Hukuk Genel Kurulu 2007/8-926 E. , 2007/969 K. "" MAHKEMESİ : Gölbaşı(Ankara) Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 18/09/2007 Taraflar arasındaki “imar ihya nedenine dayalı tescil ” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gölbaşı Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 11.7.2006 gün ve 1000-487 sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin 27.2.2007 gün ve 7841-1166 sayılı ilamı ile; (...Davacılar M. Ö. …
**Hukuk Genel Kurulu 2007/8-926 E. , 2007/969 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gölbaşı(Ankara) Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 18/09/2007 Taraflar arasındaki “imar ihya nedenine dayalı tescil ” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gölbaşı Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 11.7.2006 gün ve 1000-487 sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 8.Hukuk Dairesinin 27.2.2007 gün ve 7841-1166 sayılı ilamı ile; (...Davacılar M. Ö. ve arkadaşları vekili, .... köyünde bulunan mevkii ve sınırları dava dilekçesinde gösterilen yaklaşık 20.000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın bir kısım vekil edenleri ile miras bırakanları tarafından imar-ihya edilerek tarıma elverişli hale getirildiğini, 20 yılı aşkın süre koşullarına uygun zilyetliklerinin bulunduğunu açıklayarak vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılardan Hazine vekili, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki meraların zilyetlik yoluyla edinilemeyeceğini, davanın reddi ile mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesini istemiştir. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Gölbaşı Belediye Başkanlığı vekilleri, imar planı ve çevre düzenleme planı içinde olan taşınmaz hakkındaki davanın reddini savunmuşlar, Türkiye Elektrik İletişim Anonim Şirketi vekili ise taşınmazın tespit dışı alanda kaldığından kamulaştırılmadığını, enerji nakil hattının geçtiği yer hakkında kurum lehine irtifak hakkının kurulmasını istemiş, Tuluntaş Köyü temsilcisi savunma yapmamıştır. Mahkemece, taşınmazın sınırında mera bitkileri bulunduğundan meradan elde edildiğinin kabulü ile davacının davasının reddine, 27.7.2005 tarihli krokide A ile gösterilen 10.420 m2 nin mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Yerel mahkemenin kabule ilişkin önceki hükmünün temyizi üzerine Dairemizce yapılan incelemede özetle; hayvanların otladığı her yerin mera sayılamayacağı, komşu köy halkından seçilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının dinlenilmesi, komşu parsellere ilişkin kadastro tutanağı ve bulunması halinde uygulanan kayıtların bulunduğu yerden getirilip uygulanması ve yöntemine uygun mera araştırılması yapılması noktalarından bozulmuştur. Mahkemece belirtilen eksiklikler giderildikten sonra yazılı gerekçeyle ret kararı verilmiştir. 4342 sayılı Mera Kanununun 3/b maddesinde meralar, hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerler olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 4.maddesi,meraların amaçları dışında kullanılamayacağını,kazandırıcı zamanaşımının uygulanamayacağını düzenlemiştir. Böyle yerlerin mera niteliği kanunlarda belirtilen yetkili organlarca değiştirilmedikçe zilyetlik süresi neye ulaşırsa ulaşsın zilyetlikle kazanılamaz ve tapu siciline tescil edilemez.