Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2008 -3-32 (Muafiyet) Karar Sayısı : 09-36/906 -219 Karar Tarihi : 19.8.2009 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER 10 Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI(Başkan V.) Üyeler : Mehmet Akif ERSİN, Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA , Reşit GÜRPINAR B. RAPORTÖRLER: Onur Yelda YÜKSEL, Çağlar Deniz ATA, Erdem AKTEKİN, Didem ULUÇ C. BİLDİRİMDE BULUNAN : Re sen 20 D. TARAF : Toros Tarım
Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2008 -3-32 (Muafiyet) Karar Sayısı : 09-36/906 -219 Karar Tarihi : 19.8.2009 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER 10 Başkan : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI(Başkan V.) Üyeler : Mehmet Akif ERSİN, Doç. Dr. Mustafa ATEŞ, İsmail Hakkı KARAKELLE, Doç. Dr. Cevdet İlhan GÜNAY, Murat ÇETİNKAYA , Reşit GÜRPINAR B. RAPORTÖRLER: Onur Yelda YÜKSEL, Çağlar Deniz ATA, Erdem AKTEKİN, Didem ULUÇ C. BİLDİRİMDE BULUNAN : Re sen 20 D. TARAF : Toros Tarım Sanayi ve Ticaret A.Ş Tekfen Tower 34394 4. Levent /İstanbul E. DOSYA KONUSU: Toros Tarım Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Toros) nin gübre bayilerine rekabet etmeme yükümlülüğü getirmek suretiyle münhasır bir dağıtım sist emi oluşturmaya çalışıp çalışmadığının ve eğer böyle bir durum mevcut ise söz konusu sistemin gübre pazarındaki rekabete etkisinin ortaya konulması amacıyla, adı geçen teşebbüsün dağıtım sistemine yönelik olarak, 08-28/319 -M sayılı Kurul kararı uyarınca ya pılan inceleme. 30 F. DOSYA EVRELERİ: 08-28/319 -M sayılı Kurul kararı üzerine re sen incelemeye alınmış ve bu arada yapılan 31.3.2008 tarih ve 1980 sayılı şikayet başvurusu da mevcut dosya kapsamında değerlendiril miştir. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkı nda Kanun un 4. ve 5. maddeleri ile 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği nin ilgili hükümleri uyarınca yapılan inceleme sonucu düzenlenen 28.7.2009 tarih ve 2008 -3-32/MM -09-YY sayılı Menfi Tespit/Muafiyet Ön İnceleme Raporu, 28.7.2009 tarih ve REK.0.07.00.00 -110/211 sayılı Başkanlık Önergesi ile 09 -36 sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır. 40 G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor'da; Toros un bayileriyle imzalamış olduğu mevcut Bayilik Sözleşmesi nin 4054 sayıl ı Kanun un 4. maddesine aykırı herhangi bir hüküm içermediği sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmiştir. H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME H.1. Hakkında İnceleme Yapılan Taraf: Toros Tarım Sanayi ve Ticaret A.Ş. 09-36/906 -219 2 Tekfen Holding bünyesinde faaliyet göster en Toros un yönetim kurulu üyeleri; Erhan Öner (Başkan), Esin Mete (Başkan V.), Cengiz Yaman, Ahmet İpekçi ve Mehmet 50 Ertekin den oluşmaktadır. Toros un ortaklık yapısına Tablo -1 de yer verilmiştir. Tablo -1: Toros un Ortaklık Yapısı Pay Sahibi Pay Adedi Pay Miktarı (TL) Ortaklık Payı (%) Tekfen Holding A.Ş. 43.034.673.811 430.346.738 99,96 Diğer* 15.326.189 153.262 0,04 TOPLAM 43.050.000.000 430.500.000 100 *Bu paylar ha miline yazılı hisse sahibi özel kişilere aittir. Toros, Tekfen Holding in tarımsal sanayi grubu içindeki şirketler inden biridir. Toros 1981 de Ceyhan tesislerinde kimyevi gübre üretimine başlamıştır. Başlıca faaliyet alanı kimyevi gübre üretimi, ithalatı ve dağıtımı olan Toros, Adana -Ceyhan, Mersin ve Samsun da bulunan üretim tesislerinde faaliyetlerini sürdürmektedir. Geniş bir ürün gamına sahip teşebbüs, gübre pazarında üretim kapasitesi ve satış hacmi açısından 60 lider konumdadır. Toros un, satış ve pazar lama birimi yedi bölgede kurulu bölge müdürlükleri ve bölge depolarından oluşmakta olup toplam depolama kapasitesi yaklaşık tondur. Yıldan yıla değişim göstermekle birlikte, Tarım Bakanlığı verilerine göre Toros un ülke çapında bayisi bulunmaktadır. Ş irketin kendi verilerine göre ise bayilerinin sayısı .., yetkili satıcılarının sayısı ise .. dir. Toros un üretim tesislerine ilişkin kapasite rakamları Tablo 2 de sunulmuştur. Tablo -2: Toros Gübre Üretim Kapasitesi Fabrika Gübre Türü Yıllık Kapasite ( 1000 ton) Ceyhan NPK 330 NPK/(DAP) 330(198) Mersin AN26 594 DAP 149 Samsun DAP 227 NPK 300 TOPLAM 1930(1798) Tüm gübre pazarlarında faaliyet göstermekte olan Toros un gübre pazarlarındaki 70 sahip olduğu son üç yıllık pazar paylarına Grafik 1 de yer verilmiştir. Grafik - Ticari sır 1:1 80 1 . 09-36/906 -219 3 Toros potasyumlu gübreler pazarında son üç yılda pazar payı kaybetse de, Türkiye de daha çok satışı gerçekleştirilen azotlu ve kompoze gübreler pazarlarında 90 son üç yılda pazar payını artırmıştır. Topl am gübre satışı ele alındığında da Toros %... ile pazar lideri konumundadır. H.2. İlgili Pazar H.2.1. İlgili Ürün Pazarı 28.1.2008 tarih ve 08 -04/56 -M sayılı İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin Kılavuz da 1997/1 sayılı Tebliğ e atıfta bulunularak ilgili ürün pazarının tespitinde dikkate alınacak unsurlar belirtilmektedir. 1997/1 sayılı Tebliğ in 4. maddesine göre, 100 devralma işlemlerinde devre konu mal veya hizmetlerle tüketicinin gözünde fiyatı, kullanım amaçları ve nitelikleri bakımından aynı sayıl an mal veya hizmetlerden oluşan pazar ilgili ürün pazarını oluşturmaktadır. Dolayısıyla belirli bir ürün ve onunla yüksek ikame edilebilirliği olan diğer ürünlerden oluşan pazar ilgili ürün pazarının tanımında esas alınmaktadır. Gübreler tek besinli ve ço k besinli (kompoze) olmak üzere iki ana gruba ayrılmaktadırlar. Tek besinli gübreler; içerisinde bitki besin maddelerinden azot, fosfor veya potasyum elementlerinden yalnızca birisini bulunduran, içerdiği bu elementlere göre de azotlu, fosforlu ve potasyum lu olarak adlandırılan gübrelerdir. 110 Kompoze gübreler ise, bu üç elementten birden fazlasını ihtiva eden gübrelerdir. Kurul un 3.11.2000 tarih ve 00 -43/464 -254 sayılı İgsaş özelleştirilmesi ve 8.2.2002 tarih ve 02 -07/57 -26 sayılı gübre soruşturması kararlar ında tek besinli gübreler ile çok besinli (kompoze) gübrelerin birbirinin yerine kullanılmasının makul olmaması, tek besinli gübreler başlığı altındaki kategorilerin farklı bitki besin maddesi içermelerinden dolayı farklı kullanım alanlarının (azotlu gübre ler bitkinin üst gövdesinin gelişimi üzerinde, potasyum bitkinin dayanıklılığı üzerinde, fosfor ise üreme organları üzerinde etkilidir), yöntemlerinin ve zamanlarının bulunması, bununla birlikte aynı kategorideki gübrelerin birbirlerinin yerine kullanılabi lmeleri gibi, gübrelerin talep bakımından birbirleriyle ikame edilebilirliklerine yönelik unsurlar 120 dikkate alınarak azotlu, fosforlu, potasyumlu ve kompoze gübrelerin ayrı pazarlar olarak tanımlanması gerektiği belirtilmiştir. Yine 8.11.2007 tarih ve 07-85/1038 -400 sayılı ve 21.2.2008 tarih ve 08-16/189 -62 sayılı Kurul kararlarında da aynı ilgili ürün pazarı ayrımı benimsenmiştir. Dolayısıyla, yukarıda yer verilen Kurul kararlarındaki değerlendirmeler dikkate alınarak azotlu gübre pazarı , fosforlu gü bre pazarı potasyumlu gübre pazarı ve kompoze gübre pazarı ayrı ilgili ürün pazarları olarak belirlenmiştir. H.2.2. İlgili Coğrafi Pazar 130 İlgili ürünlerin tüm Türkiye'de dağıtımının yapıldığı ve ülke genelinde rekabet koşullarında bölgeler bazında b elirgin farklılıklar olmadığı göz önüne alınarak ilgili coğrafi pazar, Türkiye olarak belirlenmiştir. 09-36/906 -219 4 H.3.Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme 140 H.3.1. Türkiye de Kimyasal Gübre Sektörü H.3.1.1. Genel Olarak Türkiye de ilk gübre üretimi Türkiye Demir ve Çelik İşletmeleri Karabük tesislerinde 1939 yılında yapılmış tır. Gübre sektöründe uzun yıllar kamuya ait teşebbüsler faaliyet göstermiştir. Sektörde yer alan kamuya ait kuruluşların (Tügsaş ın bağlı ortaklığı Gemlik Gübre ve Samsun Gübre ile İGSAŞ ) özelleştirilmeleri 2005 yılında tamamlanmış ve kamunun üretici olarak sektördeki varlığı sona ermiştir. Özelleştirmeler sonrası iki yeni grup, Yılyak Yakıt Paz. Tic. A.Ş. Gemlik Gübre 150 hisselerini, Yıldız Entegre Ağaç San. ve Tic. A.Ş. İGSAŞ hisselerini v e Kütahya Gübre varlıklarını satın alarak sektöre girmiş, sektörde yer alan diğer bir teşebbüs olan Toros Gübre ise Samsun Gübre hisselerini alarak kurulu üretim kapasitesini artırmıştır. Ege Gübre hisseleri ise bu süreçte el değiştirerek Yaşar Holding ten Gençer Holding e geçmiştir. Tügsaş a ait Elazığ Gübre kapatılmış ve tesisleri diğer kamu kuruluşlarına bırakılmıştır. 2009 yılı itibar ıyla ise kimyasal gübre üretimi altı değişik teşebbüs tarafından sekiz tüzel kişilik2 altında gerçekleştirilmektedir. Bun lar: 1. Toros Tarım ve Sanayii Ticaret A.Ş., 2. Bandırma Gübre Fabrikaları A.Ş. (BAGFAŞ), 160 3. Gübre Fabrikaları T.A.Ş., 4.İstanbul Gübre Sanayi A.Ş. (İGSAŞ), 5. Ege Gübre Sanayi A.Ş., 6. Gemlik Gübre Sanayi A.Ş. ve 7.Yıldız Entegre Ağaç San. ve Tic. A.Ş. 8. İskenderun Gübre Sanayi A.Ş. dir. 2005 yılı sonu itibar ıyla toplam kapasiteden aldığı %37,9 luk pay ile en yüksek üretim kapasitesine Toros sahip olup onu %17,5 ile Gübretaş, %14,8 ile İgsaş, %11,6 ile Bagfaş, %7,5 ile Gemlik, %6,4 ile Ege ve %4,3 ile Yıldızlar Holding takip etmektedir. 170 2008 yılın da yayınlanan DPT Kimya Sanayii Özel İhtisas Komisyonu raporuna göre, Türkiye de gübre üretici kuruluşların toplam kapasiteleri, fiziki miktar olarak 5.341.000 ton dur. Ancak gübre üretimi tam kapasite sev iyesinde gerçekleşmemekte, üreticiler kapasite fazlası ile çalışmaktadırlar. Tablo 3 te gübre türlerine göre yurt içi kapasite rakamları na yer verilmiştir. 180 2 İgsaş ve Yıldız Entegre tesisleri Yıldızlar Holding in, BAGFAŞ ve Ege Gübre ise Gençer Holding in yavru şirketleri olup, bu şirketlerle aynı ekonomik bütünlük içerisinde yer almaktadırlar. 09-36/906 -219 5 Tablo -3: Gübre Üretim Kapasitesi Rakamları KURULUŞ TESİS YERİ GÜBRE CİNSİ KAPASİTE BBM Toplamı PAY (%) BAGFAŞ Bandırma AS DAP/(NPK) NPK/(DAP) Toplam 215 165/(220)3 220/(165) 600 45 106 88 239 11,6 EGE Aliağa NPK 330 132 6,4 GEMLİK Gemlik AN26 594 154 7,5 GÜBRETAŞ Yarımca İskenderun Toplam TSP NPK NPK TSP 185 200 300 185 870 80 80 120 80 359 17,5 İGSAŞ Yarımca Üre NPK Toplam 561 118 679 258 47 305 14,8 TOROS Ceyhan Mersin Samsun Toplam NPK NPK/(DAP) AN26 DAP DAP NPK 330 330/(198) 594 149 227 300 1.930 132 132 154 95 145 120 779 37,9 YILDIZ Kütahya AN26 339 88 4,3 TOPLAM 5.341 2.056 100 Kaynak: DPT İhtisas Komisyonu Raporu 2008 DPT İhtisas Komisyonu Raporu ndan alınan yukarıdaki verilere ek olarak Türkiye nin 190 üretim kapasitesine ilişkin olarak 2009 yılındaki gelişmelere ilişkin de bilgi verilmesinde fayda bulunma ktadır. Türkiye gübre sektöründe ithalatçı olarak faaliyet gösteren Ost Olgun Dış Ticaret A.Ş. (Ost Olgun) iştiraki ile kurulmuş olan İskenderun Gübre Sanayi A.Ş.4 2009 yılında kısmen üretime geçmiştir. 2008 yılında kurulan ve tam olarak entegre nitelikte olmayan İskenderun A.Ş. tesisi mevcut durumda özellikle ihracata yönelik üretim yapmakta olup, yurtiçi satışları ihmal edilebilir düzeydedir. Şu anda kapasitesini tam olarak devreye sokmamış olan İskenderun A.Ş., 2009 yılının sonbaharı ile asıl olarak 2010 yılından itibaren üretim faaliyetlerini yoğunlaştırmayı planlamaktadır. Türkiye nin gübre üretim kapasitesi bakımından dikkate alınması gereken diğer bir gelişme ise İgsaş ın .. ton/yıl kapasiteye5 sahip olan kompoze 200 gübre üretim tesisinin inşaatının 200 9 yılında tamamlanması ve bu tesiste üretime başlanmasıdır. 2000 -2005 döneminde ortalama kapasite kullanım oranı %606 civarında gerçekleşmiştir. 2006 -2008 dönemindeki ortalama kapasite kullanım oranı ise %57,5 seviyesine gerilemiştir. 3 Parantez içindeki ifadeler tesisin o ürünü de üretebilmekte olduğunu göstermekte olup, hesaplamalar da kullanılmamıştır. 4 Ost Olgun Gübre Sanayi ve Tic aret A.Ş. nin ticaret unvanının İskenderun Gübre Sanayi A.Ş. olarak değiştirildiği 5.7.2006 tarih ve 6592 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi nde yayınlanmıştır. Ost Olgun Dış Tica ret A.Ş. ise gübre sektöründe ithalatçı olarak varlığını sürdürmektedir. 5 Bu tesiste 20.20.0 -15.15.15 - 18.46.0 DAP vb. kompoze gübre çeşitleri üretilmektedir. 6 Toplam üretimin (fiziki), toplam kapasiteye (fiziki) oranı. 