ve 118,23 TL işlemiş faiz olmak üzere 8.868,23 TL üzerinden 28.01.2015 tarihinde başlatılan icra takibinde borcun sebebinin belirtilmediği borçlunun abone olarak imzaladığı 08.09.2014 satış tarihli 2014-2015 Futbol Sezonu İşyeri Üyeliği Satış Formunun eklendiği, ödeme emrinin takip borçlusuna tebliğ edildiği, takibin kesinleştiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi'nden aldırılan 22.02.2021 tarihli raporda:"... İNCELEME KONUSU: 08/09/2014 tarihli Digiturk 2014-2015 Futbol Sezonu İşyeri Üyeliği Satış Formu ve Ödeme Sözleşmesi,...BULGULAR ve SONUÇ: Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu belgelerde ...'ya atfen atılı imzalar ile ...'nun mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği,.." şeklinde kanaat bildirilmiştir.Somut olayda, dava dilekçesinde davacının açıkça sözleşmedeki imzaya itiraz ettiği, borçlu olmadığının tespiti talebine konu İstanbul 29. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı icra takip dosyasının 08.09.2014 satış tarihli 2014-2015 Futbol Sezonu İşyeri Üyeliği Satış Formunda bedeller yönünden başlatıldığı, sözleşme altındaki davacıya atfen atılı bulunan imzanın davacının eli ürünü olmadığının denetime açık ve mukayeseli birden çok sayıda imza örneklerine dayalı atk raporu ile tespit edildiği, zaten cevap dilekçesi ile de davalı vekilinin imzanın davacıya ait olmadığını iddiasını zımnen kabul ederek imzanın davacının kardeşine ait olduğunu savunduğu, davacının kardeşinin davacının vekili olarak sözleşme imzalayabileceğine dair dosya kapsamında vekaletname bulunmadığı, davalı vekilinin davacı ile aralarındaki başka dosyalardaki bonolara ilişkin ileri sürdüğü ödeme hususlarının ise iş bu davanın ve takibin konusu sözleşmeden kaynaklanmaması nedeniyle dikkate alınamayacağı, davacının sözleşme konusu işyerinde abonelik sözleşmesine konu üyelikten faydalandığına dair davalının savunması ve sunduğu delili de bulunmadığı da dikkate alındığında mahkemece açıkça sözleşmedeki imza inkarına dayalı uyuşmazlıkta imzanın davacıya ait çıkmaması nedeniyle bu sözleşmeye dayalı takip kaynaklı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine dair karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.İlk Derece Mahkemesince duruşmada davanın kabulüne karar verilmesinden sonra gerekçeli kararın yazılmasında herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı ve uyap sistemi üzerindeki dosyanın durumuna ilişkin mahkeme kalemi tarafından sehven girilen kayıtların tarafların aleyhine bir durum yaratmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin dosyanın işlemden kaldırmasına rağmen daha sonra gerekçeli karar hazırladığına yönelik istinaf sebebine itibar edilmemiştir.Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından yatırılan 204,48 TL'nin mahsubu ile bakiye 410,92 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iade edilmesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğ edilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/12/2025