T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/1619 - 2025/1381 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/1619 KARAR NO : 2025/1381 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/07/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2014…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/1619 - 2025/1381 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/1619 KARAR NO : 2025/1381 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/07/2020 ESAS-KARAR NUMARASI : 2014/832E., 2020/380K. DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 31/12/2025 YAZIM TARİHİ : 31/12/2025 Taraf vekillerince tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle; müvekkili ... Akaryakıt Otomotiv İnşaat Taahhüt Tekstil Gıda Pak. San ve Tic Ltd. Şti'ne ait ... Akaryakıt İstasyonu'nun, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından, 05.06.2011- 05.06.2012 vadeli 19448836 Y-l numaralı "Mutabakatlı Değer" esası üzerinden sigortalandığını, poliçenin davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından arka- arkaya ikinci sene için düzenlenmiş olduğunu, poliçenin tanzimi öncesinde, sözleşmede yer alan sigorta bedellerinin tespiti yönünde Eksper ... -... - ... Sigorta Eksperlik Hizmetleri Ltd. Şti. marifetiyle hazırlanan 12.08.2011 tarihli 204 KT 2011 sayılı "Kıymet Takdiri Raporu"nun esas alındığını, poliçe vadesi içinde davalı Sigorta Şirketi tarafından tanzim olunan ilave "Zevilnameler" sonrasında anılan tutarların aynı zamanda taraflar arasında riziko tarihinde geçerli olan poliçede sigortalı kıymetler için sigorta bedeli olarak yer aldığını, buna göre, poliçe ve zeyilnameler gereğince, Bina Temel Üstü Değerleri Bina Temel Değeri Alt Yapı ve Çevre Tesisleri Makine Teçhizat Değeri Demirbaş Değeri Genel Toplam olarak tespit edildiğini, bu sebeple, 6762 sayılı T.T.K 1283/2fıkrası ve T.T.K 1264/2 fıkrası hükümlerince sigortacı tarafından poliçe ön yüzünde yer verilen sigorta bedellerinin kesin ve hasar tazminatının tediyesi aşamasında aynen ve kesin olarak kabul edilmesi gereken tutarlar haline gelmiş olduğunu, müvekkilinin "..." adresindeki işyerinde 22.06.2011 tarihinde nedeni bilinmeyen bir sebepten zemin hareketlenmesi ile birlikte zarar/ziyan meydana geldiği hususunun davalı sigortaşirketine ihbar edilmiş ve bu hasar ihbarı üzerine davalı sigorta şirketi nezdinde 1690602/1 sayılı hasar dosyası açılmış olduğunu, hasarın davalı Sigorta Şirkete ihbarını müteakip, davalı sigortacı tarafından ilk aşamada görevlendirilen ... Sigorta Eksperlik Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından 19.07.2011 tarihinde ve bu raporun yetersiz kalması üzerine yine davalı sigortacı tarafından atanan Eksper ...-Sigorta Eksperlik Hizmetleri Ltd. Şti tarafından riziko mahalline gidilmek suretiyle; poliçe ve mutabakat raporu kapsamında sigortalı bina, tesisler demirbaş ve emtiada meydana gelen zararın tespit edildiğini ve tazminat tutarının 12.09.2011 tarih ve 2011/1219 sayılı Yangın (Zemin Hareketi) Ekspertiz Raporu ile belirlemiş olduğunu; davalı şirketin tazminat ödemesine mesnet teşkil eden 17.05.2012 tarihli ekspertiz raporunu müvekkili şirkete vermediğini; bu sebeple raporun kendilerinde bulunmadığını; bu aşamada müvekkili şirketçe belirlenen tazminat tutarının gerçek zararı yansıtmadığının beyan olunması üzerine, müvekkili şirketin hesaplarına 22.06.2012 tarihinde 505.329.90 TL tazminat ödemesi yapıldığını, bu süreç zarfında müvekkiline ait sigortalı akaryakıt istasyonunda 21.05.2012 tarihinde Çankaya Belediye Başkanlığı Belediye Encümeni'nin. 10.01.2012 tarih ve 0117.35 sayılı kararında "..." adresinde bulunan alanın heyelan tehlikesi nedeniyle can ve mal güvenliği emniyeti bakımından tahliyesinin istendiğini, müvekkili tarafından. 