09-36/906 -219 6 Üreticilerin 2008 yılı itibar ıyla toplam gübre üretim miktarları ve üretimden aldıkları paya Tablo 4 te yer verilmiştir. 210 Tablo -4: Firmaların Gübre Üretim Miktarları ve Payları Firma Üretim Miktarı (Ton) Üretimden Aldığı Pay (%) Toros Gübre Gübretaş Bagfaş/Ege Güb re Gemlik Gübre İgsaş/Yıldız Diğer7 Toplam 2.960.929 100,00 Kaynak: Tarım Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü (TÜGEM) Tablodan da görüldüğü üzere Türkiye toplam gübre üretiminden en büyük payı alan firma Toros dur. Toros Türkiye gübre üretiminin yaklaşık % ...i gerçekleştirmektedir. Toros un üretim bakımından en yakın rakibi olan Gübretaş ın üretim miktarı Toros un üretim miktarının oldukça altında kalmaktadır. Gübre üretim maliyetlerinin yüzde 65 ila 80 ini hammadde mal iyetleri oluşturmakta olup ülkemizde doğalgaz, potasyum tuzu ve fosfat kayası8 gibi hammadde 220 kaynaklarının bulunmaması sebebiyle sektör hammadde açısından dışa bağımlı konumdadır. Fosfat kayası bakımından önemli bir kaynak olan Mazıdağı fosfat tesislerinin özelleştirilmesi gerçekleştirilememiştir. Türkiye azotlu hammadde ihtiyacını BDT ülkelerinden, fosfatlı hammaddeyi ise Kuzey Afrika ve Ortadoğu dan karşılamaktadır. Hammaddelerin büyük kısmının ithalat yoluyla tedarik edilmesi nedeniyle sektör uluslararas ı hammadde fiyatları ve döviz kurlarındaki değişimlerden önemli ölçüde etkilenmektedir. Üretici kuruluşların kapasite fazlası olmasına rağmen Türkiye yurt içi gübre üretim miktarı yurt içi talebi karşılayacak seviyede gerçekleşmemektedir. Ayrıca gübre ta lebi 230 tarımsal üretim dönemlerine göre değişiklik göstermekte, ülkemizde ilk ekimin yapıldığı sonbahar ve hasat öncesi ilkbahar dönemlerinde yoğunlaşmaktadır. Bu nedenle talebin yoğunlaştığı bu sezonlarda gübre fiyatları yükselme eğilimine girmektedir. Türk iye, gübre ihtiyacının yaklaşık %45 ini ithal gübre ile karşılamaktadır. İthalatın bu payının gübre cinslerine göre sebepleri değişmekle birlikte, kapasite yetersizliği ve ekonomik üretim yapılamaması ana sebepler olarak görülmektedir. Hem hammadde/yarı ma mul bakımından dışa bağımlılık, hem de yüksek oranlara ulaşan mamul gübre ithalatı, Türkiye gübre sektörünün dış piyasalardaki gelişmelerden büyük ölçüde etkilenmesi sonucunu doğurmaktadır. Grafik -2 de Türkiye toplam gübre üretim ve ithalat rakamlarına yer verilmiştir. 240 7 Diğer başlığı altında Karabük Demir Çelik, İskenderun Demir Çelik gibi ana faaliyet konusu gübre ol maması na karşın yan ürün olarak gübre ya da hammadde/ara madde üreten kuruluşlar yer almaktadır. Bu kuruluşla r asıl olarak gübre sektöründe faaliyet göstermedikleri ve gübre üretimleri ihmal edilebilir düzeyde olduğu için sektörel değerlendirmeye dahil edilmemiş tir. 8 Şu anda işletilmemekte olan Mazıdağı fosfat tesisleri dışında fosfat kayası ülkemizde çeşitli yerle rde üretilmekte olsa da bu kaynaklar nispeten düşük tenörlü olup gübre üretiminde tercih edilmemektedir. 09-36/906 -219 7 Grafik -2: Yıllara Göre Toplam Gübre Üretim -İthalat Rakamları 01.000.0002.000.0003.000.0004.000.0005.000.0006.000.0007.000.000 2005 2006 2007 2008Ton Üretim İthalat Toplam Kaynak: TÜGEM Türkiye de Tarım Bakanlığı ndan ithalat izni almış 350 civarında kayıtlı ithalatçı bulunmakla birlikte, fiilen ithalat yapan firma sayısının çok daha az olduğu, ithalat 250 faaliyetini durduran firmaların bildirimde bulunmamaları sebebiyle kesin bir rakam verilemese de aktif ithalatçı sayısının 20 civarında olduğu Tarım Bakanlığı y etkilileri tarafından, 3. 6.2009 tarihinde yapılan görüşmede Raportörlere ifade edilmişt ir. Türkiye toplam gübre ithalatının %63 ünü BDT ülkelerinden, %18 ini Doğu Avrupa ülkelerinden kalan kısmını ise Batı Avrupa ve Afrika ülkelerinden gerçekleşmektedir. Türkiye 20/12/1995 tarihli ve 95/7606 sayılı Kararname nin Eki İthalat Kararı Rejimi Kararı nın Ek 3 ünde Özel Teşvik Düzenlemesi Ülkeleri ve Diğer Ülkeler den ithal edilen kimyasal gübrelere %6,5 oranında gümrük vergisi uygulamaktadır. AB ve EFTA üyesi olan ülkelerden ithal edilen gübrelerde ise gümrük vergisi yoktur. 260 İthalatçılardan ayrı olarak yerli üreticiler de üretim portföylerinde bulunmayan gübre çeşitlerini ve uygun ekonomik koşulların sağlanması halinde, üretim yelpazeleri içerisinde yer alan gübre çeşitlerini ithal etmektedirler. Bu nedenle toplam kimyevi gübre ithalatı içinde ye rli üreticiler tarafından gerçekleştirilen ithalat önemli bir pay almaktadır. Aşağıdaki grafikte Türkiye nin toplam gübre ithalatından üretici ve ithalatçı kuruluşların aldığı paylara yer verilmiştir. 270 09-36/906 -219 8 Grafik -3: Türkiye Gübre İthalat Kompozisyon u 280 0%10%20%30%40%50%60%70%80%90%100% 2005 2006 2007 2008 Gübre Üreticileri Dağıtıcı İthalatçılar Kaynak:TÜGEM Grafik 3 ten, toplam Türkiye gübre ithalatının yaklaşık %60 ı nın üretici kuruluşlar tarafından kalan kısmı nın ise üretim yapmayan dağıtıcı ithalatçılar tarafından gerçekleştiril diği anlaşılmaktadır . 2008 yılı verilerine göre hangi gübre cinsinden ne kadar tüketildiğine ilişkin bilgiler e ise Tablo 5 de yer verilmiştir. 290 Tablo -5: Gübre Türlerinin Tüketim Miktar ve Oranları Tüketim Miktarı (Ton) Toplam Tüketimdeki Payı (%) Azotlu Gübre 2.620.835 63,49 Fosforlu Gübre 35.835 0,87 Kompoze Gübre 1.455.930 35,27 Potasyumlu Gübre 15.172 0,37 Toplam 4.127.772 100,00 Kaynak: TÜGEM Türkiye de en çok kullanılan gübreler sırasıyla azotlu ve kompoze gübrelerdir. Fosforlu ve potasyumlu gübrelerin tüketimi ise çok düşük seviyelerde kalmaktadır. Dolayısıyla Türkiye nin temel olarak azotlu ve kompoze gübre kullanan bir ülke olduğu söylenebilir. Yurtiçinde üretilen veya ithal edilen gübre, bayiler ve kooperatifler kanalıyla tüketicilere ulaştırılmaktadır. Üretici firma bayileri haricinde çiftçiye satış yapan 300 kuruluşlar Tarım Kredi Kooperatifleri Birliği (TTKB), Pankobirlik, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş., Tariş ve benzeri diğer tarım satış kooperatif ve birlikleridir. Anılan bu kuruluşlardan TTKB 2002 yılından i tibaren sadece, %88 oranında hissesi ne sahip olduğu Gübretaş dan alım yapmakta olup TTKB dışında kalan diğer tarım kooperatifleri ise zaman zaman ihale usulü ile zaman zamansa diğer yöntemlerle toplu alım yaparak üyelerine gübre sağlamaktadırlar. 09-36/906 -219 9 Grafik 4 te 2005 -2008 yılları arasında koo peratifler ve bayiler kanalıyla yapılan satışlara ilişkin veriler sunulmuştur. 310 Grafik -4: Gübre Satışlarının Satış Kanalları Bazında Dağılımı 70% 69% 70% 68%30% 31% 30% 32% 0%20%40%60%80%100% 2005 2006 2007 2008 Bayiler Kanalıyla Kooparatifler Kanalıyla Kaynak: TÜGEM Türkiye de kimyasal gübrelerin fiziki toplamda yaklaşık %30 u toplu alım yapan kooperatif ve birlik ler üzerinden çiftçilere ulaştırılmaktadır. Bu kooperatif ve birlikler arasında en yüksek miktarda gübre alımı yapanlar sırasıyla TTKB, Pankobirlik ve Trakya Birliktir. Tablo 6 da başlıca kooperatif ve birliklerin 2008 yılı itibar ıyla gübre tüketim mikt ar ve oranlarına yer verilmiştir. 320 Tablo -6: Kooperatif ve Birliklerin Gübre Tüketimleri Tüketim Miktarı (Ton) Gübre Piyasasındaki Payı (%) Toplu Alımlar İçindeki Payı (%) Tkkb Pankobirlik Trakya Birlik Tariş9 Çukobirlik Toplam 100,00 Kaynak: TÜGEM Toplu alım yapan kuruluşlar içinde % ... oranındaki payıyla en büyük alıcı TKKB dir. TKKB yi % ... payla Pankobirlik izlemektedir. Trakya Birlik ve Tariş gibi diğer toplu alım yapan kuruluşların gübre tüketimleri ise tüm gübre piyasası dikkate alındığında yaklaşık % .. düzeyindedir. Gübrenin fiziki toplamda yaklaşık %30 unun kooperatif ve birlikler kanalıyla çiftçiye ulaşmasına karşın, satışların % 70 gibi önemli bir kısmı bayi kanalıyla yapılmaktadır. 330 Tarımsal üreticilerin coğrafi olar ak ülke geneline yayılmış olmaları nedeniyle gübre pazarında satış seviyesinde bayiler oldukça önemlidir. Ayrıca TKKB nin 2002 yılından itibaren gübre alımlarını ekonomik bütünlük içinde olduğu Gübretaş dan (TKKB ile Gübretaş arasında yapılan tedarik sözle şmesi 2008 yılında beş yıl süreli olarak 9 Tariş Üzüm ve Tariş Pamuk un 2008 yılı g übre tüketimleri bu başlık altında toplanmıştır. 09-36/906 -219 10 yenilenmiştir) yapması, piyasadaki diğer oyuncuların toplu satış alanını sınırlandırarak, bayilik sistemi üzerinden yapılan satışların önemini bu oyuncular için görece artırmıştır. Diğer yandan, gübre tüketiminin v e buna bağlı olarak satışlarının ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde birkaç ayda yoğun bir şekilde gerçekleşmesi, teşebbüslerin 340 üretim, ithalat ve nakliye faaliyetlerini etkin bir şekilde planlamalarını gerektirmektedir. Türkiye gübre sanayinde bayi satışlar ının hangi miktarlarda gerçekleşeceği önceden tahmin edilebilmekle birlikte, kooperatiflerin toplu alımlarının sonuçları belirsizlik arz etmektedir. Sağlayıcı firmalar, bayi kanalıyla yaptığı satışlarda planlı hareket etme olanağına kavuşmakta ve stok mali yetini düşürmektedir. Ayrıca belirtmek gerekir ki, bayilerin çiftçilerin ihtiyacı olan gübre türlerinin tümünü sağlama eğilimi, nispeten geniş portföye sahip teşebbüsler açısından avantaj doğurmaktadır. TÜGEM yetkilileriyle Raportörlerce yapılan görüşme sırasında alınan verilere göre gübre sektöründe faaliyet gösteren firmaların bayi sayıları Tablo 7 de sunulmaktadır. 350 Tablo -7: Firmaların Bayi Sayıları Firmalar Bayi Sayıları Gübretaş Bagfaş Ege Gemlik Toros Yıdız İgsaş Attarlar Ost Olgu n Dr. Tarsa Alp-Ateş Han Çelikaylar As Atılım Özbaşak Diğer10 Toplam 9293 Kaynak: TÜGEM Üretici ve ithalatçılar gibi gübre tedarikçisi teşebbüslerin toplam gübre bayilikleri sayısı 9293 dür. Sektördeki bayilerin işyeri olarak sayısı ise 47 03 dür. Bu veriler çerçevesinde sektörde bir bayinin (işyerinin) ortalama iki teşebbüsün bayiliğini yaptığı görülmektedir. Yine TÜGEM verilerine göre kooperatif ve birliklerin toplam bayi sayısı ise 2597 dir. Kooperatif ve birlikler arasında TKKB bayi i le en geniş dağıtım ağına sahip birlik konumundadır. Kimyevi gübrelerin birlik üyesi olsun ya da olmasın 360 Türk çiftçisine toplam 7354 noktadan (işyeri) ulaştırıldığı dosya mevcudundan anlaşılmaktadır. Gübre pazarında bayi seviyesinde faaliyete başlamak içi n ise önemli giriş engellerinin bulunmadığı söylenebilecektir. Gübre bayisi olmak için ürünlerin stoklanabileceği bir deponun bulunması dışında fiziki bir gereklilik yoktur. Bayiler, ticari teamül gereği tutarı sağlayıcıdan sağlayıcıya ve bayinin alım büyü klülüğüne göre değişmekle 10 150 nin altında bayisi bulunan gübre tedarikçisi kuruluşların bayi sayıları bu başlık altında topla nmıştır. 09-36/906 -219 11 birlikte sağlayıcıya bir banka teminat mektubu teslim ederek faaliyete geçebilmektedir. Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden gübre bayiliği için gerekli yatırım tutarının ortalama 50.000 ila 200.000 TL arasında değiştiği anlaşılmakt adır. 370 Sektördeki gübre bayilerinin çoğu sadece gübre ticaretiyle uğraşmamaktadır. Bayiler çiftçilik, tohum, akaryakıt, tarımsal ilaç, tarım makineleri ticareti ve benzeri konularda da faaliyet göstermektedirler. Hatta gübre satışlarının mevsimselliği nede niyle özellikle talebin belirli bir seviyenin altında olduğu bölgelerde asıl olarak diğer iş kollarında faaliyet gösteren firmalar dönemsel olarak gübre bayiliği yapabilmektedir. Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden mevcut durum itibar ıyla sektörde münhası rlık uygulaması olmadığı anlaşılmaktadı r. Bayiler ürün çeşitliliğini ve arzın sürekliliğini sağlayabilmek adına birden fazla gübre sağlayıcısı ile çalışabilmektedirler. Burada 380 ayrıca belirtmek gerekir ki, ithalatçı firmalar yeni bayilik açmak yerine mevcut bayilerle dönemsel olarak çalışmakta, bayiler de ürün çeşidi ve arz devamlılığını sağlamak üzere ithalatçıdan ürün tedarik edebilmektedirler. İthalatçılar ürün satabilecekleri firmalarla irtibata geçmekte, herhangi bir kriter aramadan kendilerinden gübre satın alan tüm işletmelere bayilik vermektedirler. Üreticiler ile bayileri arasındaki ilişkilere kıyasla, ithalatçı firmalar ile bayileri arasındaki ilişkilerin daha arızi bir niteliğe sahip olduğu söylenebilir. Nitekim dosya kapsamında Raportörlerce bayilerle yapılan görüşmelerde bu bayilerin zaman zaman ithalatçılarla da çalıştığı ancak asıl olarak üretici firmaların ürünlerine portföylerinde yer verdiği görülmüştür. Bayilerin ithalatçılardan kolaylıkla ürün temin edebilmeleri, değişen 390 piyasa koşullarına uyum sağlamalarını kolaylaştırmaktadır. Bu yapılanma çerçevesinde piyasadaki aktörlerden alınan bilgiler bayi bulmakta zorlanmadıkları yönündedir. H.3.1 .2. Kimyasal Gübreye İlişkin Mevzuat Kimyasal gübreye ilişkin mevzuat bakımından öncelikle değinilmes i gereken uygulama destekleme uygulamasıdır. 