İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; dava konusu aracın davalıdan satın alınmasından önce davalı şirketin garantörü olan ... Oto A.Ş.'den 19/06/2017 tarihinde ... plakalı, 2017 modal ... Marka ... ... 2.0 Td4 model aracın satın alındığını, bahsi geçen araçta motor değişimi gerektiren ayıpların ortay…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/578 KARAR NO : 2025/1504 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/01/2025 NUMARASI : 2023/295 Esas - 2025/74 Karar DAVA: Tazminat DAVA TARİHİ: 27/03/2023 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; dava konusu aracın davalıdan satın alınmasından önce davalı şirketin garantörü olan ... Oto A.Ş.'den 19/06/2017 tarihinde ... plakalı, 2017 modal ... Marka ... ... 2.0 Td4 model aracın satın alındığını, bahsi geçen araçta motor değişimi gerektiren ayıpların ortaya çıkması nedeniyle aracın ayıpsız benzeri ile değiştirildiğini, müvekkilinden fark bedel alınmak suretiyle davacı şirket ile imza edilen 09/02/2018 tarihli sözleşmeye istinaden dava konusu 2017 model 2018 tescil tarihli Lande Rover marka ... ... R ... model aracın teslim edildiğini, bu aracın 34.000 Km bakımı için 12/07/2019 tarihinde davalı şirketin garantörü olduğu ... Oto Servis Ve Ticaret A.Ş. yetkili servisinde bakıma alındığını, bu bakımdan sonra aracın bariz şekilde ara ara çalışmamaya başladığını, bu sorun nedeniyle söz konusu aracın en son arıza tarihine kadar olan 3 yıllık süreçte yaklaşık 10 kez çalıştırılamama nedeni ile yetkili ... ve ... servislerine bırakıldığını, ancak araca yapılan bir kısım işlemler nedeniyle malzeme ve işçilik faturaları düzenlenerek bedelleri tahsil edilip, araçtaki sorun giderilmeden müvekkiline iade edildiğini, araçtaki ayıp nedeniyle müvekkili yetkilisinin büyük bir kaza atlattığını, aracın bundan sonra çalışmadığını, aracın motorunda yatak sarma olarak tabir edilen ağır bir hasar olduğunun ve motorun komple değişmesi gerektiğinin bildirildiğini, aracın henüz 84.000 km'de olduğunu ve üretim kaynaklı ayıplı satıldığını belirterek dava konusu aracın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; aracın garanti kapsamında olmadığını, ücret karşılığında gerçekleştirilen bakım ve servis hizmetinin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, TBK'nın 478. maddesine göre 12/07/2019 tarihli servis hizmeti sonrası aracın çalışmamaya başladığını bildirildiğini, bahsi geçen servis hizmetinin dava dışı ... Oto ...AŞ tarafından verildiğini, buna göre iki yıllık zamanaşımı süresi içinde dava açılmadığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının muayene ve ayıp ihbar yükümlülüğüne uygun davranmadığını, aracın servis geçmişi incelendiğinde davalı şirkette arıza meydana gelen bölüme ilişkin bir işlem yapılmadığının gözüktüğünü, bu kapsamda arızanın müvekkili şirketin sorumluluğunu doğurmadığını, motorda yatak sarma sorunu ile ilgili olarak müvekkilinin bir ilgisi bulunmadığını, davacının ayıp nitelendirmesi yaptığı hususların kullanım hatası veya müşteri memnuniyetsizliğine dayandığını, aracın hangi şartlar altında ve ne şekilde kullanıldığının da belirsiz olduğunu, aracın 2 defa hasar onarımı için müvekkili şirketin servisine geldiğini, dava konusu arıza ile müvekkili şirkete ait serviste gerçekleştirilen işlemler arasında herhangi bir bağ bulunmadığını, ancak mahkemenin aksi kanaatte bulunması halinde davacının araç kullanımından elde ettiği faydaları ve hasarlar nedeniyle meydana gelen değer kaybını iade etmesi gerektiğini, söz konusu aracın modeli ve km'si dikkate alındığında ayıpsız misli ile değişim kararının hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; dava konusu ... plakalı ... marka ... ... model aracın, 25.01.2018 tarihli fatura karşılığı davalı şirketten 627.639,40-TL’ye satın alındığı, aracın tüm bakımlarının davalı şirketin yetkili servisi olan dava dışı ihbar olunan ... Oto ve Servis Tic. A.