27.04.2012 ve 10.05.2012 tarihli dilekçeler kapsamında adı geçen Belediye nezdinde bu hususlara ilişkin olarak itirazlar yapılmış ise de, yapılan değerlendirmelere atıf yapılmak sureti ile dilekçelerinde yer alan talepleri reddedilerek tahliye iş ve işlemlerinin yapılmasına karar verildiğini ve akaryakıt istasyonunun tahliye edilmesi gerektiği hususunun tebliğ olunduğunu, Çankaya Belediyesi ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından sigortalı akaryakıt istasyonunun tahliye edilmesi, boşaltılması ve devamında buna bağlı sigorta sözleşmesi ve taraflar arasında münakit poliçe kapsamında tanımlanan yaptırımların gerektiği olgusunun ortaya çıkması halinde, bu kapsamda ortaya çıkacak her türlü zarar ziyanında ayrıca tazmin edilmesi gerekeceğini, bu tahliye kararına ilişkin Müvekkil şirketçe açılan Ankara 16. İdare Mahkemesi 2012/1344 E. Ve 2012/848 E.sayılı iptal davaları mevcut olduğunu, işbu davada hüküm verilmesinde bu iptal davası kararlarının da etkisi olacağını; bu sebeple. Mahkemeden söz konusu iptal davalarının sonucunun beklenilerek işbu dava için bekletici sorun yapılmasını talep ettiklerini, poliçenin tanzim edildiği tarihte yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1281 maddesi gereği; sigortacının, harp ve isyandan başka bir sebeple mallara arız olan telef ve tagayyiir gibi bütün hasarlardan mesul olduğunu; sigortacının. 1 inci fıkra gereğince mesul olduğu rizikolardan biri sigorta poliçesinin hükmünden istisna edilmişse, vaki hasarın istisna edilen rizikolardan doğduğunun ispatının sigortacıya ait olduğunu; aynı zamanda T.T.K. 1264. maddesi uyarınca. 1281. maddenin son fıkrasının, sigorta ettiren kimsenin zararına olarak mukavele ile değiştirilemeyeceği gibi, değiştirilirse kanun hükümlerinin re'sen tatbik olunması gerektiğini; aynı zamanda 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "11 - Hususi Haller:" başlığı altında yer alan madde 1305'e göre; aksine mukavele olmadığı takdirde; yangım durdurmak veya söndürmek için kullanılan her nevi vasıtalardan yahut hareket veya duman veya buhardan veya sigorta ettirilen eşyanın kurtarılması için alınan başka vere taşınması gibi tedbirlerden veya eşyanın kaybolmasından vahut yangının genişlemesine mani olmak maksadıyla sigorta ettirilen binanın ilgili memurun emriyle tamamen veya kısmen yıktırılmasından doğan hasar ve masrafların yangından doğan zararlar hükmünde olduğunu; bu düzenleme gereğince; davalı sigorta şirketi tarafından açılan hasar dosyası kapsamında tazmin olunan tazminat tutarları dışında ileride ortaya çıkabilecek her türlü zarardan da sorumlu hale geldiğini, dava dosyası ekinde bulunan Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/358 D. İş sayılı dosyası içeriğinde ekspertiz raporları bulunmaktadır. Ekspertiz Raporunda poliçe kapsamında gerçekleşen işbu zemin hareketi ve heyelan rizikosu sonrasında mutabakatlı sigortalı kıymetlerinin sadece "bina ve çevre düzenlenmesi" açısından ve görsel olarak ilk bakışta tespit edilmesi mümkün hasarların değerlendirmeye alınmış olduğu hususunun açıkça belirtildiğini; "raporda belirlenmeye Alışılmış olan hasarların dışında da hasarların oluştuğu, bu aşamada onarım yapılabilmesinin mümkün olmadığı, yer kaymasının tamamen durdurulabilmesinden sonra tekrar hasar tespitinin yapılması gerektiği" hususunun yer aldığını, Poliçe vadesi içinde gerçekleşen yer kayması ve heyelan rizikosu sonrasında ortaya çıkan zararın sadece bina temel üstü değerlerinde olmayıp, bina temelleri, alt yapı ve çevre tesisleri; makine ve teçhizatta da eksper tarafından tespit olunmayan hasarlar meydana gelmiş olmasına rağmen, bu sigortalı kıymetlere ilişkin herhangi bir tazminat ödemesi gerçekleştirilmediğini diğer yandan Çankaya Belediyesi ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından sigortalı akaryakıt istasyonunun tahliye edilmesi, boşaltılması ve devamında buna bağlı TTK'da sigorta sözleşmesi ve taraflar arasında münakit poliçe kapsamında tanımlanan yaptırımların gerektiği olgusunun ortaya çıkması halinde, bu kapsamda ortaya çıkacak her türlü zarar ziyanında ayrıca tazmin edilmesi gerektiğini, riziko konusu yerin bulunduğu yörenin. 