11. Hukuk Dairesi 2012/6676 E. , 2013/6528 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.02.2012 tarih ve 2011/424-2012/48 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşm…
**11. Hukuk Dairesi 2012/6676 E. , 2013/6528 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.02.2012 tarih ve 2011/424-2012/48 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalıların müvekkili şirketin önceki ortakları olduğunu, 05.12.2006 tarihinde davalıların şirketteki hisselerini müvekkili şirketin yeni ortaklarına devrettiklerini, yeni ve eski ortaklar ile yapılan 05.12.2006 tarihli protokole göre, devir tarihinden önceki tüm borçlardan devreden olarak davalıların sorumlu olduklarının kararlaştırıldığını, Vergi Dairesi tarafından 2000 yılına ait banka muameleleri vergisi, gecikme faizi, usulsüzlük cezası, kurumlar vergisi ve vergi ziyaından oluşan toplam 12.633,00 TL'nin ödendiğini, bu miktarın devir tarihinden önceki döneme ait olması nedeniyle protokol gereği davalıların sorumlu olduklarını, bu miktarın tahsili için icra takibi yapıldığını, ancak takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, müvekkillerinin hisseleri davacı şirkete değil, şirket ortaklarına devrettiklerini, dolayısıyla davacının taraf ehliyetinin bulunmadığını, bu talebi ancak ortakların yapabileceğini, vergi borcunun tahakkuk ettirildiği tarih itibariyle müvekkillerinin ortaklıklarının bulunmadığını, dolayısıyla protokol gerekçe gösterilerek sorumlu olduklarının kabul edilemeyeceğini, vergi borcunun zamanaşımı süresi dolduğu halde, itiraz ve defide bulunulmadan davacı tarafından ödeme yapıldığını, borcun tüzel kişiliği bulunan şirketin borcu olduğunu savunarak davanın reddini, %40 icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 05/12/2006 tarihli ... Döviz Hizmetleri A.Ş. Hisse Devir Protokolü ile şirketteki hisselerini devreden davalılar ve şirket hisselerini devralan özel kişiler arasında düzenlendiği, her ne kadar protokolde hisse devri yapılana kadar şirketin tüm borç ve yükümlülüklerinde hisselerini devreden davalıların sorumlu olduğu belirtilmişse de ayrı bir tüzel kişiliği bulunan ve protokolün tarafı olmayan davacının üzerine düşen vergi borçlarına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmesi nedeniyle aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.