T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/16 - 2026/375 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/16 (ESASTAN RET) KARAR NO : 2026/375 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/11/2023 ESAS-KARAR NO : 2023/428 E - 2023/1238 K DAVANIN KONUSU : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) K…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/16 - 2026/375 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2024/16 (ESASTAN RET) KARAR NO : 2026/375 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/11/2023 ESAS-KARAR NO : 2023/428 E - 2023/1238 K DAVANIN KONUSU : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı)) KARAR TARİHİ : 27/03/2026 YAZILDIĞI TARİH : 14/04/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, lehtarı dava dışı ... ve Danışmanlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan 4 adet çeki kargo yolu ile göndermek için zarf içerisine koyduğunu ve ... Kargoya teslim ettiğini, ancak dava dışı şirketin teslim edilen zarf içerisinde çeklerin olmadığını, zarfın yırtık bulunduğunu ilettiğini, bunun üzerine dava konusu çeklerin kaybolduğunun/çalındığının anlaşıldığını ve ... Şubesi'ne ait 3211494 seri numaralı ve 25/03/2023 vadeli, 174.000,00 TL tutarlı, ... Bankası Beypazarı Şubesi'ne ait 1077263 seri numaralı ve 18/03/2023 vadeli, 20.000,00 TL tutarlı, 1077264 seri numaralı ve 15/04/2023 vadeli, 20.000,00 TL tutarlı, ... Şubesi'ne ait 0073792 seri numaralı ve 20/04/2023 vadeli, 20.000,00 TL tutarlı çeklerin iptali için Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/127 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, devam eden süreçte ... Şubesi'ne ait 3211494 seri numaralı ve 25/03/2023 vadeli, 174.000,00 TL tutarlı çek ile ... Bankası Beypazarı Şubesi'ne ait 1077263 seri numaralı ve 18/03/2023 vadeli, 20.000,00 TL tutarlı çekin İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün 2023/16176 Esas sayılı ve 13885 Esas sayılı dosyaları ile icra takibine konulduğunun öğrenildiğini, hukuka aykırı yolla ele geçirilen ve vadesi gelen çekler ile müvekkil şirket aleyhe icra takibi yapılmasının kötü niyetin göstergesi mahiyetinde bulunduğunu, icraya konu çeklerden keşidecisi ... olan ... Şubesi'ne ait 3211494 seri numaralı ve 25/03/2023 vadeli, 174.000,00 TL tutarlı çekle ilgili olarak İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/265 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, ayrıca takibe konu çeklerden ... Bankası Beypazarı Şubesi'ne ait 1077263 seri numaralı ve 18/03/2023 vadeli, 20.000,00 TL tutarlı çekin icra baskısı nedeniyle keşideci ...'ın avukatı ... aracılığıyla ödendiğini ve bu çek yönünden de İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/274 Esas sayılı dosyası ile istirdat davası açıldığını, kaldı ki Beypazarı Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğunu, kaybolan çeklerin iptali istemi ile açılan davanın yargılamaması sırasında bulunan çeklerle ilgili Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/127 Esas sayılı dosyasında tedbir başvurusu yapıldığını, başvuru üzerine ilgili mahkemece 19/04/2023 tarihinde tebliğ edilen çağrı kağıdı ile TTK'nın 758. maddesi gereği çekin iadesi davasının açılması amacıyla 16/05/2023 tarihine kadar süre verildiğini belirterek, vadesi gelen çeklerin iadesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; eldeki davada arabuluculuğa başvuruda bulunulmadığını, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkil ... A.Ş. ile dava dışı ... arasında 03/02/2023 tarihli faktoring sözleşmesi imzalandığını ve faktoring müşterisine 186.056,84 TL finansman sağlandığını, bu kapsamda finansmanın geri ödemesi amacıyla takip dosyalarına dayanak çeklerin davalı şirkete ciro yolu ile devredildiğini, somut olayda davalı şirketin iyi niyetli yasal hamil sıfatını haiz olduğunu, çeklerin süresi içerisinde ibraz edilmesinden sonra çeklerin üzerine şerh düşüldüğünü ve çekler dayanak gösterilmek suretiyle icra takibi başlatıldığını, ... Bankası Beypazarı Şubesi'ne ait 1077263 seri numaralı ve 18/03/2023 vadeli, 20.000,00 TL tutarlı çekin icra baskısı altında keşideci ...'ın avukatı ... aracılığıyla haricen ödendiğini, ödeme değerlendirildiğinde davacı yanın eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacı şirketin çekleri müşterisine gönderirken kargo yolunu kullandığını ve basiretli bir tacir gibi davranmadığını savunarak, öncelikle davanın usulden reddine, bunun mümkün olmaması durumunda ise davanın esastan reddi ile davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, TTK'nın 792. maddesine değinildikten sonra, istirdat davası olarak nitelenen davanın özü itibariyle menkullerin iadesini sağlamak için açılan menkul davası niteliğinde olduğu, medeni hukukta bu davanın gasp, çalınma veya ziya hâllerinde sadece kötü niyetli değil, iyi niyetli hamile karşı da açıldığı görülmekte ise de, kambiyo senetleri yönünden bir sınırlama getirildiği ve aynî haklardaki genel prensipten ayrılmak suretiyle söz konusu davanın yalnızca kötü niyetli veya senedi iktisabında ağır kusuru bulunan kimselere karşı açılabileceği esasının benimsendiği, bu tür davalarda, davacının, senedin rızası hilafına elinden çıktığını ve senedi elinde bulunduran şahsın kötü niyetli veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiği, somut olayda davacının, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri sürerek bu davayı açtığı, davalının çekin yetkili hamili olduğunu savunduğu, davalı tarafın ancak TTK’nın 792. maddesinde öngörüldüğü üzere çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğu kanıtlandığı takdirde sorumlu olacağı, 6102 sayılı TTK'nın 790. maddesi gereğince, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı, ayrıca aynı Kanunun 801. maddesi doğrultusunda, çeki ödeyecek muhatap banka için dahi ciro imzalarının geçerliliğinin araştırılması zorunlu değil iken, hamilin bu yönde bir yükümlülüğünün bulunduğunun ileri sürülemeyeceği, dolayısıyla ciro yoluyla çeki alan davalı hamilin, dava konusu çeklerde ciro silsilesinde kopukluk olmadığını ve iyiniyetli son hamil olduğunu savunduğu ve çekte lehtar olan davacının elinden rızası hilafına çekin çıkmış olmasının tek başına, davalının çeki kötüniyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu göstermeyeceği, bu kasamda davacı şirket tarafından, davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğu hususunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulduğunu, keşidecisi ... olan ... Bankası Beypazarı Şubesi'ne ait 1077263 seri numaralı ve 18/03/2023 vadeli, 20.000,00 TL tutarlı çekin ... tarafından davalıya ciro edildiğinin haricen öğrenildiğini, müvekkil şirketin çeklerin kaybolması nedeniyle zayi davası açtığını ve suç duyurularında bulunduğunu, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/127 Esas sayılı dosyası devam ederken vadesi gelen çekler yönünden davalı tarafından, davacı şirket aleyhine kötüniyetli icra takipleri başlatıldığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, çek istirdatı talebi için gerekli koşulların oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, çek istirdadı istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına, özellikle davacı şirket tarafından, davalının çekleri kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğu hususunun ispat edilemediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcının, peşin alınan 3.320,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.588,00 TL harcın istinaf eden davacıya karar kesinleştiğinde ve istek halinde iadesine, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 27/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."