11. Hukuk Dairesi 2012/15702 E. , 2013/13115 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/05/2012 tarih ve 2011/17-2012/120 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki d
**11. Hukuk Dairesi 2012/15702 E. , 2013/13115 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/05/2012 tarih ve 2011/17-2012/120 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline ait fotoğrafın davalı tarafından İSTANBULDA İKİ SEVGİLİ adlı kitapta kitap kapağı biçiminde izinsiz olarak kullanıldığını, böylece müvekkilinin eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini iddia ederek tecavüzün ref' ini, rayiç sözleşme bedelinin 3 kat hesabı ile şimdilik 1.000 TL maddi, 15.000 TL manevi tazminatın kitap basım tarihinden itibaren hesaplanacak reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili, dava konusu fotoğrafın internet sitesinden ücretsiz olarak indirilebildiğini, bu fotoğrafın davacıya ait olduğunu gösterir bir açıklamanın bulunmadığını, fotoğrafın eser niteliğinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davaya konu İstanbul Boğazında çekilen Boğaz Vapuru ve Martılar fotoğrafının FSEK anlamında eser niteliğinde olduğu, noter tespitine ve tüm dosya içeriğine göre davacının eser sahibi olduğu, fotoğrafın davalı tarafından dava konusu kitap kapağında kullanılması nedeniyle davacının çoğaltma ve yayma mali haklarının ihlal edildiği, dava konusu fotoğraf için istenebilecek rayiç bedelin 567 ABD doları karşılığı 1.054,62 TL olduğu, davacı bu rayiç bedelin 3 katı üzerinden hesaplama yapılmasını talep etmekle maddi tazminatın 3.163,86 TL bulunduğu, dava konusu kitap yayınında eser sahibinin adı belirtilmediğinden davacının 5846 sayılı yasanın 15.md de yazılı manevi hakkın ihlal edildiği, BK 49. md gereğince de ihlal edilen manevi hakkın niteliği, ihlalin gerçekleşme biçimi, tarafların ekonomik ve sosyal konumları gözetilerek 3.000 TL manevi tazminat hükmolunması gererktiği gererkçesiyel davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 329,45 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 24.06.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Mahkemece eser sahibi davacının eser üzerindeki 5846 sayılı kanundan doğan haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle talep gibi aynı kanunun 68.maddesi uyarınca üç kat telif tazminatına hükmedilmiş ise de; kanunun 68.maddesinin 1. Fıkrasında eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, “bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlası” nın hak sahiplerince istenebileceği belirtilmiş olup, aynı kanunun 66/3 fıkrası gereğince mahkeme, mali haklara tecavüz halinde, “tecavüzün şümulünü, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını” takdir etmek durumunda bulunduğundan, dava konusu olayda talep edilebilecek “en çok üç kat fazla” tazminatın miktarını, tecavüzün şümulüne ve kusurun ağırlığına göre belirleme yetkisinin mahkeme hâkimine ait olduğu, BK’nun 43/1 maddesinin de bu yetkiyi desteklediği ve her somut olayda tartışılması ve değerlendirmesi gerektiği, mahkemenin bu hususları tartışmadan doğrudan belirlenen rayiç bedelin üç katına hükmetmesinin isabetsiz olduğu ve hükmün bozulması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun görüşüne bu nedenlerle katılmıyoruz.