27.11.1997 tarih ve 23183 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Tarımda Kullanılan Kimyevi Gübrelerin Yurt İçinden ve Yurt Dışından Tedariki, Dağıtımı ve Desteklenmesi Hakkında Karar da, gübre türlerine 400 göre sabit değerler halinde destekleme miktarları belirlenmiştir. Daha sonra destekleme uygulamasının amacına ulaştığı düşünülerek, bu uygulama 2001 yılı Ekim ayında kaldırılmıştır. 2005 yılı Eylül ayında Bakanlar Kurulu kararı ile gübre desteği adı altında ekilen al an üzerinden ve farklı bitki/ürün alanları için farklı tutarlarda çiftçiye ödeme yapılmaya başlanmıştır. Bakanlar Kurulu nun 27.10.2008 tarih ve 14266 sayılı kararı ile ise Tarımsal Faaliyette Kullanılan Mazot ve Kimyevi Gübre İçin Çiftçilere 2009 Yılınd a Alan Bazlı Destekleme Ödemesi Yapılmasına Dair Karar yürürlüğe konulmuştur. Bu karara göre 2009 yılı için gübre destekleme tutarları; sebze, meyve, süs bitkileri, özel çayır, 410 mera ve orman emvali ürün alanları için 3 TL/dekar, hububat, yem bitkileri, ba klagiller ve yumru bitki alanları için 4,25 TL/dekar, yağlı tohumlu bitkiler ve endüstri bitki alanları için ise 6 TL/dekar şeklinde belirlenmiştir. Diğer düzenlemeler incelendiğinde, kimyasal gübrelere ilişkin hükümlerin öncelikle 441 sayılı Tarım ve Köy işleri Bakanlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamede ve 4703 sayılı Ürünlere İlişkin Teknik Mevzuatın 09-36/906 -219 12 Hazırlanması ve Uygulanmasına Dair Kanun da yer aldığı görülmektedir. İkincil mevzuat ise 2002/1 sayılı Kimyevi Gübrelerin Piyas a Denetimleri Hakkında Genelge, Kimyevi Gübre İstatistikleri Hakkında 2001/2 sayılı Genelge, 24736 sayılı Kimyevi 420 Gübre Denetim Yönetmeliği ile 25406 sayılı Tarımda Kullanılan Kimyevi Gübrelere Dair Yönetmelik ve 2008/3 Sayılı Nitrat Azotu içeren Kimyevi G übrelerin Kontrolü Hakkında Genelge olarak sıralanabilecektir. H.3.1.3. Türkiye Gübre Sektörüne İlişkin Rekabet Analizi H.3.1.3.1. Pazarın Yapısı Gübre sektöründe, henüz tam olarak üretime geçmemiş olan İskenderun A.Ş. dikkate alınmadığında, yerli üre tici olarak beş teşebbüs altında toplam 7 firma faaliyet 430 göstermektedir. Bu beş teşebbüs, aynı zamanda sektörde yapılan ithalatın da yaklaşık %60 ını gerçekleştirdiğinden toplam yurtiçi gübre arzının yaklaşık %82 sini elinde bulundurmaktadır. Dolayısıyla s ektörde üretici kuruluşların yanı sıra kayda değer ithalat faaliyetinde bulunan her ne kadar yaklaşık 20 ithalatçı bulunsa da, sektörün önemli bir bölümünün bu beş teşebbüse ait olması nedeniyle genel anlamda gübre sektörü oligopolistik bir yapı göstermekt edir. Tablo -8 de teşebbüslerin toplam gübre pazarında son üç yıllık dönemde sahip oldukları pazar paylarına11 yer verilmektedir. 440 Tablo -8: Gübre Sektöründe Pazar Payları (%) 2006 2007 2008 Toros Gübretaş/TKKB12 Ege Gübre/Bagfaş Kooperatifl er ve Birlikler İgsaş Gemlik Gübre Attarlar Alp-Ateş Dr. Tarsa Diğer13 Kaynak:TÜGEM Gübre sektörü genel olarak dikkate alındığında bayi seviyesindeki satışlar bakımından Toros pazarın lider oyuncusu konumundadır. Toros un bu kon umunda en yüksek gübre üretim kapasitesine sahip teşebbüs ve en büyük yerli üretici olması etkili ol muştur . Son üç yıllık dönemde pazar payını istikrarlı bir şekilde artıran Toros un 2008 yılı itibar ıyla ticaretin, bayilere satış yapılan seviyesindeki paza r payı Tablo -8 den görüldüğü üzere yaklaşık % .. iken, ticaretin kooperatif ve bayilere satış yapılan seviyesindeki pazar payı ise Grafik -1 den görüleceği üzere yaklaşık % ... tür. 450 Pazarda Toros u yaklaşık % ... payla Gübretaş14 izlemektedir. Gübretaş ın d a son 11 Bu pazar payları ve bu bölümde yer verilen alt pazarlara ilişkin pazar payları ticaretin bayile re satış yapılan seviyesindeki pazar paylarıdır. Kooperatif ve birlikler de gübreyi üyelerine kendi bayileri üzerinde n ulaştırdığından ticaretin dikkate alınan seviyesi bakımından bu birlik ve kooperatiflerin de payları tabloda bulunma ktadır. 12 Gübretaş v e TKKB nin aynı ekonomik bütünlük içinde yer almaları nedeniyle pazar payları bu tabloda ve diğer ilgili pazarlara ilişkin tablolarda birlikte alınmıştır. 13 Diğer başlığı altında her 3 yılda da pazar payı %2 nin altında bulunan ithalatçı teşebbüsler bul unmaktadır. 14 İncelenen dönemde Gübretaş dan alınan bilgilere göre Gübretaş ın TKKB dışındaki başka bir kooperati f ya da birlike satış yapmamış olmasından dolayı Gübretaş +TKKB için Tablo -8 de verilen pazar payı aynı zamanda bu 09-36/906 -219 13 üç yıllık dönemde pazar payını, Toros kadar hızlı olmasa da, artırdığı anlaşılmaktadır. Sektörün geneli bakımından en önemli iki oyuncusu arasındaki pazar payı farkının büyük olma dığı anlaşılmaktadır. Buna karşın 2008 itibar ıyla en büyük iki oyuncunu n toplam pazar payının yaklaşık % .. olması yoğunlaşmış bir pazarla kaşı karşıya olunduğunu göstermektedir. Nitekim bu yoğunlaşmış ve oligopolistik yapı içinde teşebbüslerin birbirlerinin pazar davranışlarından etkilendikleri, kendi stratejilerini rak iplerinin stratejilerine göre şekillendirdikleri Toros un genel merkezi ile İç Anadolu Bölge Müdürlüğü nde yapılan 460 yerinde incelemelerde elde edilen belgelerden de anlaşılmaktadır. Teşebbüslerin azotlu gübre pazarında sahip oldukları pazar paylarına ise Tablo 9 da yer verilmektedir. Tablo -9: Azotlu Gübre Pazarı Pazar Payları (%) 2006 2007 2008 Toros Gübretaş/TKKB Kooperatifler ve Birlikler Gemlik Gübre İgsaş Ege Gübre/Bagfaş Attarlar Alp-Ateş Dr.Tarsa Diğer15 Kaynak:TÜGEM Türkiye de kullanımı en yaygın olan azotlu gübreler pazarında da Toros un bayi seviyesindeki pazar payları bakımından lider oyuncu konumunda bulunduğu 470 görülmektedir. 2008 itibar ıyla Toros un bayi seviyesindeki % ..; ticaretin kooperatif ve bayile re satış yapılan seviyesindeki % .. luk pazar payını yaklaşık % ... payla Gübretaş izlemektedir. Azotlu gübreler pazarı da yapı olarak toplam gübre pazarının özelliklerini taşımaktadır. Bu pazarda da en büyük iki oyuncunun pazar payı % .. gibi önemli bir sev iyedeyken, beş üretici teşebbüs dışında kalan ithalatçıların faaliyetleri bayi seviyesindeki satışlar dikkate alındığında pazarın küçük bir kısmıyla sınırl ı kalmaktadır. Ancak bu pazar bakımından da özellikle iki oyuncunun güçlü olduğu, kalan pazarın ise p azar payı % ... geçmeyen diğer teşebbüsler tarafından paylaşıldığı oligopolistik bir yapı geçerlidir. 480 Teşebbüslerin kompoze gübreler pazarında sahip oldukları pazar payları ise Tablo 10 da sunulmaktadır. teşebbüsün ticaretin koopera tifler ile bayilere satış yapılan seviyesindeki pazar payıyla aynı olduğundan Toros un bu seviyesindeki pazar payıyla karşılaştırılmasının herhangi bir tutarsızlık yaratmadığı kanaati oluşmuştur. 15 Diğer başlığı altında her 3 yılda da pazar payı %2 nin al tında bulunan ithalatçı teşebbüsler bulunmaktadır. 09-36/906 -219 14 490 Tablo -10: Kompoze Gübre Pazarı Pazar P ayları (%) 2006 2007 2008 Toros Gübretaş/TKKB Ege Gübre/Bagfaş Kooperatifler ve Birlikler Gemlik Gübre Attarlar Dr. Tarsa Alp-Ateş İgsaş Diğer16 Kaynak:TÜGEM Türkiye de kullanım yaygınlığı bakımından ikinci sırad a yer alan kompoze gübreler pazarında bayi satışları bakımından Gübretaş lider oyuncu gibi görünse de daha tutarlı bir karşılaştırma yapmak adına Toros un kooperatif ve birlikler ile bayilere satış yapılan seviyesindeki pazar payının dikkate alınması gerek mektedir. Grafik -1 den görüleceği üzere Toros un söz konusu pazarda payı yaklaşık % .. seviyesindedir. Toros, özellikle 2007 de olmak üzere son üç yıllık dönemde kompoze gübreler 500 pazarındaki payını artırmıştır. Toros un % ..oranındaki pazar payını yaklaşık % .. ile Gübretaş izlediğinden yine en büyük iki firmanın toplamda % .. gibi önemli bir seviyede pazar payına sahip olduğu oligopolistik ve yoğunlaşmış bir yapı ile karşı karşıya bulunulmaktadır. Aşağıdaki tablolarda ise teşebbüslerin sırasıyla fosforlu güb re ve potasyumlu gübre pazarlarında sahip oldukları pazar paylarına yer verilmektedir. Tablo -11: Fosforlu Gübre Pazarı Pazar Payları (%) 2006 2007 2008 Toros Gübretaş/TKKB Kooperatifler ve Birlikler As Atılım Dr. Tarsa Attarlar Başkent Umur Tarım Doğualp Adiloğlu Özgüneysan Alp-Ateş Ural Kalaylıoğlu Toprakgübre Sirkenli İgsaş Ege Gübre/Bagfaş Gemlik Gübre Diğer17 Kaynak:TÜGEM 510 16 Diğer başlığı altında her 3 yılda da pazar payı %1 in altında bulunan ithalatçı teşebbüsler bulunma ktadır. 17 Diğer başlığı altında her 3 yılda da pazar payı %2 nin altında bulunan ithalatçı teşebbüsler bulunmaktadır. 09-36/906 -219 15 Tablo -12: Potasyumlu Gübre Pazarı Pazar Payları (%) 2006 2007 2008 Toros Gübretaş/TKKB Dr. Tarsa Kooperatifler ve Birlikler Ege Gübre/Bagfaş İgsaş Gemlik Gübre Diğer18 Kaynak: TÜGEM Yerli üreticilerin hepsi nin tüm ilgili ürün pazarlarında faaliyet i yoktur . Fosforlu g übre pazarında yerli üreticilerden sadece Toros ve Gübretaş faal iken, potasyumlu gübre pazarında Toros, Gübretaş ve Ege/Bagfaş faaldir. Gübretaş ın fosforlu gübre üretim kapasitesi dışında yerli üreticilerin fosforlu ve potasyumlu gübre üretimleri bulunma ması ve bu gübrelerin Türkiye de tüketimlerinin düşük seviyelerde olması nedeniyle bu gübrelerin yurtiçi tüketiminin %73 -74 gibi önemli bir bölümü ithalatla 520 karşılanmaktadır. Bunun bir yansıması olarak Gübretaş dışında bu pazarlarda faal olan Toros ile Ege /Bagfaş ithal ettikleri ürünlerle faaliyet göstermektedirler. Fosforlu gübre pazarında Toros son üç yılda pazar payını artırmış olmakla birlikte, bayi seviyesinde % .., kooperatif ve bayilere satış yapılan seviyede ise % ... pazar payı ile Gübretaş ın old ukça gerisinde kalmaktadır. Fosforlu gübrelerde % ... pay ile pazarın lider oyuncusu konumunda bulunan Gübretaş ın bu konumunda TSP üretim kapasitesine sahip tek teşebbüs olması da etkili olmuştur . Bununla birlikte Gübretaş fosforlu gübre pazarında 200 8 yılında 2007 yılına göre önemli bir pazar payı kaybı yaşamıştır. 530 Gübretaş potasyumlu gübrelerde de % ... payla pazarın lider oyuncusu konumundadır. Toros un son üç yıllık dönemde pazar payı kaybettiği tek pazar olan potasyumlu gübre pazarı aynı zamanda yaklaşık % ... payla diğer ilgili pazarlar içinde teşebbüsün en zayıf konumda olduğu pazardır. Bu pazar bakımından dikkati çeken diğer bir unsur ise ithalatçı olan Dr. Tarsa nın % ..., gibi bu pazarda ve diğer ilgili pazarlarda hiçbir ithalatçının sahip ol madığı kadar yüksek bir pazar payına sahip olmasıdır. Nitekim genel olarak ilgili pazarlarda ithalatçıların yüksek pazar paylarına ulaşamadıkları görülmektedir. 540 H.3.1.3. 2.Pazar Şeffaflığı Sektörün rekabet yapısı bakımından analizi çerçevesinde ele alınma sı gereken diğer önemli bir nokta ise pazar şeffaflığıdır. 8.8.2002 tarih ve 02 -47/586 -M sayılı Kurul kararı ile Gübre Üreticileri Derneği nin aylık istatistiki bültenlerinde yayınlanacak bilgilere ilişkin çeşitli niteliksel ve zamansal kısıtlamalar getiri lmiştir. 20. 8.2001 tarih ve 2001/2960 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli Tarımda Kullanılan Kimyevi Gübrelerin Yurt İçinden ve Yurt Dışından Tedariki, Dağıtımı ve Desteklenmesine İlişkin Uygulamaların Yürürlükten Kaldırılması Hakkında Karar la Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı na gübre üretim, ithalatı, tedariki, satış ve stok miktarlarına ilişkin 550 istatistikleri tutma görevi verilmiş olmakla birlikte, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı 18 Diğer başlığı altında her 3 yılda da pazar payı %2 nin altında bulunan ithalatçı teşebbüsler bulunm aktadır. 