06.02.2013 tarih ve 28551 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile riskli alan ilan edildiğini; işbu Bakanlar Kurulu Kararı, ilgili belediyenin müvekkili şirket için tahliye karar ve ODTÜ tarafından verilen raporların, riziko konusu yer olan akaryakıt istasyonunda bir tehlike ve hasar olduğunu açıkça gösterdiğini; bununla beraber, söz konusu tahliye kararına ilişkin müvekkil şirketçe açılan Ankara 16. İdare Mahkemesi 2012/1344 E. ve 2012/848 E. sayılı dava dosyalarını delil olarak sunduklarını müvekkili tarafından, işbu ödeme keyfiyeti sonrasında Ankara 63. Noterliği'nin 22.06.2012 tarih ve 16351 yevmiye sayılı fazlaya ilişkin tazminat talep haklarının saklı tutulduğuna dair ihtarnamesinin keşide olunduğunu mahkemece yapılacak tahkikat sonucunda müvekkil şirketin poliçe vadesi içinde ve taraflar arasında münakit sigorta sözleşmesi kapsamında meydana gelen zararının değerinin işbu davanın açıldığı tarih itibariyle tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olmadığı gibi, bu hususunun yargılama neticesine göre belirlenebilir hale geldiği anda arttırılmak üzere şimdilik 100.000.00 TL tutarındaki tazminat alacağın davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 22.06.2012 tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faiziile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu; hasarın bildirilmesinden sonra müvekkili şirket tarafından eksper görevlendirilmiş olduğunu; ticaret mahkemesi vasıtasıyla hasarın nedeni konusunda tespit yapılmış olduğunu; ilk ekspertiz raporunun yetersiz kalmasından sonra ikinci bir eksper atanmış, eksper tarafından yerinde çeşitli zamanlarda ayrıntılı incelemeler yapılmış, bu incelemelerde davacı yan temsilcileri de hazır bulunmuş; eksper tarafından 2012 Ocak ayında kesin rapor sunulmasına karşın hasar mahallinde kış şartlan nedeniyle hasarların bir miktar daha arttığı belirlendiğinden, hasardan yaklaşık 1 yıl sonra düzenlenen 17.05.2012 tarihli kesin ekspertiz raporu ile dava konusu sigortalı yerdeki hasarın 505.329.90 TL olduğunun saptandığını 505.329,90 TL hasar bedelinin 22.06.2012 tarihinde davacının banka hesabına ödendiğini; böylece müvekkili sigorta şirketinin, sigorta poliçesinden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmiş olduğunu, davacı sigortalının bundan da fazla hasarı olduğunu ileri sürerek açmış olduğu davanın sebepsiz zenginleşmeye neden olacağını; hasar bedelinin ödenmiş olması nedeniyle talebin kabulüne olanak bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde, ekspertiz raporunda sigortalı kıymetlerinin sadece bina ve çevre düzenlemesi açısından ve görsel olarak ilk bakışta tespit edilmesi mümkün hasarların değerlendirmeye alınmış olduğundan bahsedilmekte ise de, ekspertiz raporunun incelenmesinden durumun iddia edildiği gibi olmadığının görüldüğünü; gerçekten de ekspertiz raporu incelendiğinde, hasar miktarı belirlenirken sınır duvarının yapımı, saha betonu, totemin onanını, parsel ayrım inlemesi ve enkaz kaldırma hasarlarının yanı sıra drenaj hatları onarımı, LPG tankının temel ve havuz betonlarının onarımı, rögarlann teşkili, akaryakıt dolum ağızlarının ve havalandırmalarının yeniden düzenlenmesi ile akaryakıt tanklarının ve tesisatlarının bakım ve onarımları ile ayarlarının yapılması gibi bina ve çevre düzenlemesiyle ilgisi olmayan tüm hasarların hesaplamada göz önünde bulundurulduğunu, davacı sigortalı ekspertiz raporu ile belirlenen hasar miktarını kabul etmediğini beyan etmekte ise de. ekspertiz raporları 5684 Sayılı Sigortacılık Kanununun 22/17 maddesindeki "eksperler