6. Ceza Dairesi 2011/9921 E. , 2013/15106 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, 6136 sayılı Yasaya muhalefet, silahlı ve şartlı tehdit HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ..., ... ..., ..., ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.04.2009 ve 08.04.2011 tarihli tebliğnameleri ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapıl…
**6. Ceza Dairesi 2011/9921 E. , 2013/15106 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, 6136 sayılı Yasaya muhalefet, silahlı ve şartlı tehdit HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ..., ... ..., ..., ... savunmanları tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.04.2009 ve 08.04.2011 tarihli tebliğnameleri ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü; Hükmedilen cezanın süresine göre sanıklar ... ve ... savunmanlarının, Yasal süresinden sonra sanık ... ... savunmanının duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi gereğince REDDİNE, Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve sanık ... hakkında duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan değerlendirilmede; I- Hükümlü ...’in yakınanlar ... ve ...’a yönelik silahlı ve şartlı tehdit suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Hükümlü hakkında yakınanlar ... ve ...’a yönelik silahla ve şartlı tehdit suçundan 765 sayılı TCK’nın 188/3, 59/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay, (iki kez) hapis cezasına ilişkin Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.12.2004 günlü 2000/368 esas, 2002/434 sayılı hükümlülük kararına karşı, sanık savunmanı tarafından süresi içinde açılan temyiz davasını inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin mahkumiyet hükmünün onanmasına 12/05/2004 tarihinde karar verdiği ve anılan hükmün bu hali ile kesinleşti 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca yerel mahkemece duruşma açılmadan uyarlama yargılaması yapıp, 17/10/2005 günlü 200/360 esas, 2002/434 sayılı kararı ile hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK'nın 7/2.maddesi ile lehe hüküm içermediğinden 24/02/2012 günlü hükmünün aynen infazına ilişkin karar verdiği anılan bu hükmün ise temyiz edilmeksizin 17/02/2006 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığı karşısında; kesinleşen kararların ancak kanun yararına bozma konusu olabileceği de dikkate alındığında; mahkemenin karara bağladığı dosyayı yeniden ele alarak yargılama sonunda verdiği 18/04/2006 tarih 2004/305 esas ve 2000/168 ek kararın hukuken yok hükmünde olup, sanığa temyiz hakkı kazandırmayacağından hükümlü savunmanının temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE, II- Sanıklar ..., ... ..., ..., ..., ... ve ...’in yakınan ...’a, sanıklar ..., ..., ... ..., ... ve ...’in yakınan ...’e, sanıklar ... ..., ..., ... ve ...’in yakınan ...’a yönelik yağma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde; Yakınan ...'ın sahibi olduğu, yemek sanayi ve temizlik şirketini 1997 yılında sanık ...'a devrettiği, şirketi devralan sanık ...'ın borçları nedeniyle iflas etmesi nedeniyle, yakınan ...'ı sorumlu tuttuğu ve sanıklar ... ..., ..., ..., ... ve ... ile birlikte yakınan ...'ı ... köyüne götürüp, ayaklarının altına kuşun sıktıkları, ilk önce 7.500 TL istedikleri, sanığın korkusundan 7.500 TL çek verdiği, bir kaç ay sonra 2.500 TL para verdiğinin anlaşılması karşısında; sanık ...'ın dolaşım özgürlüğünü kısıtlayarak yağma eylemi, sanık ... yönünden 765 sayılı TCY'nın 499. maddesinin 2.fıkrasının, diğer sanıklar ... ..., ..., ..., ... ve ... yönünden ise, 765 sayılı TCK'nın 499/1-2.cümle ve 80.maddelerini ve 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'na göre; somut eylem 149. maddesinin 1. fıkrasının (a), (c) ve (h) bentlerindeki yağma suçunun (2 kez) yanında, aynı Yasanın 109/2-3-b maddesindeki özgürlüğü kısıtlama suçunu da oluşturduğu, Yakınan ...'ün sanık ... ile birlikte ... isimli kişinin işlettiği fırını 5.500 TL bedelle satın aldıkları, bu ortaklık nedeniyle yakınan ...'