09-36/906 -219 16 teşebbüsler bazında topladığı bu istatistikleri toplulaştırılmış rakamlar hali nde yayımlamakta, diğer bir deyişle teşebbüs bazında bilgileri kamunun erişimine sunmamaktadır. Bu duruma karşın pazardaki teşebbüslerin sektörün en önemli rekabet etme aracı olan fiyat konusunda rakiplerini özellikle ortak bayiler üzerinden izlemeye çalış tıkları anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında yapılan yerinde incelemeler sırasında görülen birçok belgede Toros un aynı zamanda rakip teşebbüslerin de bayiliğini yapan bayilerinden rakiplerinin fiyatları hakkında bilgi aldığı görülmüştür. Bu belgelerde Toros un bölge müdürlükleri aracılığıyla rakiplerin uyguladıkları fiyatlara ilişkin bilgileri, ortak bayiler üzerinden, piyasa araştırmaları yoluyla ya da diğer bilgi 560 kaynaklarından elde etmeye çalıştığı anlaşılmaktadır. Sektörde, bireysel bazda teşebbüslerin ka pasite ve üretim rakamları ile Türkiye nin gübre tüketiminde en azından orta vadede ciddi dalgalanmalar olmamasının getirdiği bir tahmin edilebilirlikten bahsedilebilecektir. Bu durum ve teşebbüslerin birbirlerinin fiyatlarını üçüncü kişi ve kaynaklardan ö ğrenme güdüleri sayesinde pazarın kısmen şeffaf nitelikte olduğu ileri sürülebilecektir. H.3.1.3. 3.Ürünün Niteliği Nihai ürün olarak incelendiğinde kimyasal gübrenin homojen bir ürün olduğu 570 görülmektedir. Bunun nedenleri arasında, tarımsal üretimden kayn aklanan talebin ürün farklılaştırmasına imkan vermeyecek ölçüde spesifik olması ve kimyevi gübre üretim tekniği ve teknolojisinde uzun yıllardan beri bir değişim gerçekleşmemiş olması sayılabilir. Pazarda faaliyet gösteren tüm teşebbüsler üretimde aynı sür eci, teknolojiyi ve hammaddeleri kullanarak kimyasal gübre üretmektedirler. Tarımda kullanılan gübrelerin kompozisyonları uzun yıllardan beri değişmemiş ve tüm dünyada kullanılan kimyasal gübre çeşitleri standartlaşmıştır. Dolayısıyla kimyevi gübre homojen bir ürün dür. H.3.1.3. 4. Fiyat Hareketleri 580 Ürünün homojen niteliği pazarda en önemli rekabet aracı olarak fiyatın kullanmasına yol açmaktadır. Fiyatın en önemli rekabet aracı olması üreticilerin bayileri kanalıyla rakiplerinin fiyatlarını yakın bir şekil de takip etmesine ve rakip fiyatlara anında tepki vermelerine neden olmaktadır. Nitekim yukarıda da değinildiği üzere Toros un, İç Anadolu Bölge Müdürlüğü nde yapılan yerinde incelemede elde edilen çeşitli belgelerde, diğer teşebbüslerin fiyatlarlarını tak ip etmeye, fiyat verilerini değerlendirerek fiyatlarını bu değerlendirmelere göre ayarlamaya ve rakiplerinin fiyatlarına cevap vermeye çalışıldığı görülmektedir . 590 Bu noktada genel olarak Türkiye gübre piyasasındaki fiyatları belirleyen değişkenlerin üzerin de durulmasında fayda bulunmaktadır. Zira sektörde fiyatların yıldan yıla ve aynı yıl içinde ciddi dalgalanmalar gösterebildiği görülmektedir. Bu fiyat istikrarsızlığı özellikle tarımsal üreticileri ve ilgili kurum ve kuruluşları rahatsız edici bir unsur o larak ortaya çıkmaktadır. Aşağıdaki grafikte ülkemizde sıklıkla kullanılan bazı gübre çeşitlerinin 2006 yılından bu yana aylık ortalama fiyatlarına yer verilmektedir. Bu fiyatlar çiftçinin ödediği cari fiyatlardır (ÇÖF). 600 09-36/906 -219 17 Grafik 5. Yurt İçi Gübre Fiya tları (ÇÖF) Kaynak: TÜGEM Aylık ortalama fiyatlar temel alınarak değerlendirildiğinde yurt içi gübre fiyatlarında bir ay gibi kısa dönemlerde bile önemli dalgalanmalar ortaya çıkabil mektedir. Ancak bu noktada fiyat dalgalanmala rının bir kısmının mevsimsel olduğu belirtilmelidir. Gübre talebi mevsimsel bir taleptir ve bu talep ilkbahar ve sonbahar aylarında 610 yoğunlaşmaktadır. Bu bilgi çerçevesinde sezon öncesi/sonrası ile sezonda oluşan fiyatlar arasında farklılıklar bulunmasının piyasa ve talep dinamiklerinin işleyişi bakımından makul karşılanması gerek mektedir. Grafikte hemen dikkati çeken diğer bir nokta ise Türkiye gübre fiyatlarının 2007 yılının son aylarında yavaş yavaş, 2008 yılının başından itibaren ise çok hızlı bir şekilde artış trendine girdiğidir. Gübre cinslerine göre değişmekle birlikte 2008 yılının Ağustos, Eylül, Ekim aylarında en yüksek noktasına ulaşan gübre fiyatları, bu aylardan sonra bu sefer hızlı bir düşüş trendine girmiş ve 2009 yılının ilk aylarında yaklaşı k olarak 2007 yılı sonlarındaki değerlerine geri dönmüştür. 2008 yılının ilk üç 620 çeyreklik bölümünde ortaya çıkan fiyat artışlarının boyutunu anlamak bakımından bu dönemdeki fiyatların bir önceki yılın aynı dönemindeki fiyatlarla karşılaştırılması gerekmekt edir. Tablo -13 te bu karşılaştırmaya yer veril miştir. Tablo -13: 2007 -2008 Gübre Fiyatları Karşılaştırması 2007 Eylül 2008 Eylül Artış Oranı (%) A.Nitrat %33 194,20 Üre 216,28 Tsp 197,80 Dap 234,61 20-20-0 252,77 P.sülfat 247,75 Kaynak: TÜGEM 0 2 4 6 1 1 1 2006 Ocak 2006 Mayıs 2006 Eylül 2007 Ocak 2007 Mayıs 2007 Eylül 2008 Ocak 2008 Mayıs 2008 Eylül 2009 Ocak A.NİTRAT %33 ÜRE TSP DAP 20-20-0 P.SÜLFAT 09-36/906 -219 18 Tablodan da görüldüğü üzere 2008 yılının Eylül ayında Türkiye gübre fiyatları bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık iki ila 2,5 kat artmıştır. Öncelikle belirtilmelidir ki devletin gübre piyasasındaki varlığının da sona ermesiyle bu 630 piyasada fiyatların tamamen piyasa ekonomisinin işleyişi çerçevesinde arz ve talep tarafından belirlenmesi beklenmektedir. Bu nedenle Türkiye gübre fiyatlarındaki dalgalanmaların ne kadar ekonomik ve makul nedenlerle açıklanabildiğinin anlaşılması amacı yla öncelikle arzın yapısı üzerinde durulmalıdır. Gübrenin başlangıç hammaddeleri doğal gaz, fosfat kayası ve potas tuzu; ara maddeleri amonyak, nitrik asit, sülfürik asit, fosforik asittir. Maliyetlerin %65 -80 i hammadde maliyetidir ve yukarıda sayılan girdilerin büyük kısmı, yaklaşık %80 -85 i, ithalat yoluyla tedarik edilmektedir. Bunun nedeni ne azotlu gübrelerin ne de fosfatlı gübrelerin Türkiye de hammaddesinin olmasıdır. Dolayısıyla Türkiye gübre sanayinin 640 ithal girdilere bağımlı bir endüstri olduğ u görülmektedir. Diğer yandan Türkiy e, gübre ihtiyacının yaklaşık % 45 ini nihai ürün olarak gübre ithal i ile karşıladığından, dünya piyasalarında gübrenin arz ve talebinde ortaya çıkan gelişmeler hem doğrudan hem de girdi fiyatlarını etkileyerek dolaylı bir şekilde Türkiye deki gübre fiyatların a tesir etmektedir. Bu nedenle Türkiye gübre piyasası uluslararası piyasalardaki gelişmelerden ayrı düşünülemeyece ktir. Hammadde, ara madde ve mamul gübre yönüyle yabancı sağlayıcılarla ilişki içinde olunan pazarda, fiyat ve üretime ilişkin firma kararları dünya çapındaki rekabet koşulları ve dış piyasalardaki gelişmeler dikkate alınarak belirlenmektedir. Bu çerçevede, iç 650 piyasadaki gübre fiyat değişimlerini uluslararası gübre ve uluslararası hammadde fiyatları ile d öviz kur artışlarının belirlediği anlaşılmaktadır. Sektörün dış piyasalara bu bağımlılığı yurt içindeki gübre fiyatlarını etkilemekte ve zaman zaman da fiyat istikrarsızlığını beraberinde getirebilmektedir. Yurt içi gübre fiyatlarındaki dalgalanmaları ve özellikle 2008 yılında başlayıp aynı yılın son çeyreğine kadar devam eden artışı ve bunun ardından gelen düşüşün dünya gübre ve hammadde fiyatlarındaki gelişmeler tarafından ne kadar açıklandığını irdelemekte fayda bulunmaktadır. Bu amaçla dünya gübre sekt öründeki ve fiyatlarındaki gelişmeler değerlendirilmelidir. 660 H.3.1.3.4. 1. Dünya Gübre Sektörü ve Fiyatlarındaki Gelişmeler H.3.1.3.4. 1.1. Dünya Gübre Fiyatları Dünya gübre fiyatları da Türkiye deki gibi dalgalı bir trend izlemektedir. Dünya gübre fiyatlarında özellikle 2008 yılı başında başlayan artış, yaklaşık yılın son çeyreğine kadar devam etmiş ve aynı yılın Ağustos -Eylül aylarında gübre fiyatları son yılların en yüksek seviyesine ulaşmıştır. 2008 yılının sonlarında ise dünya genelinde gübre fiyatları düşüş göstermiş ve artış öncesi seviyelerine dönmüştür. 670 Grafik 6,7 ve 8 de dünya gübre fiyatlarının seyri gübre türleri bazında sunulmuştur. 09-36/906 -219 19 Grafik -6: Dünya Üre, Amonyak, AS ve AN Fiyatları 010020030040*** *** ****00900 Oca.02 Tem.02 Oca.03 Tem.03 Oca.04 Tem.04 Oca.05 Tem.05 Oca.06 Tem.06 Oca.07 Tem.07 Oca.08 Tem.08 Oca.09ABD Doları/ton (fob) Amonyak Üre AN 33 AS 680 Kaynak: TÜGEM Grafik -7: DAP fiyatları 02004006008001.0001.200 Oca.02 Tem.02 Oca.03 Tem.03 Oca.04 Tem.04 Oca.05 Tem.05 Oca.06 Tem.06 Oca.07 Tem.07 Oca.08 Tem.08 Oca.09ABD Doları/ton (fob) Kaynak: TÜGEM 690 09-36/906 -219 20 Grafik -8: Dünya Potasyum Fiyatları19 010020030040*** *** ****00 Oca.07 Tem.07 Oca.08 Tem.08 Oca.09 Tem.09ABD Doları/ton (fob) Kaynak: Merrill Lynch Gübre Sektörü Raporu 700 H.3.1.3.4. 1.2. Global Gübre Talebi Global gübre talebi bakımından 2008 yılında ortaya çıkan önemli bir gelişme, özellikle yılın ilk aylarında olumsuz bekle ntiler nedeniyle finansal piyasalardan çıkan yatırımların emtia yatırımlarına kayarak tarımsal emtia fiyatlarını artırmasıdır. Tarımsal ürünlerin fiyatlarındaki bu artıştan faydalanmayı amaçlayan üreticilerin üretimi artırmaları tarım sektörünün önemli gir dilerinden olan gübre talebini de artırmış, dolayısıyla bu durum gübre fiyatlarını artış yönünde etkilemiştir. Tarım ürünü fiyatlarının yüksek seyretmesi, çiftçilerin gübredeki fiyat artışlarından nispeten daha az etkilenmelerine ve böylece gübre talepleri ni yüksek düzeyde tutabilmelerine imkan 710 tanımıştır. 1995 -2005 yılları arasında yıllık ortalama %1,7 artan global BBM talebi, Temmuz 2007 Haziran 2008 döneminde %5 lik bir artışla 165,5 milyon ton BBM olarak gerçekleşmiştir. Dünya genelinde gözlemlenen nü fus ve ekonomik büyüme de son dönemlerde gübre fiyatları üzerinde etkili olan faktörlerdir. Çin ve Hindistan gibi ülkelerde talebin basit tahıl ürünlerinden s ebze ve meyvele re kayması bu ürünlerin ise basit tahıl ürünlerinden daha fazla gübreye ihtiyaç duy ması ve bunun yanı sıra besicilikte yem olarak kullanılan tahıl ürünlerine olan talepteki artış da global gübre talebini pozitif yönde etkilemiştir. 720 Bunun yanı sıra, yüksek gübre talebine sahip Çin ve Hindistan ın ulusal üreticileri korumak adına üretimd e kullanılan gübreyi sübvanse etmesi gübre talebinin yüksek fiyat seviyelerinde tutunmasına etki eden bir diğer unsur olarak sayılabilecektir. Bu ülkelerden Çin in 2008 yılı nda gübre ihracatından vergi alınması uygulaması da bu dönemde global gübre arzını ve fiyatını etkilemiştir. Son dönemde bio -yakıtlara olan talebin artması da global gübre talebindeki artışın nedenlerinden biri olarak sayılmaktadır. Özellikle etanol üretiminde sıklıkla kullanılan mısıra olan talebin artması mısır fiyatlarını artırmış, bu ise gübre talebinde artırıcı bir 730 19 Bu grafikte gösterilen Şubat 2009 sonrası veriler tahminidir. 09-36/906 -219 21 etkiye neden olmuştur. Ancak, bio -yakıt hammaddesi niteliğindeki tarım ürünlerinin yetiştirilmesinde kullanılan gübre miktarı, dünya toplam gübre talebinin sadece %2 si seviyesindedir. Bu nedenle bio -yakıta olan taleptek i değişimlerin global gübre talebi üzerindeki etkisinin sınırlı olacağı söylenebilir20. 2007 yılının sonlarında başlayan gübre fiyatlarındaki artış, 2008 yılının Ağustos -Eylül aylarında tavan yapmış ve bu noktadan sonra hızla düşerek yıl başındaki seviyele rine geri dönmüştür. 2008 yılı Ağustos ayında ton fiyatı yaklaşık 1200 Amerikan doları olan DAP gübresinin 2008 in son çeyreğindeki fiyatı 400 Amerikan doları seviyelerine, Ağustos 2008 de 800 Amerikan doları seviyelerine kadar 740 yükselen amonyum ve üre fiya tları ise yıl sonunda 200 Amerikan doları seviyesine kadar gerilemiştir. Gübre fiyatlarında yaşanan bu düşüşün başlıca sebeplerinden biri finansal piyasalarda başlayan krizin derinleşmesi sonucunda ortaya çıkan durgunluğun tüm piyasalarda talebi azaltması, dolayısıyla tarımsal ürünlerin fiyatlarının düşmesi ve gübreye talebin azalmasıdır. Düşüşün diğer bir nedeni nin ise dosya mevcudu bilgi ve belgelerden; gübre üretiminde kullanılan en önemli hammaddelerden doğal gaz, kükürt ve fosfat kayası fiyatlarındaki düşüşler olduğu anlaşılmıştır. Yine, yılın ilk bölümünde gübre fiyatlarındaki artışın 2008 in ikinci yarısında talep üzerindeki negatif etkisini göstermeye başlaması da arz fazlası yaratarak gübre fiyatlarındaki düşüşe etki etmiştir. 