tarafından düzenlenen raporlar delil niteliğindedir" hükmü uyarınca delil niteliğinde olduğunu, davacı alacağına 22.06.2012 tarihinden itibaren avans faizi istemiş ise de. davanın konusu niteliği itibari ile hükmedilecek faiz oranının yasal faiz, başlangıç tarihinin de temerrüt faizi olabileceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "Dosya içerisindeki belgelerden 505.329,90 TL hasar bedelinin davacı tarafa ödendiği anlaşılmış olup dosya bilirkişi kuruluna tevdi olunmuş, bilirkişi raporunda dava tarihi itibariyle yer kaymasının durmuş ve hasann kısmı hasar niteliğinde olduğu, sigortacının ödemeye esas aldığı ekspertiz raporu ve revize raporlarda; bu aşamadaki hasar tespitinin tesisin halihazır hasarlı durumu esas alınarak yapıldığı takdiren yapılmış olan değerlendirmenin yerinde olduğu, davacının talebi Ankara 16. İdare Mahkemesi 2012/1344 E. Ve 2012/848 E.sayılı davalarının sonucunun beklenmesi gerektiği, tahliye talebinin iptal edilmesi durumunda, yapılacak etüd ve incelemeler sonucunda bilimsel olarak zaruri olması halinde, bu parselde rizikoyu önleyecek zemin çalışmaları yapılması ve bunun "hasarı önleyici tedbirler" kapsamında değerlendirerek sigorta şirketinden talep edilebileceği, mahkemece dava konusu olayda Çankaya Belediyesi'nce alman tahliye kararının taşınmazda heyelandan dolayı tam hasar oluştuğu sonucunu doğuracağı kanaatine varılması durumunda sigortacının mutabakatlı kıymet takdiri raporuyla belirlenen, sigorta bedelinden ödediği miktarın düşülmesi sonucu kalan bakiyeyi ödemesi gerektiği görüş ve kanaatine varıldığı rapor edilmiştir. Dosya taraf vekillerinin itirazları üzerine tekrar bilirkişiye tevdi olunmuş, bilirkişi ek raporunda da aynı görüşlü rapor ibraz edilmiş, bilirkişi Prof. Dr. ... ise yer kayması nedeni ile akaryakıt istasyonunun tamamen boşaltılmasına ilgili Belediye tarafından karar verilmiş olması nedeniyle heyelan rizikosunun tamamen gerekleştiği kabul edilecek olursa tam hasar bedeli olan 5.373.968,00 TL bedelin ödenmesinin uygun olduğu rapor edilmiştir. Uyuşmazlık mevcut yer kayması nedeni ile Çankaya Belediyesinin tahliye kararının sigorta poliçesi kapsamında heyelan rizikosununun tam olarak gerçekleşmiş olup olmadığı hususundadır ki, Çankaya Belediyesi'nin ilgili tahliye kararı Ankara 16. İdare Mahkemesi 2012/1344 esas ve 2012/848 karar sayılı ilamı ile iptal edilmiş olup kararın kesinleştiği bildirilmekle heyelan rizikosunun tam olarak meydana geldiğini kabulü bu nedenle de mahkememizce uygun görülmemiş olup, olay tarihindeki zemin hareketliliği nedeni ile oluşan mevcut zararın ekspertiz raporları ile tespit edilip, akaryakıt istasyonundaki meydana gelen "gerçek zararın" 505.329,90 TL olarak tespit edilip, hasar bedelinin 22.06.2012 tarihinde davacı tarafa ödendiği, böylelikle davacı akaryakıt istasyonunun karşılanmamış gerçek zararının kalmadığı anlaşılmakla davanın reddine" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Tam zayi halinin gerçekleştiğini, bilirkişi raporunun aykırı görüş içerdiğini, 5.373.968 TL ödenmesi gerektiğinin rapor edildiğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, ıslah için taraflarına süre verilmeden sözlü yargılamaya geçildiğini, mutabakatlı sigorta olduğunu, mahkemece bu hususun gözetilmediğini, rizikonun gerçekleştiğini, mahkemece hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verildiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, davacıya ait akaryakıt istasyonunda 22.06.2011 tarihinde zemin hareketliliği nedeni oluşan zararın tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-) Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harcından peşin alınan 54,40 TL'nın mahsubu ile bakiye 561 TL'nın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-) Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 30/12/2025 Başkan Üye Üye Katip