ün sanık ...'a 4000 TL bedelle senet verdiği, daha sonra işlerin kötü gitmesi nedeniyle ortaklığı sona erdirdikleri, sanık ...'in teminat senedini alabilmek için sanık ..., ... ..., ... ve ... ile birlikte farklı zamanda 750 TL parayı zorla almaları şeklinde gelişen eylemde; sanıkların eylemi 765 sayılı TCK'nın 495/1, 80.maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'na göre; 149. maddesinin 1. fıkrasının (c) bentindeki yağma suçunu (2 kez) oluşturduğu, Yakınan ...'ın sanık ...'e 2.500 TL karşılığı annesinin tapuda kayıtlı bulunan araziyi sattığı, parasını peşin aldığı, annesinin ve yakınlarının rıza göstermemesi nedeniyle tapuda devir yapamadığı, sanık ...'nın diğer sanıklar ... ..., ... ve ...'i devreye sokarak zorla 7.500 TL senet ile daha sonra yakınanın eşi adına kayıtlı araziyi satın almak için zorla vekaletname almaları şeklinde gelişen eylemde; 765 sayılı TCK'nın 495/1, 80.maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY'na göre; 149. maddesinin 1. fıkrasının (c) bentindeki yağma suçunu (2 kez) oluşturduğu, Yukarıda izah edilen olaylarda sanıkların her bir yakınana karşı ayrı ayrı iki kez yağma eyleminden mahkumiyetleri yerine, yazılı koşulları bulunmadığı halde TCK'nın 43.maddesiyle uygulama yapılması ve yağma suçunun silahla, birden fazla kişi ile oluştuğu birlikte, geceleyin gerçekleştirildiğinin anlaşılıp, kabul edildiği halde, aynı yasanın 61.maddesindeki ölçütler dikkate alınarak temel cezalar belirlenmesi ve alt sınır aşılarak ceza uygulaması yapılması gerekirken, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; İddiaya, savunmalara ve toplanıp karar yerinde gösterilen yeterli kanıtlara göre belirtilen suçun sanıklar tarafından işlendiği, Soruşturma aşamalarında ileri sürülen iddia, itiraz ve savunmaların incelenip tartışıldığı ve kanıtlara uygun olarak değerlendirildiği, Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı CMK.nun 326/2. maddesine aykırı biçimde 'müteselsilen tahsiline' biçiminde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ... ..., ..., ... ve ... savunmanları ile sanık ...'ın dilekçelerindeki temyiz itirazları ve sanık ... savunmanı Avukat ...'in duruşmadaki itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden "yargılama giderinin müteselsilen tahsiline" ilişkin bölüm çıkarılarak, 'sanıklardan neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına' karar verilmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, III- Sanıklar ..., ... ..., ... ve ...'ın yakınanlar ... ve ...'a yönelik silahlı şartlı tehdit, sanıklar ..., ... ... ve ...'ın 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesine gelince; Hükümlüler ..., ... ..., ..., ... ve ...'ın yakınanlar ... ve ...'a yönelik silahlı şartlı tehdit suçu, sanıklar ..., ... ... ve ...'ın 6136 suçu nedeniyle kurulan Bursa 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 24.12.2002 gün 2000/368 esas ve 2002/434 sayılı kararının Dairemizin 12.05.2004 gün 2004/96 Esas sayılı kararı ile bu suçlar yönünden onanarak kesinleştiğinin anlaşılması karşısında; 5252 sayılı 9/3.maddesine göre kesinleşen kararların uyarlama yargılamasına konu edilebileceği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18.09.2007 gün ve 2007/125-186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, adı geçen hükümlüler hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre yargılaması süren hükümlülerin diğer sanıklarla birlikte sanık sıfatının bulunduğu davanın farklı hükümlere bağlı olması nedeniyle birlikte görülemeyeceği gözetilmeden, yargılamaya devam olunarak yazılı biçimde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... , ..., ... ve ...'in savunmanları ile sanık ...'ın tüm itiraz ve savunmanları ile bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, ilişkin oybirliğiyle alınan karar 26.06.2013 gününde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...'ın katıldığı oturumda sanık ve savunmanlarının yokluklarında açıkca ve yöntemince okunup anlatıldı.