750 H.3.1.3.4.1 .3. Globa l Gübre Arzı Dünya gübre üretiminin esas olarak büyük gübre tüketicisi ülkelerde yoğunlaştığı görülmektedir. Aynı zamanda yüksek miktarda tarımsal ürün üreten Çin, Hindistan ve ABD toplam gübre üretiminde de ilk sıraları paylaşmaktadır. Dünya gübre üretim inin değerlendirilmesinde gübre çeşidi değil üretilen BBM miktarı kriter olarak esas alınmaktadır. Bu bağlamda gübre arzına ilişkin bilgiler azot, fosfat ve potasyum baz alınarak açıklan mıştı r. 760 Dünyanın en büyük azot üreticisi Çin dir. Bu nedenle Çin de dönem dönem uygulanan ihracat vergileri Dünya üre ve amonyum fiyatlarına doğrudan etki etmektedir. Azot üretiminde Çin i Hindistan ve ABD takip etmektedir. İhracat bazında ise birinci sırayı Rusya alırken bu ülkeyi Ukrayna ve ABD izlemektedir. Fosfatlı g übrelerin ana hammaddesi olan fosfat kayası üretiminin ise %50 si Çin ve ABD nin elindedir. Fosfatlı gübrelerin en çok kullanılan türü olan DAP gübresinde de yine en büyük üreticileri Çin ve ABD dir. Bu iki ülke toplam DAP üretiminin %50 sinden fazlasını k arşılamaktadır. 770 Gübre sektöründe özellikle kompoze gübrelerin üretiminde kullanılan potasyumun dünyadaki en büyük üreticisi toplam potasyum tuzu rezervlerinin %40 ına da sahip olan Kanada dır. Kanada toplam dünya üretiminin 2008 yılında %32 sini karşılark en bu ülkeyi Rusya, Beyaz Rusya ve Almanya takip etmiştir. Fertecon verilerine göre dünya potasyum kapasite kullanım oranı yaklaşık %80 ler seviyesindedir. 20 Bio yakıt talebinin temel belirleyicisi ikame ürün olan petrol fi yatlarıdır. Dünya petrol fiyatlarındaki bir düşüş dolayısıyla bio yakıt talebini de düşürmektedir. Nitekim 2008 yılında da petrol fiyatlarında gözleml enen düşüş bio yakıt talep ve üretimini olumsuz etkilemiştir. 09-36/906 -219 22 Son dönemde, gübreye olan talepteki artış gübre üretimini de artırmıştır. Her ne kadar sektörde ham madde açısından bir sıkıntı yaşanmasa da mevcut teknoloji ile üretilebilecek gübrenin zaman ve kapasite bakımından kısıtlı olması hem gübre fiyatlarını hem de gübre hammaddesi fiyatlarının önemli seviyelerde artmasına neden 780 olmuştur. 2008 yılında Çin in gü bre ihracatına vergi uygulaması toplam küresel arzı kısıtlayıcı bir etki göstererek yükselen talebin karşılanması noktasında sıkıntılar ortaya çıkarmıştır. Son dönemde yaşanan finansal kriz ortamı da yeni yatırımların askıya alınmasına neden olarak arz üze rindeki baskıyı artırmış, 2008 yılında, bu yılın başında oldukça yüksek seviyelere ulaşan enerji fiyatlarının, özellikle doğalgaz fiyatının büyük ölçüde düşme trendine girmesi ise bu ürünü girdi olarak kullanan azotlu gübre üreticilerinin üretim maliyetler i üzerinde olumlu etki yaratmıştır. Buna ek olarak son dönemde yüksek seyreden okyanus taşımacılığı fiyatlarının 2008 yılında düşmesi gübre ticaretini ve global anlamda gübre bulunurluğunu artırmıştır. Yukarıda açıklanan döneme ait doğal gaz ve navlun fiya tlarına Grafik 9 ve 1 0 da yer verilm iştir. 790 Grafik -9: Üretim Bölgesine Göre Dünya Doğal Gaz Fiyatları Grafik -10: Baltık -Panama Okyanus Navlun Endeksi21 21 Baltık Panama Okyanus Navlun Endeksi ulusl ararası deniz taşımacılığında kullanılan bir fiyat endeksi olup, Londra menşeli bağımsız bir organizasyon olan The Baltic Exchange tarafından günlük olarak yayımla nmaktadır. 09-36/906 -219 23 Grafiklerden görüldüğü üzere, hem doğalgaz hem de navlun fiyatları 2008 yılının başlarında artmış yıl ın 2. çeyreğinden itibaren ise hızla düşüşe geçmiştir. Özellikle uluslararası navlun fiyatlarındaki düşüşün sebebinin global emtia ticaretinin azalmasının sebep olduğu dosya mevcudu bilgi ve belgeden anlaşılmaktadır. 800 H.3.1.3.4.2. Türkiye ve Dünya Fiyatlar ı Karşılaştırması Yukarıda dünya gübre fiyatları hakkında verilen bilgiler ve yapılan açıklamalar çerçevesinde Türkiye gübre fiyatlarının dünya fiyatlarıyla ne kadar uyumlu olduğunun değerlendirilmesi bakımından aşağıdaki grafikte aylar bazında ABD dolar ı cinsinden yurtiçi gübre fiyatlarına yer verilm iştir. Grafik -11: Yurtiçi Gübre Fiyatları (ABD Doları) Kaynak: TÜGEM 810 Grafik 6 daki dünya fiyatları ile Grafik 1 1 de verilen ABD Doları cinsinden yurt içi fiyatlar karşılaştırıl dığında genel trend olarak yurt içi fiyatların dünya fiyatlarıyla uyumlu olduğu görülmektedir. Özellikle gübre fiyatlarının en belirgin dalgalanmasının ortaya çıktığı 2008 yıl ı ile 2009 yılının başlarındaki hareketler bakımından, hem dünya fiyatlarının hem de Türkiye fiyatlarının 2008 yılının başlarında başlayıp dördüncü çeyreğe kadar olan süreçte çok hızlı bir artış içinde olduğu, 2008 yılının ilerleyen dönemi ile 2009 yılının başlarında ise yine çok hızlı bir şekilde düşüş eğilimine girdiği görülmektedir. 820 Dünya ve Türkiye fiyatlarının genel seyirlerindeki benzerliğe karşın daha ayrıntılı bir tespit yapabilmek amacıyla aşağıdaki grafiklerde Türkiye de yaygın bir şekilde kullanılan bazı gübre çeşitlerinin fiyatlarındaki artışlar dünya fiyatlarındaki artışla 2006 yılından 2009 yılının ilk ü ç ayına kadar olan dönem itibarı yla karşılaştırılmıştır. Dünya fiyatları ile Türkiye fiyatlarının artış oranlarının birbirleriyle ne kadar uyumlu olduğunu görebilmek için dünya ve Türkiye fiyatları 2006 yılı Ocak ayındaki 0 Fiyat (ABD Doları) AN 33 ÜRE TSP DAP P.SÜLFAT 09-36/906 -219 24 düzeylerine endekslenmiş, böylelikle hem dünya fiyatları hem de Türkiye fiyatları 2006 yılı Ocak ayında bir birim kabul edilmiştir. Grafik -12: Dünya ve Türkiye Üre Fiyatla rı Karşılaştırması 830 00,511,522,533,544,5 Oca.06 Mar.06 May.06 Tem.06 Eyl.06 Kas.06 Oca.07 Mar.07 May.07 Tem.07 Eyl.07 Kas.07 Oca.08 Mar.08 May.08 Tem.08 Eyl.08 Kas.08 Oca.09 Mar.09FiyatDünya Üre Fiyatları Endeksi Türkiye Üre Fiyatları Endeksi Grafik -13: Dünya ve Türkiye AN Fiyatları Karşılaştırması 00,511,522,533,54 Oca.06 Mar.06 May.06 Tem.06 Eyl.06 Kas.06 Oca.07 Mar.07 May.07 Tem.07 Eyl.07 Kas.07 Oca.08 Mar.08 May.08 Tem.08 Eyl.08 Kas.08 Oca.09 Mar.09FiyatDünya AN 33 Fiyatları Endeksi Türkiye AN 33 Fiyatları Endeksi 09-36/906 -219 25 Grafik -14: Dünya ve Türkiye DAP Fiyatları Karşılaştırması 00,511,522,533,544,55 Oca.06 Mar.06 May.06 Tem.06 Eyl.06 Kas.06 Oca.07 Mar.07 May.07 Tem.07 Eyl.07 Kas.07 Oca.08 Mar.08 May.08 Tem.08 Eyl.08 Kas.08 Oca.09 Mar.09FiyatDünya DAP Fiyatları Endeksi Türkiye DAP Fiyatları Endeksi 840 Grafiklerden görüldüğü üzere dünya AN 33, üre ve DAP fiyatlarındaki artışlar ile aynı gübrelerin Türkiye fiya tlarındaki artışlar son derece paralel bir seyir göstermektedir. Grafikler de dikkati çeken diğer bir nokta ise her üç gübre türü bakımından da incelenen dönemin önemli bir bölümünde Türkiye fiyatlarındaki artış oranının çok ufak farklarla da olsa dünya fi yatları artış oranlarının gerisinde kalmış olduğudur. Dolayısıyla, Türkiye gübre sektörünün dışa bağımlı yapısına, dünya gübre talebi ve arzında ortaya çıkan gelişmelere, dünya fiyatları ve Türkiye fiyatlarının karşılaştırılmasına ilişkin yapılan açıklam alar çerçevesinde Türkiye gübre 850 fiyatlarındaki dalgalanmaların dünya piyasalarından kaynaklı ekonomik ve makul nedenlerinin olduğu, Türkiye fiyatlarındaki gelişmeleri, dünya fiyatlarındaki gelişmelerin büyük ölçüde açıkladığı kanaatine varılmıştır. H.3.1.3.5. Talep ve Pazarın Olgunluk Seviyesi Türkiye de hektar başına gübre tüketimi 90 -96 kg iken, bu miktar gelişmiş ülkelerde 200 kg ile Türkiye nin çok üzerindedir. DPT Özel İhtisas Komisyonu Raporuna göre Türkiye gübre tüketimi yetersiz olup ekilen ürün , toprak ve iklim durumu ile sulama imkanları dikkate alınarak yapılan hesaplamalar, kullanılması gereken gübrenin 860 yaklaşık yarısının kullanıldığını göstermektedir. Bu veri Türkiye gübr e sektörünün büyüme potansiyeli ne sahip olduğunu düşündürse de, tarım politikalarındaki istikrarsızlık, tarıma elverişli toprakların verimsiz kullanımı, yerleşik yanlış tarımsal üretim biçimleri, yüksek girdi maliyetleri sebebiyle artan gübre fiyatları ve çiftçi gelirlerinin reel olarak düşük kalması gübre tüketiminde yeter li düzeye ulaşılmasının önündeki önemli engeller ol duğu anlaşılmaktadır. 09-36/906 -219 26 Ayrıca ülkemizdeki tarım işletmelerinin çoğunun optimum arazi büyüklüğünün altında olması nedeniyle modern tarım uygulamalarının yaygınlaşmaması, tarımsal üretim 870 planlamasının yeterl i düzeyde olmaması, doğrudan gelir destekleri vb. gibi tarımsal politika araçlarının iyi kullanılamaması gübre tüketimini olumsuz etkileyen unsurlar arasında yer almaktadır. Nitekim gelişmiş ülkelerin çok gerisinde seyreden ülkemiz kimyevi gübre tüketimini n belirgin bir şekilde artmadığı, 2008 yılı hariç 5 -5,5 milyon ton seviyesinde sabitlendiği görülmektedir. Tablo 1 4 te yıllar itibar ıyla gübre tüketim miktarlarına yer verilm iştir. Tablo -14: Yıllara Göre Türkiye Toplam Gübre Tüketimi (Ton) 2003 2004 2005 2006 2007 2008 Toplam Üretim 3.317.743 3.192.103 3.157.574 3.133.420 3.113.767 2.960.929 Toplam Tüketim 5.093.693 5.175.184 5.198.779 5.367.045 5.148.059 4.127.772 Kaynak:TÜGEM 880 Tablodan da görüleceği üzere 2008 yılında Türkiye gübre tüketimi yaklaşık 1 milyon ton azalarak 4 milyon 12 7 bin ton seviyesine gerilemiştir. Bu gelişmede 2008 yılında gübre fiyatlarında daha önce açıklanan nedenlerle ortaya çıkan ciddi artış ve kuraklık gibi arızi faktörler önemli rol oynamıştır. Dolayısıyla 2008 yılındaki düş üşe karşın Türkiye gübre tüketiminin 5 -5,5 milyon ton seviyesinde sabitlendiğini kabul etmek mümkündür. 5 - 5,5 milyon ton aralığına sıkışmış tüketimin artması, tarımın yapısal sorunlarını aşarak atılım yapmasına bağlanmaktadır. Gübre büyük ölçekli, sermay e yoğun, sürekli üretim yapan, entegre tesislerde üretilmektedir. Gelişmiş teknolojiler kullanılmasına karşın ana üretim proseslerinde ve 890 teknolojisinde değişiklik yoktur. Ürün farklılaştırmasının, yeni teknoloji ve innovasyonların söz konusu olamadığı sek törde, talebin de belirgin bir artış göstermemesi nedeniyle Türkiye bakımından dinamik, büyüyen bir pazardan çok durağan ve olgun bir pazarla karşı karşıya olunduğu ileri sürülebilecektir. H.3.1.3.6. Gübre Alıcılarının Alım Gücü Ülkemizde gübrenin %70 gibi önemli bir bölümü yaklaşık 4700 bayi üzerinden çiftçiye ulaştırılmaktadır. Her bir bayinin gübre alımının toplam gübre satışı içindeki payının çok küçük olması nedeniyle gübre üretici ve ithalatçılarının davranışları üzerinde 900 rekabetçi bir baskı yara tabilecek güçteki alıcılardan, bayi kanalı bakımından bahsetmek mümkün değil dir. Diğer yandan kooperatif ve birlikler gibi toplu alım yapan alıcıların da konumlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Sektördeki en büyük alıcı TKKB dir. TKKB gübre piyasas ındaki toplam alımların yaklaşık % .. sini gerçekleştirmektedir. TKKB nin bu önemli alım gücünün, aynı ekonomik bütünlük içinde bulunduğu Gübretaş ile uzun süreli tedarik ilişkisi içine girmiş olması nedeniyle, Gübretaş dışında kalan piyasa aktörleri üzeri nde etkili olduğunu ileri sürmek güçtür. TKKB nin ardından piyasadaki en önemli alıcı ise toplam gübre tüketiminden aldığı yaklaşık % .. payla Pankobirlik tir. 910 Trakya Birlik ve Tariş de Pankobirlik e göre çok daha küçük miktarlarda alım yapsalar da piyasanı n önemli alıcıları arasındadırlar. Pazardaki oyunculardan gelen bilgi yazılarından teşebbüslerin bu tür kooperatif ve birliklere uyguladıkları ortalama fiyatların bayilere uyguladıkları ortalama fiyatların altında kaldığı görülmektedir. Bu durum, kooperati f ve birliklerin yüksek miktarlarda alım yapmalarından kaynaklı alım 09-36/906 -219 27 güçlerinin üretici/ithalatçı teşebbüsler üzerinde yaptığı rekabetçi baskının yansımasıdır. H.3.1.3.7. Giriş Engelleri 920 Kimyasal gübre, sermaye yoğun bir üretim tekniği gerektirmektedir . Sektöre girmek için gerekli olan ilk tesis yatırım maliyeti tesisin entegrasyon düzeyine bağlı olarak 8022 milyon ile 400 milyon ABD Doları arasında değişiklik gösterebilmektedir. Ara madde (sülfürik asit ve fosforik asit) üretimi de yapabilen entegre güb re üretim tesislerin maliyeti 400 milyon ABD dolarına kadar çıkabilmektedir. Gübre üretim sürecinde gelişmiş kimyevi teknolojiye ihtiyaç duyulsa da, üretimde kullanılan teknikler gübre üreticileri bazında farklılık göstermemekte, tüm üreticiler hemen hemen aynı üretim tekniklerini kullanmaktadır. Diğer yandan Türkiye nin gübre hammadde kaynaklarına sahip olmaması nedeniyle, 930 üretici olarak faaliyet gösterecek teşebbüslerin hammaddelere erişim imkanları ön plana çıkmaktadır. Uygun koşullarda hammadde tedari ki arzın sürekliliğini ve üreticinin karlılığını belirleyen önemli unsurlardan dır. Yerli üreticilerin Türkiye deki hammadde kaynaklarının yetersizliği nedeniyle bu kaynaklara sahip ülkelere göre dezavantajlı oldukları görülmektedir. Zira dünyadaki genel te amül artık hammadde kaynaklarına sahip ülkelerin gübre üretim tesisi kurması yönündedir. Türk üreticisinin hammadde kaynaklarına sahip ülkeler karşısında sahip olduğu bu maliyet dezavantajı, gübre tesis yatırım maliyetlerinin yüksekliği ile birleşerek pota nsiyel üreticiler için pazara girişi zorlaştırmaktadır. 