11. Hukuk Dairesi 2025/6465 E. , 2026/1384 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/320 Esas, 2025/277 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip …
11. Hukuk Dairesi 2025/6465 E. , 2026/1384 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/320 Esas, 2025/277 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığını, takip dayanağı bononun müvekkili şirketin bilgisi dışında halihazırda şirket ortağı ve eski yetkilisi ... tarafından temsil ve yetki görevini aşacak şekilde kötüniyetli olarak kardeşi ... adına içeriği sahte olarak düzenlendiğini, müvekkilinin davalı ile herhangi bir ticari ilişkisi olmadığını ve davalıya borcu bulunmadığını, davalı ve ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ileri sürerek davacının borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, kardeşi olan ...'ın davacı şirkete ortak olması karşılığında ... adına davacı şirkete sermaye verdiğini, ancak bir süre sonra yapılan anlaşmadan tarafların memnun kalmadığını, bunun üzerine ortaklık sözleşmesini kendi aralarında sonlandırdıklarını, müvekkilinin yatırdığı paranın ve kar payının ödenmesi için 5 adet çek ile şirket ortağı olan ...'ın imzaladığı dava konusu senedin müvekkiline teslim edildiğini, senet bağımsız bir ödeme aracı olup, şirketin imzaya yetkili ortağı tarafından verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; dava konusu bononun tanzim tarihinin 23.11.2018, vade tarihinin ise 24.12.2018 olduğu, davaya konu bononun keşidecisinin şirket müdürü ... olduğu, ...'ın 31.10.2018-08.10.2021 tarihleri arasında şirket yetkilisi olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 547-548. maddeleri uyarınca şirket yetkilisi ...'ın ... senedi düzenlemeye ehil olduğu, her ne kadar dava konusu bono şirket yetkilisi sıfatıyla düzenlenmişse de davalının davaya verdiği cevaptan bu bononun veriliş sebebinin davalının, ... lehine davacı şirkete verdiği sermaye olduğu, diğer bir ifadeyle düzenleyen şirket yetkilisi ...'ın şahsi sermaye borcu olmasına rağmen şahsi olarak değil şirket yetkilisi sıfatıyla bonoyu düzenlediği, bu durumda davacı şirketin davalıya borçlu olduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile; ... Müdürlüğünün 2019/... E. sayılı icra takip dosyasına dayanak 23.11.2018 tanzim tarihli bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.