Ş.'de yapıldığı, aracın 2 kez trafik kazası geçirdiği, ancak bu trafik kazalarında motor kısmından herhangi bir darbe almadığı, araçtaki arızanın trafik kazalarından kaynaklı olarak meydana gelmediğinin bilirkişi raporları ile tespit edildiği, aracın motorunun hasarlandığı güne kadar tüm bakımlarının yetkili serviste yapıldığı, servis sürelerine riayet edildiği, kullanıcı kaynaklı bir hatanın yapıldığına dair dosya kapsamında somut bir bilgi ve belge bulunmadığı, araçtaki motor arızasının imalat hatasından kaynaklandığı, bunun ise gizli ayıp olarak kabulü gerektiği, aracın sürücüsünden bağımsız bir bir durum olduğu, aracın motor arızasının teknik olarak hangi ayrıntılar sonucu ortaya çıktığının tespiti için motorun içinin açılarak hasarlı kısımların incelenmesi gerektiği, ancak bu işlemin özel aletler ve tezgahlar kullanılarak ilgili servisler tarafından yapılabileceğini, motorda yatak sarma meydana gelmesi ile ilgili olarak, aracın motor arızasından önce kullanıcı kaynaklı olduğunu gösteren bir delil bulunmadığı, davalı şirketin yetkili servisi olan ... Oto ve Servis Tic. A.Ş.'de 06/06/2022 ve 30/09/2022 tarihli onarımlarda 2 kez aracın arıza kodlarının silindiğinin tespit edildiği, aracın kilometre seviyesinin olağan kullanım sınırlarında olduğu, yağ tapası değişiminin doğrudan doğruya yatak sarması ile ilgili bir durum olduğunun 14/09/2023 tarihli bilirkişi raporuyla tespit edildiği, araçtaki arıza kodlarının silinmesinin davalının da kabulünde olduğu, akan trafikte tehlike oluşturacak şekilde ciddi ve vahim hata içeren araçta motorun imalat hatalı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıya ait SALYA2BN8JA727685 şasi numaralı, ... plaka numaralı, ... marka ... ... R ... model aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, davacıya ait ... plakalı aracın birlikte ifa kuralı gereğince (hükmün infazı ile) aynı anda (davacı tarafından her türlü kısıtlamalardan, vergi ve trafik cezalarından arındırılmış olarak) misli ile değiştirilen aracı davacıya verecek olan davalı tarafa iadesine (noterden araç devir işleminin davacı tarafından yapılmasına), İİK’nın 24. Maddesi gereğince kararın infazı aşamasında ... plakalı aracın davacıda bulunması halinde davalıya iadesine, iade masraflarının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili; dava tarihi itibariyle zamanaşımı ve garanti süresinin dolduğunu, davacının muayene ve ayıp ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini,aracın servis kayıtlarının incelenmesinde müvekkili şirkette arıza meydana gelen bölüme ilişkin bir işlem yapılmadığını, bu kapsamında arızanın müvekkili şirketin sorumluluğunu doğurmayacağını, arızaların onarılmasından sonra arıza kodlarının silinmesinin yerleşik bir uygulama olduğunu, müvekkili şirket dışında yapılan servis hizmetleri nedeniyle müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, dava konusu araçta üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmadığını, bu hususların kullanım hatası ve müşteri memnuniyetsizliğine dayalı olduğunu, davacının dava konusu 5 yıldan fazla süredir kullandığını, aracın üretimine yönelik bir ayıptan söz edilmediğini, motorda meydana gelen arızanın tek başına aracın ayıplı olduğu anlamına gelmediğini, motor arızaların çeşitli etmenlerden dolayı meydana gelmesinin mümkün olduğunu, kaldı ki bilirkişi raporunda motorda arızaya sebep olan durumun ancak motor açılarak tespit edilebileceğinin belirtildiğini, üretimsel ayıbı ortaya koyan bir tespit bulunmadığını, motorda yatak sarma sorunu ile ilgili olarak müvekkilinin bir ilgisi bulunmadığını, ayrıca üretim kaynaklı bir ayıp da bulunmadığını,aracın hangi şartlar altında ve ne şekilde kullanıldığının da belirsiz olduğunu, aracın 2 defa hasar onarımı için müvekkili şirketin servisine geldiğini, dava konusu arıza ile müvekkili şirkete ait serviste gerçekleştirilen işlemler arasında herhangi bir bağ bulunmadığını, ancak mahkemenin aksi kanaatte bulunması halinde davacının araç kullanımından elde ettiği faydaları ve hasarlar nedeniyle meydana gelen değer kaybını iade etmesi gerektiğini, söz konusu aracın modeli ve km'si dikkate alındığında ayıpsız misli ile değişim kararının hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE :Dava, tacirler arası satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı misli ile değişim istemine ilişkindir. Çözülmesi gereken uyuşmazlık; dava konusu araçtaki arızanın ayıptan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, davalı satıcının ağır kusurlu olup olmadığı, sonucuna göre davalı satıcı yönünden zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı hususlarında toplanmaktadır.Satıcının ayıba karşı tekeffül borcu TBK'nın 219 vd maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 219. Maddesine göre satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nun 