940 Sektörün hammadde açısından dışa bağımlılığı ve ürünün özellikleri dikkate alındığında, gerek ithalatçı gerekse üretici olarak pazarda etkinlik göstermek için limanlara ekonomik erişime sahip olmanın veya iskele kullanabilmenin gerektiği görülmektedir. Yurt içi ve özellikle yurt dışı taşıma maliyetleri açısından deniz yolunun kara yoluna göre -mamül gübre ve ham maddenin uygun fiyatla temini açısından - daha avantajlı olduğu dikkate alındığında , iskele tesislerinden faydalanabilmenin önemi anlaşılmaktadır. Ayrıca liman yakınında depoya sahip olunması, hem ithal edilen hammadde ya da ürünün stoklanması hem de talebin yoğunlaştığı dönemlerde bayi ve kooperatiflere ürünün kısa sürede ulaştırılması açısında n önemlidir. Bu itibarla, iskele kullanabilmek ve iskele yakınında bir depoya 950 sahip olmak da pazarda rekabet edebilmenin bir unsurudur. Diğer yandan ülkenin tüm bölgelerine yayılmış ve sayıca fazla çiftçinin ihtiyacının karşılanmasının yaygın bir dağıtım ağı ve satış sistemi gerektirmesi üretici ve ithalatçı olarak faaliyet gösterebilmenin zorluğunu artırmaktadır. Yaygın bir dağıtım ağına sahip olmaksızın sınırlı bir bölgede ve küçük ölçekli satışlarda bulunarak etkinliği sürdürebilmek ise, gübrenin özell ikle deniz yoluyla taşınmasında ölçek ekonomilerinin geçerliliği nedeniyle oldukça güçtür. Ayrıca sağlayıcının geniş bir ürün portföyüne sahip olması bayileriyle olan ilişkilerinde bir avantaj olarak ortaya çıkmaktadır. 960 Ancak pazardaki sağlayıcıların münh asırlık uygulamalarının olmaması ve bayi seviyesinde pazara giriş önünde önemli engellerin bulunmaması sağlayıcı ya da 22 Bu tutar hammadde, ara mamul üretmeyen, bu girdileri yurtiçi ya da yurt dışınd an tedarik ederek birleştirmek suretiyle günlük ortalama 1000 ton kompoze gübre üreten bir tesis için geçerlidir. 09-36/906 -219 28 ithalatçıların bayi bulabilmek konusunda ciddi sorunlarla karşılaşmamaları sonucunu doğurmaktadır. Bununla birlikte karlılığın satış hacm iyle yakından ilgili olması nedeniyle (uluslararası taşıma maliyetlerinden kaynaklı olarak) belirli bir satış hacminin sağlanması gerekliliği ve ithalatçıların bayilerle olan ilişkilerinin çok daha arızi nitelik göstermesi, arzın taleple buluşturulması ba kımından planlı hareketin önemli olduğu sektörde ithalatçıların faaliyetlerini zorlaştırmaktadır. 970 H.3.2. Toros un Dağıtım Sisteminin Değerlendirilmesi Toros ürettiği ya da ithal ettiği gübreleri toplu alım yapan kooperatif, birlik gibi alıcılara doğruda n satarak ya da bayilik sistemi üzerinden iç piyasaya arz etmektedir. Toros un gübre satışları içinde kooperatif ve birliklere yaptığı doğrudan satışlar son yıllarda yaklaşık % .. iken, bayilik sistemi üzerinden yaptığı satışlar yaklaşık olarak %... gibi ö nemli bir pay almaktadır. Bu veri genel olarak gübre sektörü için olduğu gibi Toros için de bayi satışlarının önemine işaret etmektedir. Toros un son üç yıl ile 2009 yılının ilk dört ayındaki toplu satışları ile bayi satışlarının 980 dağılımına Tablo 1 5 de yer verilmektedir . Tablo -15: Toros un Toplu Satışları ve Bayi Satışları (Ton) 2006 2007 2008 2009/İlk 4 ay Bayi Satışları Toplu Satışlar Toplu/Bayi Satışları Oranı (%) Toros gübre dağıtım faaliyetlerini Trakya, Ege, İç Anadolu, Akdeniz, Karadeniz, GAP, Marmara Bölge müdürlükleri aracılığıyla teşkilatlandırdığı bayilik ağı üzerinden gerçekleştirmektedir. Toros un kendi verilerine göre mevcut durumda Bayilik Sözleşmesi yaptığı . bayisi ile satış sözleşmesi yaptığı . dağıtıcısı bulunma ktadır. 990 Toros eski bayilik sözleşmelerini 2008 yılının Mayıs ayında değiştirerek tüm bayileriyle şu anda geçerli olan bayilik sözleşmelerini imzalamıştır. Şu anda geçerli olan bayilik sözleşmelerinin değerlendirmesine geçmeden önce Toros un eski bayilik sözleşmelerine değinmekte ve bu sözleşmelere ilişkin Kurul kararını hatırlamakta fayda bulunmaktadır. H.3.2.1. Toros un Eski Bayilik Sözleşmelerinin Değerlendirilmesi Toros un 2008 yılının Mayıs ayından önce geçerli olan Bayilik Sözleşmeleri nde süresi beş yılı aşmayan rekabet etmeme yükümlülüğü bulunmaktadır. 1000 Kurul Toros un rekabet etmeme yükümlülüğü içeren söz konusu bayilik sözleşmelerini incelemiş ve 6.2.2003 tarih ve 03 -08/88 -MB sayı ile bu sözleşmelerin 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında olduğuna ka rar vermiştir. Toros un sözleşmelerindeki bu rekabet etmeme yükümlülüğünü tam olarak uygulamadığına ancak dönem dönem uygulamaya çalıştığına ilişkin belge ve bilgiler mevcuttur. Örneğin Çankırı İl Tarım Müdürlüğü nün 31.12.2005 tarihli verilerine göre Çankırı ilinde faaliyet gösteren 47 bayiden beşi Toros bayisidir. Toros bayilerinden hiçbiri münhasır değildir. Yine Toros Genel Merkezinde yapılan yerinde incelemede 1010 09-36/906 -219 29 alınan 20.3.2007 tarihinde revize edilmiş Klasik Gübre Bayilerine Ait Teminatları ve Temin at Üstü Satış Limitlerini Tespit ve Takip Yönetmeliği nde Toros un bayilerini Rakip bayiliği de olan Toros Bayileri , Rakip bayiliği olmayan ancak Toros un ürün veremediği dönemlerde rakip ürünleri alan Toros bayileri vs. gibi kriterlere göre sınıflandı rdığı görülmektedir. Ayrıca Raportörlerce görüşülen bayilerden bazıları eski sözleşmelerdeki münhasırlık düzenlemesine karşın uygulamada Toros un başka markalı ürünler satmalarına ilişkin herhangi bir engellemede bulunmadığını ifade etmişlerdir . Diğer yan dan Toros un sözleşmelerinde yer alan rekabet etmeme yükümlülüğü 1020 hükmünü tam olarak uyguladığı varsayılsa bile bu sözleşmelerin 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında olmaları nedeniyle yapılabilecek inceleme muafiyetin geri alınması incelemesidir. Ancak söz konu su sözleşmeler yürürlükten kaldırıldığından şu anda geriye dönük olarak böyle bir inceleme yapmak hukuken anlamlı olmamaktadır. Nitekim Dikey Kılavuz da da belirtildiği üzere grup muafiyetinin geri alınması işlemi geçmişe etkili olmayacaktır23. Ayrıca Tor os un bu sözleşmelerin geçerli olduğu herhangi bir dönemde, herhangi bir ilgili pazarda pazar payının %40 ın üzerine çıkmış olduğu varsayılsa bile, teşebbüsün sözleşmelerinin 4054 sayılı Kanun un 5. maddesine uygunluğunu sağlamak için 1030 2002/2 sayılı Tebliğ de yapılan 2007/2 sayılı değişiklik uyarınca 25.5.2007 tarihinden itibaren bir yıl süresi bulunmaktadır. Toros un sözleşmelerindeki rekabet etmeme yükümlülüğünü bu süre içinde, Mayıs 2008 itibarı yla, çıkardığı görülmektedir. Dolayısıyla Toros un eski sözle şmelerinin geçerli olduğu herhangi bir dönemde pazar payının %40 ın üzerine çıktığı varsayılsa bile rekabet etmeme yükümlülüğü nedeniyle Kanun un 4. maddesi kapsamında herhangi bir işlem yapılamayacaktır. Bu çerçevede Toros un bayilerine rekabet etmeme yük ümlülüğü getirerek rekabeti kısıtladığı iddialarını içeren 31.3.2008 tarih ve 1980 sayılı şikayet başvurusu bakımından inceleme konusuz kalmış olmaktadır. 1040 H.3.2. 2. Toros un Mevcut Bayilik Sözleşmelerinin Değerlendirilmesi Toros un Bayilik Sözleşmesi nin Toros tarafından üretilen, temin ya da ithal edilen kimyevi gübrelerin anlaşmanın amaçları bakımından Tor os a göre dağıtım zincirinin daha alt seviyesinde ve farklı bir kanalında faaliyette bulunan ve bu ürünlerin çiftçilere yeniden satışını yapacak o lan bayiler arasındaki tedarik ilişkisinin esaslarını ve yeniden satışın hangi koşullar çerçevesinde gerçekleştirileceğini düzenlediği bu çerçevede dikey anlaşma niteliğinde olduğu görülmektedir. 10.4.2008 tarih ve 08 -28/319 -M sayılı Toros un dağıtım s istemine yönelik olarak 1050 muafiyet incelemesi yapılmasını içeren Kurul kararına, özellikle Toros un bayilerine yönelik bir münhasırlık uygulaması içinde olup olmadığının incelenmesi ihtiyacı dayanak oluşturduğundan , ilgili sözleşmeler öncelikle bu yönden değ erlendirilmiştir. Toros un 2008 yılının Mayıs ayından itibaren uygulamaya koyduğu yeni sözleşmelerinde rekabet etmeme yükümlülüğü bulunmadığı görülmüştür. Bununla birlikte Toros un fiilen münhasırlığa yol açıcı uygulamalarının olup olmadığı da incelenmişti r. Rekabet hukuku çerçevesinde ilk akla gelen uygulama satış/alım taahhüdü uygulamasıdır. Toros un genel merkezinde yapılan yerinde inceleme 23 Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz, paragraf 47. 09-36/906 -219 30 sonucunda elde edilen ve Toros tarafından Pankobirlik e gönderilmiş olan 17.10.2008 tarihli faks mesajından hareket le Toros un bayilerine yönelik olarak herhangi bir 1060 satış/alım taahhüdü uygulamasının olup olmadığı irdelenmiştir. Toros un bu belgeye ilişkin açıklaması belgede taahhüt ifadesinin kullanılmış olmasına karşın, burada kastedilenin bayilerin satış tahminleri olduğu yönündedir. Toros, gübre tüketimi sezonluk, üretimi sürekli ve tedariki uzun süreli (1,5 -2 ay) olduğundan sezon satış programını ve dolayısıyla üretim ve tedarik programını oluşturulabilmek için bayilerden satış tahminlerini topladığını belirtmekted ir. Toros un açıklamasına göre bu tahminler hiçbir şekilde taahhüt olarak değerlendirilmemekte ve kullanılmamaktadır. Raportörlerce Toros un bayileriyle yapılan görüşmelerde elde edilen bilgiler de Toros un açıklamalarını doğrular niteliktedir. Bayi sezon başında o sezonda Toros dan gübre cinsi ve aylar bazında hangi gübreden ne kadar talep 1070 ettiğine yönelik bir tabloyu Toros a fakslamaktadır. Bu tabloda belirtilen miktarların taahhüt niteliğinde olduğuna yönelik hiçbir ifade bulunmadığı gibi, bayilik sözleş melerinde de böylesi bir uygulamaya ilişkin doğrudan ya da destekleyici düzenlemeler bulunmamaktadır. Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden, görüşülen bayilerin hepsi nin Toros un üretim ve tedarik planlamasını yapabilmek için kendilerinden satış tahminlerini n alındığını, ancak bu tahminlerin bir taahhüt niteliğinde olmadığını, bir bayinin tahmininin altında ya da üstünde gübre alımı yapmasının hiçbir sonuç ya da yaptırımının bulunmadığını belirt tikler i anlaşılmıştır . Diğer yandan yine fiili münhasırlığa yol açabilecek uygulamalardan biri olan bayinin 1080 belli bir alım/satış miktarına ulaşması halinde indirim ya da pirim alması gibi bir uygulamanın varlığı sorgulanmıştır. Toros un bayilik sözleşmelerinde böylesi bir uygulamaya yönelik herhangi bir düzenleme bulun madığı gibi görüşülen bayiler de Toros un indirim ya da pirim gibi uygulamalarının olmadığını belirtmişlerdir. Bayilerden alınan bilgiler, Toros un sadece kendi ürünlerinin satılması amacıyla herhangi bir zorlayıcı ya da teşvik edici tutum içinde olmadığ ı yönündedir. Nitekim Raportörlerce görüşülen bayilerden . mevcut durumda Toros un bayiliğinin yanı sıra Dr. Tarsa, Güneysan ve Çelikaylar ın da bayiliğini yapmaktadır. .. Toros bayiliğine ek olarak üç firmanın daha bayisi olduğunu ifade etmiştir . 1090 Toros dışında İgsaş ın ve bazı ithalatçıların bayiliğini yaptığını, .. ise aynı zamanda Ege Gübre bayisi olduğunu belirtmiştir. Toros un genel merkezi ve İç Anadolu Bölge Müdürlüğü nde yapılan yerinde incelemelerde de Toros un mevcut durumda münha sırlığa yönelik herhangi bir uygulama içinde olduğuna dair belge ve bilgi edinilememiştir. İncelenen bayilik sözleşmelerinde ele alınması gereken diğer bir düzenleme sözleşmenin 3.1. maddesidir. Bu maddede Bayi, Toros dan temin edeceği kimyevi gübreleri Toros un belirleyeceği bir bölge içerisinde satmakla yükümlüdür. Söz konusu bölge, sözleşmenin 6.3. maddesinde belirtilmiştir. 