10. Ceza Dairesi 2024/7911 E. , 2024/23767 K. MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi Aralarındaki hukuki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2022/11338 Esas numarasında kayıtlı dosya ile birlikte incelenmiştir. Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz di…
**10. Ceza Dairesi 2024/7911 E. , 2024/23767 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi Aralarındaki hukuki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2022/11338 Esas numarasında kayıtlı dosya ile birlikte incelenmiştir. Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun sübutuna, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. İletişim tespitinde kayda alınan seslerin ve TAPE'lerin sanığa ait olmadığına, 4. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 5. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. Sanığın ve bağlantılı dosya sanıklarının savunmaları, iletişimin tespiti ve çözüm tutanakları, fiziki takip ve olay tutanakları ile tüm dosya kapsamına göre; sanığın, bağlantılı dosyadaki sanıklar , , ve n ile birlikte iddianamede 5. ara yakalama olayı olarak anlatılan 28.12.2018 tarihli eylemden sorumlu oldukları, sanıklar hakkında temel ceza belirlenirken bu eylemde ele geçen uyuşturucu maddelerin miktarı, önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesindeki ölçütler ve aynı Kanun'un 3. maddesindeki orantılılık ilkesine göre temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak hukuka uygun şekilde belirlendiği görülerek yapılan incelemede; 28.12.2018 tarihli olayda; sanığın ele geçen uyuşturucu maddeleri bağlantılı dosya sanıkları , , ve ile birlikte, yine bağlantılı dosya sanığı ile inceleme dışı sanık 'in İstanbul'dan alıp tır dorsesine yükleyerek Mersin'e getirdikleri uyuşturucu maddeleri iletişimin tespiti ve çözüm tutanakları ile fiziki takip tutanağına da yansıdığı şekilde kolluğu farketmeleri üzerine teslim alamadıkları, sanık ...'un tırın kolluk takibinden kurtulması için tırı ve diğer sanıkları farklı teslim yerlerine yönlendirmeye ve yeni teslim yeri ayarlamaya çalıştığı, sanıkların tırın yakınına gelip ve 'la buluşsalar da kolluk görevlilerini görmeleri üzerine tır dorsesinde bulunan uyuşturucu maddeleri teslim alamadan yakalandıkları olayda; ele geçen uyuşturucu maddelerin sanıkların hâkimiyet alanına geçmediği ve eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşıldığından, sanık hakkında hükmolunan temel cezadan 5237 sayılı TCK'nın 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği halde fazla cezaya hükmedilmesi hukuka aykırı görülmüştür. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2024 tarihinde karar verildi.