11. Hukuk Dairesi 2010/4049 E. , 2012/3738 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.10.2009 tarih ve 2007/173 - 2009/630 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalılardan ..., ... ve ...vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06.03.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalılar ... Demiroğlu vekili Av. .…
**11. Hukuk Dairesi 2010/4049 E. , 2012/3738 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.10.2009 tarih ve 2007/173 - 2009/630 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalılardan ..., ... ve ...vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06.03.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalılar ... Demiroğlu vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalıların TTK.'na aykırı eylemeleri nedeniyle şirketi zarara uğratıklarını ileri sürerek, şimdilik 10.000 YTL'lik zararın, avans faiz oranı ile birlikte davalılardan tahsilini, ıslah dilekçesi ile de 3.473.292,49-YTL'nin tahsilini talep ve dava etmiştir. Bir kısım davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur. Bir kısım davalılar, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalıların işlem ve eylemlerinden dolayı ortaya çıktığı iddia edilen zararının kanıtlanamadığı, ayrıca davalıların, zarara neden olduğu şeklinde ileri sürülen işlem ve eylemlerinden dolayı herhangi bir kusurlarının tespit edilemediği, dolayısıyla herhangi bir sorumluluklarından da bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili ile davalılardan ..., ... ve ...vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, karar başlığında vekil isimlerinde yapılan hatanın mahalinde düzeltilmesinin mümkün olmasına göre, davalılardan ..., ..., ...vekillerinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, davacının eski yönetim ve denetim kurulu olan davalıların sorumluğuna ilişkin olup, davacı tarafın zarar kalemlerinden birisi de T.C. Şişli 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 01.08.2003 Tarih 2003/391 ve 14.08.2003 Tarih 2003/426 Sayılı müteferrik tedbir kararlarına aykırı olarak, bahsi geçen tedbir kararlarından sonra grup şirketi Çestaş Çukurova Elektrik Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ne ticari bir neden olmaksızın 01.12.2003 tarihinde 1.000 YTL ve 11.12.2003 tarihinde de 300 YTL olmak üzere verilen avanslardır. Davacı yan bu kalem alacağın tahsil edilemediği iddiasında olup, mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı şirketin, dava dosyasına sunulu bulunan 2004 yılı bilançosu ile kar/zarar cetvelinin incelenmesinde; kendisine ödeme yapılan Çestaş Çukurova Elk. San. Ve Tic. A.Ş.'den 1.300 YTL alacaklı olduğunun görüldüğü, ödeme yapılan Çestaş Çukurova Elk. San. ve Tic. A.Ş.'nin ise TMSF yönetim ve denetimine geçmediği, öncelikle yapılan ödemenin anılan şirketten tahsil edilmesi gerektiği sonucuna varılarak mahkemece bu kalem zarardan davalıların sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmıştır. Oysa, davacı tarafça ticari bir ilişkiden kaynaklanmadığı ve ödemenin haksız bir ödeme olduğu iddia edildiğine göre, mahkemece, bu husus denetime elverişli bir şekilde irdelenmek suretiyle yapılan ödemenin gerçekten haksız bir ödeme olması halinde davalıların bu kalem istemden ilke olarak sorumlu olacaklarının kabulü ile sonucuna göre bir karar vermek gerekirken bu kalem istemle ilgili olarak isabetli olmayan yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 3-Kabule göre de, 5411 sayılı Kanun'un 133/son maddesi kapsamında açılan veya açılacak davalar ile kanuni halef sıfatıyla takip edilen davalarda, lehine hükmedilen tarafa vekalet ücreti maktu olarak belirleneceği hükmünü haiz olup, mahkemece, davalılar yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru bulunmamıştır. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan ..., ..., ...vekillerinin tüm, davacı vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 13.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.