1100 Sözleşme süresince Toros, ihtiyaç duyduğu takdirde başka bayiler atayabilir, dağıtım bölgesi sınırlarını değiştirebilir, daraltab ilir ya da genişletebilir. Bu durumda bayi, herhangi bir tazminat veya sair talepte bulunamaz. Bu maddede yer verilen 6.3. maddede ise Bu sözleşme ile ..ili ilçe/ilçeleri bayiliği verilmiştir. denilmektedir. Yukarıdaki ifadelerden ve incelenen Bay ilik Sözleşmeleri örneklerinden Toros un bayilerinin bölgelerini genel olarak bayinin anlaşma konusu gübreyi satacağı 09-36/906 -219 31 işyeri/deposunun bulunduğu il ve ilçeyi temel alarak belirlediği görülmektedir. Bu bakımdan Toros un bayi teşkilatlanmasının Tarım ve Köy işleri Bakanlığının Tarım 1110 İl/İlçe Müdürlükleri teşkilatlanmasıyla paralellik taşıdığı anlaşılmaktadır. 2002/2 sayılı Tebliğ'in "Anlaşmaları Grup Muafiyeti Kapsamı Dışına Çıkaran Sınırlamalar" başlıklı 4 (b) maddesi, pazarın topraksal olarak ya da müşteri b azında bölünmesi ile ilgilidir. Bu durum, alıcıya getirilen, belli birtakım müşterilere ya da belli bir bölgedeki müşterilere mal satmama veya bu müşterilerden gelen talepleri diğer dağıtıcılara yöneltme gibi doğrudan yükümlülüklerden kaynaklanabileceği gi bi, alıcının bu gibi müşterilere satış yapmamasına neden olan dolaylı tedbirlerin bir sonucu da olabilmektedir. 2002/2 sayılı Tebliğ'in 4 (b) maddesi; alıcının sözleşme konusu mal ve hizmetleri satacağı bölge ya da müşterilere ilişkin kısıtlamalar 1120 getirilme sinin anlaşmayı grup muafiyetinin kapsamı dışına çıkaracağı genel prensibini dile getirmektedir. Bununla birlikte bu genel prensibe dört istisna getirilmiştir. İnceleme konusunu oluşturan sözleşme bakımından ele alınması gereken de bu istisnalardan ilki ol an ve sağlayıcının, doğrudan satış yaptığı alıcının (Nitekim sağlayıcı ile alıcı arasındaki dikey anlaşmanın tarafı olmayan dolayısıyla sağlayıcının doğrudan satış yapmadığı alıcının müşterileri tarafından gerçekleştirilecek satışlar bu kapsamda değildir.) münhasır bir bölgeye ya da münhasır müşteri grubuna aktif satış yapmasını kısıtlanabileceğine işaret eden 2002/2 sayılı Tebliğ'in 4. maddesinin ( b) bendi ( 1) de yer alan düzenlemedir. 1130 Münhasır bir bölgeden ya da münhasır bir müşteri grubundan bahsedebi lmek için, belli bir bölgede ya da belli bir müşteri grubuna anlaşma konusu ürünleri aktif olarak yeniden satmak üzere sadece bir alıcının yetkilendirilmiş olması ve sağlayıcının kendisinin ve sağlayıcının diğer tüm alıcılarının, söz konusu alıcıya tahsis edilmiş bölgeye ya da müşteri grubuna aktif satış yapmalarının kısıtlanmış olması gerekmektedir24. Böylelikle alıcı, sağlayıcının söz konusu bölgeye ya da müşteri grubuna aktif satış yapmak üzere başka bir alıcıyı yetkilendirmeyeceği güvencesine ve koruması na sahip olmaktadır. Diğer yandan sağlayıcı belli bir bölgede ya da belli bir müşteri grubuna sadece kendisi aktif olarak satış yapmayı tercih edebilir. Bu tercih doğrultusunda sağlayıcının kendi bölgesine ya da müşteri grubuna aktif satış 1140 yapılmamasına yö nelik olarak alıcılarına getirdiği kısıtlamanın varlığı ölçüsünde, söz konusu bölgenin ya da müşteri grubunun münhasırlığından bahsedilebilecektir. Bu yönüyle aktif satış yasağı, münhasırlığın sağlanabilmesinin bir unsuru olarak ortaya çıkmakta; böylelikle münhasırlıktan doğan etkinlik artışlarının elde edilebilmesi için aktif satışların kısıtlanmasından kaynaklı rekabet sınırlamasına izin verilebilmektedir. Bu noktada hemen akla gelen soru Toros un bayi teşkilatlanmasının münhasır bölge ve/veya münhasır mü şteri grubu temelinde yapılandırılıp yapılandırılmadığıdır. Yapılan incelemede Toros un çoğunlukla belli bir bölgeye birden fazla bayi atadığı ve bunlar arasında da müşteri grubu bazında bir ayrım oluşturmadığı görülmektedir. Örneğin Ankara nın Gölbaşı ilç esinde .., Haymana ilçesinde .., Sincan da .., Polatlı da 1150 .. Toros bayisi bulunmaktadır. Birbirlerine çoğunlukla kısa bir mesafede bulunan bu bayiler herhangi bir ayrım söz konusu olmaksızın tüm çiftçilere satış yapmaktadırlar. Dolayısıyla Toros un bayi te şkilatlanması genel olarak ele alındığında münhasır bölge ve/veya müşteri grubu uygulamasından bahsetmek güçtür. 24 Dikey Kılavuz, paragraf 24. 09-36/906 -219 32 2002/2 sayılı Tebliğ'in 4.maddesinde sayılan ve anlaşmaları grup muafiyeti kapsamı dışına çıkaran; minimum ve sabit yeniden satış fiyatının b elirlenmesi, belirli tipten bölge ve müşteri korumaları gibi unsurları içeren kısıtlamalar , bu bağlamda münhasır olmayan bir bölgeye ya da müşteri grubuna yapılacak aktif satışların engellenmesi ni içeren türden sınırlamalar , dikey anlaşmaların bire ysel mua fiyetten yararlanmalarını 1160 engellemektedir. Alıcıların aktif olarak müşteri aramaksızın başka bölgelerden gelen talepleri karşılayabilmelerini içeren pasif satışların kısıtlanması da aynı şekilde anlaşmaları grup muafiyeti kapsamı dışına çıkaran sınırlamala rdandır. Bu nedenle Toros un belli bir ilçedeki bayisinin münhasır olmayan diğer bir bölgeye aktif ya da pasif satış yapmasının engellenip engellenmediğinin irdelenmesi gerekmektedir. Bu amaçla öncelikle Bayilik Sözleşmesi ne bakıldığında, sözleşmede Toros bayilerinin bölgelerinin dışına satış yapmalarını engelleyen doğrudan bir hüküm bulunmadığı görülmektedir. Toros Genel Merkezi ile İç Anadolu Bölge Müdürlüğü nde yapılan yerinde incelemelerde de Toros un bayilerinin bölgelerinin 1170 dışına satış yapmalarını engellemeye yönelik bir uygulama içinde olduğuna dair herhangi bir belge ya da bilgiye ulaşılamamıştır. Diğer yandan konu hakkında Toros bayilerinden de bilgi alınmıştır. Görüşülen Toros bayilerinden biri dışındakiler, gerek işyerinde/depoda teslim edil sin gerekse çiftçinin tarlasında teslim edilsin bölgelerinin içinden ya da dışından gelen tüm talepleri karşıladıklarını ve Toros un nereye satış yapacaklarına ilişkin herhangi bir engellemesinin ya da müdahalesinin söz konusu olmadığını belirtmişlerdir. Dosya mevcudu bilgi ve belgelerden; Toros un bayilerinden başka bölgelerden gelen talepleri bayinin işyerinde karşılamalarında herhangi bir sorun 1180 olmadığını, ayrıca o bölgedeki Toros bayisi şikayet etmezse malı bu çiftçinin tarlasına taşıyarak teslim ettiklerini ancak o bölgedeki Toros bayisinin şikayet etmesi halinde Toros un şifahen satış yapan bayiyi uyarabildiğini belirt tiği anlaşılmıştır. Bu durumla ilgili olarak bayisinin satış yapması üzerine bayisi Toros a yaptığı şik ayete değinmek gerekmektedir. .. bayilik yapan . bayisini Toros a şikayet ettiklerini, Toros un da bu satışları engellediği ileri sür ülmüştür. Bu bilgi üzerine bayisi ile Raportörlerce telefon görüşmesi yapılmış ancak ilgili bayi Toros dan böyle bir uyarı almadıkları istedikleri yere satış yapabildikleri belirt ilmiştir. Diğer yandan , bayilerin il dışına satışları gübrenin karayolu ile taşınmasının ucuz olmaması nedeniyle çok da 1190 yaygın değildir. Bu tür satışlar genelde bayi ile çiftçi arası nda başka bir ürünle ilgili alışveriş ilişkisi olduğunda gerçekleşmektedir. Ayrıca bayilerin çiftçilere satış yaparlarken uygulanan yöntemlerden biri de bayinin bir çiftçiden aldığı siparişin doğrudan Toros tarafından çiftçiye nakledilmesi uygulaması dır. Bu durumda çiftçi bayiye ödeme yapmakta ancak gübre bayinin deposuna uğramadan doğrudan Toros un o bölgeye yakın üretim tesisi ya da deposundan çiftçiye nakledilmektedir. Bu tür satışlar belli bir miktarın üzerinde (bir kamyon gibi) alım yapan çiftçi taleplerinin karşılanmasında başvurulabilen bir yöntemdir. Dosya kapsamında yapılan incelemeler sırasında Raportörlerce 1200 görüşülen bayilerden .. ve . , il dışındaki alıcılara yaptıkları satışlarda Toros un ürünü bu alıcılara yukarıda anlatılan satış yöntemi çerçevesinde doğrudan sevk etmeyi kabul etmediğini belirtmi şlerdir. 11. 6.2009 tarih ve 521 sayı ile Toros a gönderilen yazıda bu husus hakkında bilgi istenmiş, Toros gönderdiği ceva bi yazısı ekinde bayinin bölgesi dışında yaptığı satışlarda malın d oğrudan Toros 09-36/906 -219 33 tarafından alıcıya teslim edildiği örneklere yer vermiştir . Bu örneklerin ilkinde Eskişehir/ bayisi .. talebi üzerine Afyonkarahisar da bulunan . bu bayi adına mal sevkiyatı Toros tarafından, doğrudan gerçekleştirilmiştir İkinci örnekte ise benzer şekilde Adana/ . bayisi .. . siparişi üzerine bayinin Aksaray ilindeki müşterisine Toros tarafından 1210 sevkiyat yapılmıştır25. Bu örneklerden bölge dışına yapılan satışlarda Toros un, bayilerinin ürünün doğrudan bölge dışındaki alıcı ya Toros tarafından teslim edilmesi yönündeki taleplerini karşıladığı görülmektedir. Bu noktada cevaplanması gereken soru sağlayıcının bayilerinin tüm sevkiyat taleplerini eksiksiz yerine getirme yükümlülüğünün bulunup bulunmadığıdır. Bir sağlayıcının bayi lerinden gelen ve sağlayıcının faaliyet gösterdiği coğrafi pazarın farklı noktalarına yayılmış tekil alıcılara yönelik tüm sevkiyat taleplerini karşılama yükümlülüğünün bulunduğunun kabul edilmesi bayilik sisteminin temel mantığı ile çelişmektedir. Bayilik sisteminin arkasında yatan mantık, üretim ve dağıtım planlamasında optimum etkinliği sağlamaktır. Bu çerçevede bayilik sistemi kurmuş olan Toros un bayilerinden gelen 1220 bu tür taleplerin tümünü karşılama yükümlülüğünün üretim ve dağıtım fonksiyonlarının ver imlilik ve etkinliğini olumsuz etkileyebileceği söylenebilir. Dolayısıyla Toros un bayilerinden gelen bu tür taleplerin tümünü karşılamasını beklemenin makul olmadığı, bayilerin isterlerse bölgelerinin dışına kendilerinin sevkiyat yapabileceği ve Toros un bölgesi dışına satış yapmak isteyen bayilerinin siparişlerini ilgili bölgeye sevk ettiğini gösterir belgeler sunduğu bu durumda, teşebbüsün bu tür sevkiyat taleplerini her zaman karşılamamasının bayilerin bölgelerinin dışına satış yapmalarını engellemeye y önelik bir politika olarak kullanıldığına ilişkin yeterli bulgu olmadığı kanaatine varılmıştır. 1230 Ayrıca Toros un bölgesi dışında işyeri/depo açmak isteyen bayilerinin talepleri karşısındaki tutumuna da değinmek gerekmektedir. Ancak bu konu hem Tarım Bakan lığı nın gübreye ilişkin mevzuatıyla hem de Toros un bayilik teşkilatının neden il ve ilçe temelinde yapılandırıldığı sorusuyla bağlantılıdır. Bu nedenle konunun ilgili mevzuatla birlikte ele alınması gerekmektedir. Kimyasal gübrelere ilişkin mevzuatın ö nemli bir bölümünün uygulanması görevi Tarım ve Köyişleri Bakanlığına verilmiştir. Konumuz bakımından önemli olan 2002/1 sayılı Kimyevi Gübrelerin Piyasa Denetimleri Hakkında Genelge (2002/1 sayılı Genelge), 2001/2 sayılı Kimyevi Gübre İstatistikleri Hakkı nda Genelge (2001/2 sayılı 1240 Genelge), 2008/3 Sayılı Nitrat Azotu içeren Kimyevi Gübrelerin Kontrolü Hakkında Genelge (2008/3 sayılı Genelge) ile Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından gübreye ilişkin mevzuatın uygulanması alanındaki esas, yöntem ve gerekl ilikler belirlenmektedir. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı gübre mevzuatı ile kendisine verilen görevleri yerine getirirken il ve ilçeler bazında oluşturduğu taşra teşkilatından yararlanmaktadır. Nitekim 24736 sayılı Kimyevi Gübre Denetim Yönetmeliği ile bu yönetmeliği uygulama yetkisi Tarım Bakanlığı ile Tarım İl Müdürlüklerine verilmiştir. Bu çerçevede Tarım İl ve İlçe Müdürlükleri gübrelere ilişkin çeşitli denetim ve inceleme faaliyetleri yürütmektedirler. 1250 2002/2 sayılı Genelge de Piyasa Gözetimi ve Den etimine İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı 6. maddesinde İl sınırları içinde faaliyet gösteren kimyevi gübre üreten, ithal eden, perakende ve toptan satışını yapan kişi ve kuruluşlar belirlenir denilmektedir. 25 Toros bir bayi adına başka bir ile sevkiyat yapılan duruml arla çok az karşılaşıldığını ileri sürmektedir. 09-36/906 -219 34 Aynı maddenin devamında Denetimlerde, kimyevi gübre üretilen yerler, toptan ve perakende satış yapılan yerler ile kimyevi gübrelerin depolandığı yerlerin kontrolü yapılır ifadeleri yer almaktadır. Bu ifadelerden de anlaşılacağı üzere her Tarım İl Müdürlüğü ne görev ve yetki alanını oluşturan ildeki gübre üreticilerini, ithalatçılarını, perakende ve toptan satışını yapan kişi ve kuruluşları belirleyerek, bunları denetlemek görevi verilmiştir. Tarım İl Müdürlükleri nin denetim yetkisi il sınırları içinde yer almaktadır. Ayrıca aynı genelge çerçevesinde üretici ve ithalatçıların 1260 bayilerinin işyerleri/depolarına ilişkin bilgileri Tarım İl Müdürlüklerine bildirmeleri gerekmektedir. Aynı genelge ile getirilen diğer bir yükümlülük ise gübreyi temin eden kuruluşla (üretici, ithalatçı gibi) satışını yapan kuru luş arasında yapılmış bir bayilik sözleşmesinin ya da satış sözleşmesinin bulunması gerekliliğidir. İlgili genelgenin 10. maddesinde Bayilik veya satış sözleşmesi olmadan satış yapıldığının tespiti halinde kimyevi gübre satışının durdurulacağı belirtilme ktedir. Aynı genelgenin 4. maddesinde ise Dağıtıcılar (bayiler) ürününü sattığı üreticilerle yapmış olduğu bayilik sözleşmesi ya da satış sözleşmesinin bir suretini Bakanlık İl Müdürlüklerine vermekle yükümlüdürler. denilmektedir. Ayrıca bayilere gübrele rini pazarladıkları üreticilerin tescil ve lisans belgelerinin bir suretini bulundurma yükümlülüğü getirilmektedir. 