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Bununla birlikte TBK m.225/1 hükmüne göre ise ağır kusurlu olan satıcının, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulması mümkün değildir. Ağır kusur (iğfal) halinde alıcı, ticari satımdaki ayıp ihbar sürelerine uyulmaksızın, kanundan doğan haklarını kullanabilir.TBK'nın 231. maddesi hükmüne göre, satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan defi hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz. Satıcı tarafından daha uzun süreli garanti verilmiş ise, zamanaşımı süresinin garanti süresinin sonuna kadar uzayacağı ve bu sürenin sonuna kadar dava açılabileceği Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir.Somut olayda davacı, davalıdan 13/02/2018 tarihinde satın aldığı araçta 06/01/2023 tarihinde meydana gelen motor arızası nedeniyle davalının servisine müracaat ettiği, motorda yatak sarma arızasının tespit edildiği, davacının ücreti mukabilinde onarımı kabul etmediği, eldeki dava ile aracın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi talep ettiği, davacının daha önce satın aldığı ... marka aracın da motor arızası nedeniyle geri alındığı anlaşılmaktadır.Bilirkişi tarafından yapılan incelemede; dava konusu aracın motorunun yatak sardığı ve tamamen hurda hale geldiği, dava konusu aracın motorunun hasarlandığı güne kadar tüm bakımlarının yetkili serviste yapıldığı, servis sürelerine riayet edildiği, aracın km seviyesinin olağan kullanım sınırlarında olduğu, davalıya ait serviste yapılan 06/06/2022 ve 30/09/2022 tarihli onarımlarda aracın arıza kodlarının iki defa silindiği, yağ tapası değişiminin doğrudan motorun yatak sarması ile ilgili olduğu, araçtaki motor arızasının imalat hatasından kaynaklandığı, arızanın kullanıcı hatasına bağlı olarak meydana gelmediği, gizli ayıp niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. Periyodik bakımları yetkili serviste düzenli olarak yapılan dava konusu araç henüz km olarak olağan kullanım sınırları içerisinde iken meydana gelen arıza, imalat kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğundan davalının satıcı sıfatı nedeniyle sorumluluğu bulunmaktadır. Bahsi geçen aracın tüm bakımlarının ve onarımlarının davalı ve dava dışı ... ...AŞ'ye ait serviste yapıldığı, aracın motor arıza ve onarımlarının davalıya ait yetkili serviste takip edildiği anlaşılmakla dava konusu aracın motorundaki üretim kaynaklı ayıpların davalının bilgisi dahilinde olduğunun kabulü gerekir. Davalıya ait serviste yapılan 06/06/2022 ve 30/09/2022 tarihli onarım işlemlerinin, motordaki imalat kaynaklı meydana geldiği tespit edilen arıza ile bağlantılı olduğunun belirlendiği, motordaki üretim kaynaklı ayıpla ilgili herhangi bir aksiyon almadığı gibi geçici onarımlarla çözüm bulunmaya çalışıldığı, bahsi geçen onarım işlemlerinde arıza kayıtlarının silindiği de nazara alındığında davalı satıcının ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle davalının TBK'nın 231/2 maddesi uyarınca iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanması mümkün olmadığından zamanaşımına yönelik istinaf nedenleri yerinde değildir..Aracın gizli ayıplı ve ayıp ihbarının da süresinde olduğu tespit edildiğine göre, davacı TBK'nın 227. maddesinde düzenlenmiş olan seçimlik haklarını kullanabilecektir. Bu kapsamda somut olayda davacı seçimlik hakkını aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesinden yana kullanmıştır. Arızanın aracın en önemli aksamı olan motorda meydana gelmesi ve aracın süregelen şikayetleri nedeniyle davacının henüz olağan kullanım sınırları içerisinde olan araçtan beklenen faydayı elde etmesi imkansız hale geldiğinden aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesinde hakkaniyete aykırı bir yön bulunmamaktadır. Ayrıca davacının aracı kullanmasının karşılığında davalı satıcı da kendisine ödenen satış bedelini kullanmış olup, davacının aracı kullanmayla elde ettiği faydanın nakdi karşılığının ve kullanım kaynaklı değer kaybının davalıya iadesi mümkün değildir. Bu nedenle davalı vekilinin bu hususlarda ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 204.930-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 57.363,32-TL harcın mahsubu ile kalan 147.566,68-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan 100-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2025