6. Ceza Dairesi 2009/11702 E. , 2012/9585 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıkların, gece sayılan zaman dilimi içerisinde yakınan ...'ın kahvehanesinin camını ve yakınan ... ...'in kahvehanesinin penceresinin demir mandalını kırarak içeriye girdiklerinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlı…
**6. Ceza Dairesi 2009/11702 E. , 2012/9585 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanıkların, gece sayılan zaman dilimi içerisinde yakınan ...'ın kahvehanesinin camını ve yakınan ... ...'in kahvehanesinin penceresinin demir mandalını kırarak içeriye girdiklerinin anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarından zamanaşımı içinde işlem yapılması olanaklı kabul edilmiştir. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1) Sanıkların her bir yakınana yönelik eylemleri nedeniyle ayrı ve bağımsız biçimde değerlendirme yapılarak uygulama maddeleri ayrı ayrı gösterilip denetime olanak sağlayacak biçimde ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, toplu uygulama yapılması suretiyle CMK.nun 232. maddesine aykırı davranılması, 2) 5271 sayılı CMK’nın 231/6. fikrasında; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, aynı maddenin 9. fıkrasında, altıncı fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde; sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır. Somut olaya gelince; sanıklar tarafından yakınanlar ... ve ... ...'in işyerinden alınan paraların sanıkların üzerinde yapılan arama sonucunda ele geçirilmesi ile muhafaza altına alındığı ve mahkemece yakınanlara iadesine karar verildiği dolayısıyla dosyaya yansıyan bir zararın bulunmadığı halde, diğer koşulların da bulunması durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili bir karar verilmesi gerekirken ve 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki diğer hususlar da dikkate alınmadan “sanıkların yakınanların zararı tazmin etmediği anlaşılmakla haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına” şeklinde, yasal anlamda dayanakları denetime olanak verecek şekilde gösterilmeden yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle sanıklar hakkında yakınanlar ... ve ... ...'e karşı hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde CMK.'nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, 3)Sanıkların, yakınanlar ... ve ... ...'in, işyerinden çaldıkları paraların toplamının 9 TL olması, yakınan ... ...'nın meşrubat dolabından 6 kutu meşrubat çalmış olmaları, bunların dışında bir şey almamış olduğunun oluşa uygun olarak kabul edilmesi karşısında, TCK'nın 145. maddesinin uygulanma koşullarının oluştuğu gözetilmeyerek, yazılı biçimde uygulama yapılması, 4) Hırsızlık suçlarının gece sayılan zaman diliminde işlenmesi nedeniyle sanıklar hakkında hükmolunan cezada artırım yapılırken uygulama yasa maddesinin gösterilmemesi, 5) Sanıkların yakınanlar ... ve ... ...'in işyerinden aldıkları paraların üst aramalarında ele geçirilmesi ve mahkemece paraların yakınanlara iadesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, yakınanlar ... ve ... ...'in giderilmesi gereken zararlarından söz edilemeyeceğinden; sanıkların yakınan ... ...'nın işyerinden meşrubat almak şeklindeki eyleminde ise koşulları halinde, uygulanabilecek olan etkin pişmanlık hükümlerini kapsayan bir şekilde değerlendirmeye yer verilip; sanıkların her üç yakınana karşı eylemleri nedeniyle hükmedilen hapis cezasının zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi seçenek yaptırımına çevrilmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden sanıklar hakkında TCK’nun 50/1-b maddesinin uygulanamasına karar verilmesi, 6) Sanıklardan, neden oldukları yargılama giderlerinin ayrı ayrı alınması gerekirken, “müştereken” alınmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı davranılması, Kabule göre de; 7) TCK.nın 50/1-b maddesinde öngörülen aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle zararın giderilmesi yöntemlerinden birinin olayın özelliğine göre hâkim tarafından tercih edilmesi gerektiği gözetilmeden, her üç yönteminde uygulanmasına karar verilmesi; Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 30.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.