1270 Bu mevzuat ve uygulama esasları çerçevesinde ortaya şöyle bir yapılanma çıkmaktadır: Tarım Bakanlığı mevzuat gereği gübre satışı yapılan yerleri ve buralarda satılan gübrelerin niteliklerini denetlemektedir. Bu denetimler işyeri/depo üzerinden yapılmaktadır. Dolayısıyla işyerinin adresi, burada hangi bayinin hangi üretici ya da ithalatçının ürünlerini sattığı ve o iş yerinde satılan gübreni n bayi tarafından üretici ya da ithalatçıyla yapılmış bir bayilik sözleşmesi çerçevesinde temin edilmiş olması gereklilikleri sıkı bir şekilde kontrol edilmektedir. Dolayısıyla Tarım İl ve İlçe Müdürlükleri tarafından yapılan inceleme ve denetimler sırasın da bir bayinin sözleşmede belirtilmeyen bir işyeri/depoda satış yaptığının tespiti halinde yetkililer 1280 ilgili ürüne el koyarak yedd -i emine almakta ve yaptırım uygulayabilmektedir. Bu çerçevede Tarım Bakanlığı bayilerin satış yaptıkları işyeri/depo bazında yetkili olduklarına dair belge istemektedir. Nitekim Kırklareli Tarım İl Müdürlüğü nün tutanağı bu duruma işaret etmesi bakımından önemlidir. Kırklareli İl Tarım Müdürlüğü yetkilileri tarafından düzenlenen 26.2.2009 tarihli tutanağın konusu Edirne nin Havs a ilçesindeki bir adreste faaliyet gösteren Toros bayisinin Kırklareli İnece beldesindeki bir başka adreste de satış yapmasıdır. Tutanakta Edirne Havsa ilçesinde faaliyet gösteren söz konusu firmanın Toros la yapmış olduğu bayilik sözleşmesine dayanarak İn ece Beldesindeki adresi şube olarak gösterip burada Toros firmasına ait kimyevi gübrelerin satışını yaptığının tespit edildiği belirtilmektedir. Tutanağın 1290 devamında söz konusu işyerinin Toros firması ile bayilik sözleşmesinin olmamasından dolayı yapılan sa tışın yasal olmadığı, bu nedenle depoda mevcut bir miktar kompoze ve üre gübresinin satışının durdurularak yeddi emine alındığı ifade edilmektedir. Ayrıca Amasya İl Tarım Müdürlüğü nün yazısında gübre sağlayıcılarından kendileriyle bayiliği olmayan kişi ve kuruluşlara kimyevi gübre satışı yapmamaları ve mevcut bayilerini üçüncü şahıslara satış yapmamaları konusunda uyarmaları istenmektedir . Bu yapı çerçevesinde Toros un bayilerinin kendi bölgeleri dışında işyeri/depo açarak satış yapmaya yönelik taleplerin i kabul ettiğine ilişkin belgeler bulunmaktadır. Yapılan 1300 yerinde incelemede bulunan 20.6.2008 tarihli belgede, Toros un Yozgat/Merkez bayisi . mevcut satış noktasına ilave olarak Yozgat/Sorgun da da işyeri açtığı görülmektedir. Ayrıca Toros tarafınd an gönderilen belgelerde mevcut 09-36/906 -219 35 bayilerin bölgeleri dışında (mevcut işyerinin bulunduğu ilçenin ya da ilin dışında) ek işyeri açtıklarına dair Tarım Bakanlığı na yapılan bildirimleri içeren yedi farklı örneğe yer verilmiştir . Diğer yandan 2001/2 sayılı Ge nelge ile kimyevi gübre tedariki yapan kuruluşlara bayinin unvanını ve adresini, bayilere ise gübre satışı yaptığı yerin adresini ve gübre depoladığı yerin adresini bayinin açılacağı ildeki Tarım İl Müdürlüğü ne bildirme 1310 yükümlülüğü getirilmiştir. Ayrıca T arım İl Müdürlükleri illerinde açılan, kapanan ve mevcut kimyevi gübre bayilerinin unvanları, adresleri ile hangi kuruluşun bayisi olduğunu gösterir bilgileri listeler halinde tutmakla ve bayi sayılarını üçer aylık dönemler halinde TÜGEM e bildirmekle göre vlendirilmişlerdir. Sayılan bu görev ve yükümlülükler çerçevesinde Tarım İl Müdürlüklerine gübre sağlayıcısı teşebbüslerin26 bayileri hakkında düzenli olarak bilgi vermesi gerekmektedir. Ayrıca dönem dönem Tarım İl Müdürlükleri nin de sağlayıcı firmalara ya zı yazarak bu konuda bazı bilgiler istedikleri görülmektedir. Örneğin Manisa Tarım İl Müdürlüğü nün 12.1.2009 tarihli yazısında açılan ya da iptal edilen bayilikler konusunda hassas davranılması istenerek tüm gübre sağlayıcısı firmalardan bayilerinin adı, ili, ilçesi, adresi ve 1320 deposuna ait bilgilerin her yıl Ocak ayı başında güncellenmiş olarak Müdürlüğe iletilmesi istenmektedir . Bu yazıda ilgili tarım il müdürlüğünün istediği bilgilerin bayinin faaliyet gösterdiği il ve ilçe belirtilerek düzenlenmesi gere ktiği görülmektedir. Yine Adıyaman ve Amasya Tarım İl Müdürlükleri nin gübre sağlayıcısı kuruluşlara gönderdiği yazılarda o ilin merkez ve ilçelerinde faaliyet gösteren bayilerin listeleri istenmektedir . Diğer yandan yine 2001/2 sayılı Genelge uyarınca g übre sağlayıcısı kuruluşların bu genelgenin eklerinden biri olan Cetvel 1 çerçevesinde aylık olarak her bir gübre cinsinden bayilerine ne miktarda sevk ettiğini Tarım Bakanlığı na iller bazında 1330 bildirmekle yükümlü tutulmuştur. Bayiler ise aynı genelgenin e klerinden olan Cetvel 4 çerçevesinde gübre satış ve stok bilgilerini bağlı bulundukları Tarım İl ya da İlçe Müdürlüklerine aylık olarak bildirmektedirler. Bayiler için il ve ilçe bazında bir ayrım gözetildiği görülen Cetvel 4 çerçevesinde bayilerden bağlı oldukları Tarım İlçe Müdürlüklerine gönderilen veriler daha sonra Tarım İlçe Müdürlükleri tarafından ilçe bazında toplulaştırılarak Tarım İl Müdürlüklerine iletilmekte ve il müdürlükleri de bu veriler üzerinden illerinin aylık kimyevi gübre tüketimlerini ç iftçiye satışlar üzerinden belirlemektedirler. 2008/3 sayılı Genelge ise nitratlı gübrelerin patlayıcı yapımında 1340 kullanılabilmelerinden kaynaklı ulusal güvenlik kaygılarıyla bu tür gübrelerin ithali, yurt içinde satışı, nakli ve stok bildirimleri ile ilgi li usulleri belirlemektir. %26 CAN, %33 AN, potasyum nitrat ve sodyum nitrat gübrelerini kapsayan bu genelge, söz konusu gübrelerin gübre sağlayıcısı kuruluşlar tarafından bayilere sevk edilmesinin ve bayiler tar afından; hangi tarihte, hangi firmanın, hang i nitratlı gübresinden, hangi çiftçiye, ne miktarda satıldığının kontrol ve takip edilmesi esasına dayanmaktadır. Bu bağlamda g übre sağlayıcısı kuruluşlar il müdürlüklerine illerindeki hangi bayiye hangi cinsten ne kadar gübre sevk ettiklerini aylık olarak bildirmekle yükümlüdürler. B ayiler ise bağlı oldukları üretici veya ithalatçı kuruluştan ilgili gübrelerin hangi cinsinden hangi miktarda tedarik ettiklerini dönem başı ve dönem sonu stoklarıyla birlikte Bayi 1350 26 Gübre sağlayıcısı teşebbüs/ kuruluş ifadesiyle ilgili mevzuatta geçen üretici kuruluşlar ve tarıms al amaçlı gübre ithalatı ve tedariği yapan kuruluşlar kastedilmektedir. 09-36/906 -219 36 Satış -Stok İcmali çerçevesinde Tarım İl ve İ lçe Müdürlüklerine aylık olarak bildirmekle yükümlü tutulmuşlardır. Ayrıca bayilerin Bayi Çiftçi Satış İcmali çerçevesinde ilgili gübrelerden hangi çiftçiye hangi miktarda sattıklarını da il ilçe müdürlüklerine aylık olarak iletmeleri ve yaptıkları satış larda Çiftçi Yol Kontrol Belgesi düzenlemeleri gerekmektedir. Her iki icmalde de bayinin faaliyet gösterdiği il ve ilçenin belirtilmesi gerektiği görülmektedir. Bayilerden gelen bu bilgiler ilçe müdürlükleri tarafından toplulaştırılarak İlçe Satış -Stok İcmali oluşturulmaktadır. İlçe müdürlüklerinin hazırladıkları bu icmallere göre il müdürlükleri İl Satış -Stok İcmalini hazırlamakta ve ayrıca gübre sağlayıcısı kuruluşlardan gelen hangi bayiye ne kadar gübre sevk edildiğine ilişkin bilgilerle İlçe Satı ş-Stok İcmali ndeki bilgilerin uyumlu 1360 olup olmadığını kontrol etmektedir. Bu çerçevede bayilerin gübre giriş satış ve stoklarında uyumsuzluk olması halinde il/ilçe müdürlükleri konuyu araştırmakta, bayinin uyumsuzluğu açıklayamaması durumunda konu hakkında Cumhuriyet Savcılığı bilgilendirilmektedir. Diğer yandan 2008/3 sayılı Genelge nin 5. maddesinde bayilerin faaliyet gösterdikleri ilin dışında şubeleri bulunması halinde söz konusu gübreleri şubeleri aracılığıyla sattıramayacakları düzenlenmiştir. Dolayısıyla, gübreye ilişkin mevzuat bayilerin çiftçilere yaptıkları satışlar bakımından 1370 nereye satış yapacaklarına ilişkin herhangi bir kısıtlama getirmemekte dir ve Tarım Bakanlığı yetkilileriyle yapılan görüşmede alınan bilgiler de bu yöndedir. Bununla birlikte bayilerin işyerleri bazında bayilik sözleşmeleri ya da yetkili satıcılık sözleşmeleri olmaksızın bayilik yapmaları mümkün değildir. Aslında Tarım Bakanlığı mevzuatı temel olarak gübrenin, gübre üreticisi ya da ithalatçısı -gübre bayisi (işyeri) - çiftçi silsilesini izlemesini ve bu silsile içindeki tüm işlemlerin kayıt altına alınmasını sağlamaya yöneliktir. Nitrat azotu içeren gübreler bakımından ise bu silsilenin çok daha katı bir şekilde gözetildiği görülmektedir. Bu gübreler bakımından gübre hareketle ri de kontrol altında tutulmaya çalışıldığından bir bayinin işyerine üretici tarafından getirilen gübrenin bayi tarafından kendisine ait diğer bir iş yerine taşınarak 1380 satılması güvenlik nedeniyle kısıtlanmaktadır. Yukarıda verilen mevzuat ve bu mev zuatın uygulamasına ilişkin bilgiler çerçevesinde Toros un mevzuata uyumunu ve mevzuattan kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmesini kolaylaştırıcı bir unsur olması nedeniyle bayilerini belli bir ilin belli bir ilçesi bayisi olarak ayırdığı anlaşılmakt adır. Nitekim Tarım Bakanlığı nın gübreye ilişkin mevzuatı taşra teşkilatı olan Tarım İl ve İlçe Müdürlükleri tarafından uygulanmakta, bazı görevler il müdürlükleri tarafından yerine getirilirken diğer bazı görevler ise ilçe müdürlükleri eliyle yürütülmekt edir. Toros un da bayilik ağını il ve ilçe bazında teşkilatlandırarak Tarım Bakanlığı nın teşkilatlanmasıyla uyum sağlama 1390 amacında olduğu kanaatine varılmıştır . Diğer yandan gübre satışının belli dönemlerde yoğunlaşması ve gübrenin karayoluyla taşınmasın ın maliyetleri nedeniyle üretici ya da ithalatçıların gübre satışlarında planlı hareket etmeleri önem taşımaktadır. Bu da belli bir bölgenin gübre tüketim potansiyelinin gübre sağlayıcısı kuruluşlar tarafından çok iyi tespit edilmesini gerektirmektedir. Ni tekim gübre sağlayıcısı kuruluşların Türkiye nin neresindeki depolarına ne kadar gübre sevk edecekleri ve bu gübreyi talebin yoğunlaştığı kısa dönemde bayilerine en optimum şekilde nasıl ulaştıracakları bu planlamaya bağlıdır. Konu hem arzın devamlılığının sağlanması hem de taşıma maliyetlerinin en aza 1400 09-36/906 -219 37 indirilmesi yönünden önem arz etmektedir. Ayrıca satış potansiyelinin bölgeler bazında belirlenmesi, gübrenin karayoluyla taşınmasının ucuz olmaması nedeniyle bayilerin tam olarak nüfuz edebildikleri alanın i şyeri/depolarının bulunduğu belli bir bölgeyle sınırlı olduğu dikkate alındığında , ilgili bölgeye kaç bayi atanacağının tespiti bakımından da önemli bir işlev görmektedir. Toros gübre satış potansiyelini ilçeler bazında değerlendirmeyi ve o ilçenin potansi yeline göre ilgili ilçeye bir ya da daha fazla sayıda bayi atamayı tercih etmektedir. Dolayısıyla, Toros un bayilerinin bölgelerinin dışına satış yapmalarını engellemekten ziyade, Tarım Bakanlığı eliyle yürütülen mevzuattan kaynaklı yükümlülüklerini daha k olay yerine getirebilmek ve gübre satış potansiyelini ilçeler bazında değerlendirerek bayilik sistemini bu 1410 değerlendirme ışığında teşkilatlandırmak amacıyla bayileri için bölgeler belirlediği anlaşılmaktadır . Toros un bayilik sözleşmelerine bayilerinin böl geleri dışına satış yapmalarını engelleyen bir hüküm koymamış olması da, bölge dışına satışları engellemek amacıyla hareket etmediği görüşünü desteklemektedir. I. SONUÇ Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, Toros Tarım San. ve Tic. A.Ş. nin bayileriyle imzalamış olduğu mevcut Bayilik 1420 Sözleşmesi nin 4054 sayılı Kanun un 4. maddesine aykırı hüküm içermediği ne OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.